Postpone türkçesi Postpone nedir
- Rafa koymak.
- Tehir etmek.
- Sonraya bırakmak.
- Bilgisayar alanında kullanılır.
- Ertelemek.
- Tecil etmek.
- Ötelemek.
- Geciktirmek.
- Rafa kaldırmak.
Postpone ile ilgili cümleler
English: Ali and Mary agreed to postpone the party for a week.
Turkish: Ali ve Mary bir hafta süreyle partiyi erteleme kararı aldı.
English: Ali and Mary had to postpone their wedding.
Turkish: Ali ve Mary düğünlerini ertelemek zorunda kaldılar.
English: Ali and Mary had to postpone their honeymoon.
Turkish: Ali ve Mary balaylarını ertelemek zorunda kaldılar.
English: Ali and Mary had to postpone their trip.
Turkish: Ali ve Mary gezilerini ertelemek zorunda kaldılar.
English: Ali and Mary had to postpone their departure.
Turkish: Ali ve Mary dönüşlerini ertelemek zorunda kaldılar.
Postpone ingilizcede ne demek, Postpone nerede nasıl kullanılır?
Postponed : Ertelenen. Ertelenmiş. Tecilli.
Postponed debt : Ana para ve faiz ödemeleri süresinin değiştirildiği borç. Ertelenmiş borç.
Postponement : Ödenmesi gerekli olan bir borcun, bir belgite ilişkin ödeme işleminin geciktirilmesi, ileride belirli bir güne bırakılması. Talik. Yargılamanın geriye bırakılması. Tecil. Tehir. Geciktirme. Geri kalma. Ödemeyi geciktirme. Erteleme. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi).
Postponement of a sentence : Ceza ertelemesi. Cezanın ertelenmesi. Cezanın tecili.
Postponement of collective labour contract : Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması. İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması.
Be postponed : Ertelenmek. Tehir edilmek.
Postponement of payment : Ödeme gecikmesi. Ödemenin ertelenmesi. Ödeme süresinin uzatılması. Borcun ödenmesi için önceden belirlenen sürenin uzatılması.
Postponements : Erteleme. Geri kalma. Talik. Geciktirme. Tecil. Sonuna ekleme (dilbilgisi terimi). Tehir.
Debt postponement : Ertelenmiş borç. Ana para ve faiz ödemeleri süresinin değiştirildiği borç.
Postponement of labour contract : Toplu iş sözleşmesinin askıya alınması. İşçilerin ücretsiz izinli sayıldıkları dönemde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin geçersiz kılınması.
İngilizce Postpone Türkçe anlamı, Postpone eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Postpone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Delay : Tiyatro oyununda bir durumun çözümünü bile bile geciktirmek. seyircinin ilgisini canlı tutmak için çözümü geriye atmak. Geciktirme. Alıkoymak. Bekletme, bir durumun çözümünü bile bile uzatma, geciktirme. seyircinin ilgisini uyanık tutmak için geriye atma. Eğlemek. Yubanmak. Bilgisayar, ekonomi, gitar, tiyatro alanlarında kullanılır. Süre.
Rack : Askıya asmak. Kirayı artırarak eziyet etmek. Eziyet etmek. Fiyatı fazla yükseltmek. İşkencede kullanılan germe aleti. Parmaklıklı raf. Dişli çubuk. Fazla kira istemek. Fıçıdan çekmek (içki). Raf.
Dillydallied : Ayak sürümek. Başka bir zamana bırakmak. Vakit öldürmek. Ağır davranmak. Tereddüt etmiş. Zaman geçirmek. (argo) oyalanmak. Sallanmak.
Abort : Dölütünü düşürtmek. Bir işi yarım bırakmak. Düşük yapmak. Bitirmeden durdurmak. Yarımcık saklamak. Lağvetmek. İptal etmek. Başarısızlıkla sonuçlanmak. Uşak salmak. Düşürtmek (dölütü).
Racks : Alıcı denet masasının ve alıcının çalışmasını düzenleyen, ayarlayan öbür araçların yer aldığı oda. Uzatmak. Gererek işkence yapmak. Fıçıdan çekmek (içki). Kirayı çok artırmak. Eziyet etmek. Germek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Askıya asmak.
Access control entry : Erişim denetim girdisi. Erişim denetleme girişi.
Dillydallying : (argo) oyalanmak. Ayak sürümek. Vakit öldürmek. Başka bir zamana bırakmak. Oyalanma. Zaman geçirmek. Sallanmak. Ağır davranmak.
Reprieve : Ertelemek (kötü bir şey). Cezasını ertelemek. İçini rahatlatmak. Ölüm cezasını ertelemek. Cezayı ertelemek. Erteleme (kötü bir şeyi). Rahat vermek. Tecil etme. Yüreğine su serpmek. Ölüm cezasının ertelenmesi.
Accent char : Vurgu karakteri.
Postpone synonyms : postpones, reserve, remit, accent bar, accelerator key, shelves, dillydally, prorogue, scratch, deferring, racked, detains, hold, hang back, abstract syntax tree, iterate, carrying over, retards, scrub, absolute device, shelve, abbreviate, scrap, reserves, set back, suspends, lay over, continues, put over, retard, reserving, continue, mothballed.
Postpone ingilizce tanımı, definition of Postpone
Postpone kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, to cause to be deferred or put off. As, to postpone the consideration of a bill to the following day, or indefinitely. To put off. To adjourn. To delay. To defer to a future or later time.

Bu kısımda Postpone kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Postpone ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Postpone anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Postpone ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.