Ertelemek nedir, Ertelemek ne demek

  • Sonraya bırakmak, tehir etmek, tecil etmek, talik etmek

"Ertelemek" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Biraz da Mine'nin etkisiyle bu soruyu yanıtlamayı erteledim." - A. Ümit

Diğer sözlük anlamları:

Sabahlamak, geceyi arkada bırakmak.

İngilizce'de Ertelemek ne demek? Ertelemek ingilizcesi nedir?:

defer, postpone

Ertelemek kısaca anlamı, tanımı:

Erteleme : Ertelemek işi, tehir, tecil, talik.

Bırakmak : Yapışık olan bir şey yapışıklıktan kurtulmak. Bir pazarlıkta, belli bir fiyata vermeyi kabul etmek. Bir alışkanlıktan veya bir işten vazgeçmek. Sarkıtmak. Boşamak. Sahiplik hakkını başkasına vermek. Bıyık veya sakal uzatmak. Elde bulunan bir şeyi tutmaz olmak. Ölen, ayrılan birinden iş, kişi, nesne vb. şeyler kalmak. Yanına almamak, yanında götürmemek. Ayrılmak, terk etmek. Bir işin sorumluluğunu, yükümlülüğünü başkasına vermek, görevlendirmek. Sınıf geçirmemek, döndürmek. Koymak. Uğraşmaz olmak, artık uğraşmamak. Engel olmamak. Bulunduğu yeri veya durumu değiştirmemek. Bakılmak, korunmak için vermek. Saklamak, artırmak. Bulunduğu veya dokunduğu yerde bir şey oluşturmak, meydana getirmek. Unutmak. Bir işi başka bir zamana ertelemek. Özgürlük vermek, hürriyetine kavuşmasını sağlamak. Kötü bir durumda terk etmek.

 

Tehir : Sonraya bırakma, erteleme. Geciktirme.

Tecil : Erteleme.

Talik : Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma. Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri. Belli bir zamana bırakma, erteleme. Bu tür yazı ile yazılmış. Asma, yukarı kaldırma.

Ertelemek ile ilgili Cümleler

  • O, düğünü ertelemek istedi.
  • Bunu gurur yapmadan bu kadar uzun ertelemek yerine buraya daha erken gelmeliydin.
  • O, işini kaybettiği için eğitimini ertelemek zorunda kalacak.
  • Toplantımızı ertelemek istemedim.
  • Gelecek haftaya kadar İngiltere'ye gidişini ertelemek zorundasın.
  • Toplantıyı ertelemek senin fikrin miydi?
  • Gezimizi ertelemek zorunda kaldık.

Diğer dillerde Ertelemek anlamı nedir?

İngilizce'de Ertelemek ne demek? : v. postpone, delay, adjourn, defer, suspend, carry over, continue, hang up, hold off, hold over, lay aside, lay by, lay over, leave over, procrastinate, reserve, respite, scrub, shelve, sidetrack, stay, table, waive, put off

Fransızca'da Ertelemek : ajourner, différer, proroger, reculer, remettre, renvoyer, reporter, suspendre

Almanca'da Ertelemek : v. aufschieben, hinausschieben, hinausziehen, vertagen, zurücksetzen, zurückstellen, zurückverlegen

Rusça'da Ertelemek : v. откладывать, переносить, отсрочивать, передвигать, отложить, перенести, отсрочить, передвинуть