Adjourn türkçesi Adjourn nedir

  • Ertelemek.
  • Ertelenmek.
  • Geciktirmek.
  • Sonraya bırakmak.
  • Tehir etmek.
  • Geçmek (bir yere).
  • Oturuma son vermek.
  • Ara vermek.
  • Son vermek (oturum vs).
  • Dağılmak.
  • Tecil etmek.
  • Bitmek.
  • Sona ermek (toplantı veya oturum).

Adjourn ile ilgili cümleler

English: The court is adjourned until 3:00 p.m. on March 1st.
Turkish: Mahkeme, 1 Mart günü öğleden sonra saat 3'e kadar ertelendi.

English: The committee adjourned for two weeks.
Turkish: Komite iki hafta ara verdi.

English: The committee adjourned to another hall.
Turkish: Komite bir başka salona geçti.

English: Court's adjourned.
Turkish: Mahkeme ertelendi.

English: The meeting was adjourned until the next week.
Turkish: Toplantı gelecek haftaya kadar ertelendi.

Adjourn ingilizcede ne demek, Adjourn nerede nasıl kullanılır?

Adjourn a meeting : Toplantıyı kapatmak.

Adjourn sine die : Süresiz olarak ertelemek. Belirsiz bir tarihe ertelemek. Süresiz olarak erteleme.

Adjourn the meeting : Toplantıyı kesmek. Oturumu ertelemek.

Adjourned : Ertelenmiş. Ertelemek. Sonraya bırakmak. Dağılmak. Geciktirmek. Geçmek (bir yere). Son vermek (oturum vs).

Adjourning : Erteleme. Sonraya bırakmak. Geçmek (bir yere). Ertelemek. Dağılmak. Sonraya bırakma. Son vermek (oturum vs). Geciktirmek.

Adjourns : Sona ermek (toplantı veya oturum). Tecil etmek. Oturuma son vermek. Tehir etmek. Geciktirmek. Sonraya bırakmak. Geçmek (bir yere). Ara vermek. Son vermek (oturum vs). Bitmek.

 

Adjournment of meeting : İçtimayı geri bırakma. Toplantıyı geri bırakma.

Unadjourned : Sonraya bırakılamaz. Ertelenmeyen. Ertelenemez.

Adjoin : Bitişik olmak. Eklemek. Bitiştirmek. Yan yana koymak. Katmak. Yan yana olmak.

Adjoins : Bitiştirmek. Yan yana olmak. Katmak. Bitişik olmak. Eklemek. Yan yana koymak.

İngilizce Adjourn Türkçe anlamı, Adjourn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Adjourn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be over : Sonlanmak. Tamam olmak. Dolmak. Sona ermek. Miyadını doldurmak. Geçmek. Kalmamak. Bitmek (kalmamak).

Buy time : Zaman kazanmak. Vakit kazanmak. Vakit geçirmek.

Decays : Çürümek. Bozulmak. Sağlığını kaybetmek. Çürütmek. Eksilmek. Zayıflamak. Azalmak. Çürük. Halsiz düşmek.

Discontinued : Durmak. Son vermek. Sonlanmış. Kesmek. Bırakmak. Devam etmemek. Sona ermek. Artık üretilmeyen. Baskısı tükenmiş.

Continue : Kalmak. Uzamak. Devamı gelmek. Uzatmak. Dayanmak. Olagelmek. Sürdürmek. Devam etmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Sürmek.

Decompose : Dağıtmak. Ayrışmak. Ayrıştırmak. Tefessüh. Halletmek. Çürümek. Çürütmek. Bozulmak. Çürüklük.

Dillydallying : Ağır davranmak. Oyalanma. Zaman geçirmek. Ayak sürümek. Vakit öldürmek. Başka bir zamana bırakmak. (argo) oyalanmak. Sallanmak.

Carrying over : Toplam aktarma. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Gelmek. Nakli yekun. Devam etmek. Röpor. Uzatma. Nakletmek (hesap).

 

Sequestrate : Yediemine tevdi etmek. Müsadere etmek. Haciz koymak. Haczetmek. Kamulaştırmak. El koymak. Yedi emine vermek.

Adjourned : Ertelenmiş.

Adjourn synonyms : leave over, carry over, suspend, be postponed, deferring, shut down, terminate, lie over, be used up, be delayed, fold, be out of, suspends, defers, interrupting, be out of something, clear away, decomposes, break up, put off, clears, be finished, reserves, cease, postpones, be hung up, be scattered, close down, stand over, prorogue, blows, interrupt, adores.

Adjourn zıt anlamlı kelimeler, Adjourn kelime anlamı

Begin : Meydana gelmek. Doğmak. Start vermek. Vücut bulmak. Başlatmak. Koyulmak. Çığır açmak. Adım atmak. Önayak olmak. Atılmak.

Open : Açmak. Karara bağlanmamış. Genişletmek. Açık (kapı). Serbest. Dürüst. Açık. Kısık olmayan (ses). Deşmek. Açılmak.

Adjourn ingilizce tanımı, definition of Adjourn

Adjourn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The court adjourned without day. Commonly said of the meeting, or the action, of convened body. To adjourn a debate. Usually, to suspend public business, as of legislatures and courts, or other convened bodies. To close or suspend for the day. As, to adjourn the meeting. To postpone. To put off or defer to another day, or indefinitely. As, congress adjourned at four o`clock. To suspend business for a time, as from one day to another, or for a longer period, or indefinitely.