Decays türkçesi Decays nedir

Decays ile ilgili cümleler

English: Meat decays quickly in warm weather.
Turkish: Et sıcak havalarda hızla çürür.

Decays ingilizcede ne demek, Decays nerede nasıl kullanılır?

Decay constant : Bozunum sabiti. Azalım sabiti. Sönme sabiti (titreşim). Bir radyonüklid çekirdeğinin birim zamanda kendiliğinden bozunma olasılığı (.). Radyoaktiflik sabiti. Bozulma sabitliği. Bozunum değişmezi. Bozunma değişmezi.

Decay curve : Bozunma eğrisi. Bir numunenin ya da bileşenlerinden birinin zamana bağlı olarak etkinliğini gösteren eğri.

Decay factor : Sönüm katsayısı. Bozunum katsayısı.

Decay product : Bozunum ürünü. Bir radyonüklidin bozunması sonucu ortaya çıkan nüklid. Bozunma ürünü. Dezintegrasyon ürünü. Bozulum ürünü. Bozunum ısısı.

Decay time : Bozunma süresi. Radyoaktif bozunma süresi. Sönüm süresi. Bozulma zamanı.

Rate of decay of sound : Sesin, zamanla dalga genliğindeki azalma hızı. desibel ölçeğinde değerlendirilir. Sesin sönüm hızı.

Atomic decay : Atom bölünmesi.

Fell into decay : Bozulmuş. Çürümüş. Kokuşmuş.

Beta decay : Beta bozuşması. Beta azalımı. Beta bozunması. Beta çözümnesi. Beta yokoluşumu. Beta bozunumu. Beta çözünmesi.

 

Fall into decay : Bozulmak. Dökülmek. Çürümek. Bozulmak (durum vb). Eskimek.

İngilizce Decays Türkçe anlamı, Decays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Decays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contusions : Sıyrık. Ezilme. Kontüzyon (bedende). Yara. Ezik. Eziklik. Bere.

Become smaller : Ufalmak. Daha küçük olmak. Küçülmek. Daha küçük hale gelmek.

Slow up : Hızı azaltmak. Ağırlaşmak. Yavaşlatmak. Yavaşlamak. Hızını eksiltmek.

Stonewall : Sıkı savunma. Geciktirme taktiklerine başvurmak. Önünü tıkamak. Köstek olmak. Kaybetmemek için oynamak. Engellemek. Muhalefet yapmak. İhtiyatla vurmak. Zorluk çıkarmak. Siyasi engelleme.

Blights : Kurutmak. Kırmak (umut). Mahvetmek. Felaket. Yıkım. Kavurmak. Keşmekeş (argo terim). Soldurmak. Kötü izlenim bırakmak.

Decennary : On yıllık. Onlu grup. On yıllık süreç. On senelik devre. On yıl.

Be destroyed : Mahvedilmek. Yıktırılmak. Harap olmak. Mahvolmak. Ortadan kalkmak. Tahribata uğramak. Telef olmak. Tahrip görmek. Yok olmak.

Ail : Rahatsız olmak. Sıkıntıya neden olmak. Rahatsız etmek. Sıkıntıya sebep olmak. Sıkıntıya sebep vermek. Hasta olmak. Sıkıntıya sebebiyet vermek. Güçsüzleşmek. Sıkmak.

Addle : Şaşırtmak. Kokuşturmak. Kokmak. Kafa karıştırmak. Kokmak (yum.).

Decays synonyms : 1530s, 1770s, 1790s, 1990s, 1940s, 1920s, 1780s, 1950s, 1970s, 1860s, 1960s, 1930s, 1850s, 1750s, 1900s, 1820s, 1980s, 1760s, thirties, 1840s, time period, 1870s, 1830s, 1890s, 1880s, period of time, cause to rot, falling out, drop off, busts, adjourn, century, abashes.

 

Decays zıt anlamlı kelimeler, Decays kelime anlamı

Rush : Telaş etmek. Koşuşturmak. Üstüne çullanmak. Kazıklamak (ingiliz ingilizcesi). Asılmak (amerikan ingilizcesi). Acele ettirmek. Sıkboğaz etmek. Acele ile göndermek. Çabucak halletmek. Sıkıştırmak.

Accelerate : Canlandırmak. Hız vermek. Gaza basmak. Hızlandırmak. İvdirmek. Bir nesnenin bir kuvvet etkisi ile hızını değiştirmek. Hızlanmak. Tacil etmek. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. İvme vermek.

Increase : Üremek. Çoğaltmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Çoğalmak. Artırmak. Artmak. Yükselmek. Arttırmak. Yükseltmek.

Decays antonyms : increment.