Addle türkçesi Addle nedir

Addle ile ilgili cümleler

English: Before getting on a horse, you usually put a saddle on its back.
Turkish: Bir ata binmeden önce, genellikle onun sırtına bir eyer koyarsın.

English: Ali can't remember which ping-pong paddle is his.
Turkish: Ali hangi ping-pong raketinin onunki olduğunu hatırlayamıyor.

English: Ali is a saddler.
Turkish: Ali bir saraç.

English: Ali dog paddled toward the shallow end of the pool.
Turkish: Ali havuzun sığ tarafına doğru köpekleme yüzdü.

English: Ali and Mary paddled their canoe along the shoreline, looking of a place to camp.
Turkish: Ali ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.

Addle ingilizcede ne demek, Addle nerede nasıl kullanılır?

Addle brain : Kuş beyinli. Beyinsiz.

Addle brained : Sersem. Şaşkın. Kafasız.

Addle head : Ahmak. Geç anlayan ya da aptal kişi.

Addle headed : Sersem. Beyinsiz. Şaşkın.

Addle pate : Kuş beyinli. Beyinsiz.

American saddle horse : Amerikan binek atı.

Addlement : Şaşkınlık. Kargaşa. Delilik. Karışıklık. Düzensizlik.

Addlepated : Kafası karışmış. Şaşkına dönmüş. Salak. Sersem. Ahmak. Şaşkın.

 

Addles : Cılk. Kokmak. Şaşırtmak. Kokmak (yum.). Çürütmek. Çürük. Çürümek. Kafa karıştırmak. Bozmak. Bozulmak.

Astraddle : Bacaklarını ayırarak. Ata biner gibi. Bacakları birbirinden ayrı. Ata binmiş gibi.

İngilizce Addle Türkçe anlamı, Addle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Addle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Putrefies : Kokuşmak. Çürüyüp kokmak. Kokutmak. Taaffün etmek. Sasımak. Kangren olmak.

Inwrapped : Katlamak. Sarmak. Dolamak. Zorluk veya karışıklık içine karıştırmak.

Confuse : Birbirine karıştırmak. Telaşlandırmak. Kafası karışmak. Karman çorman etmek. Afallatmak. Zihinsel karıştırmak. Zihnini karıştırmak. Kafasını karıştırmak.

Spoil : Yağma. Mahvetmek. Kazanç. Haklamak. Memuriyet (seçim kazanılınca). Avanta. Çalıntı mal.

Confuses : Zihnini karıştırmak. Zihinsel karıştırmak. Karıştırmak. Farkedememek. Karman çorman etmek. Birbirine karıştırmak. Kafasını karıştırmak. Afallatmak. Ayırt edememek.

Canker : Yozlaştıran etmen. Pamukçuğa yakalanmak. Mahvetmek. Pamukçuk oluşturmak. Mahvolmak. Pamukçuk. Bozucu etken. Buğdaypası.

Burn out : Yanmak. Sönmek. Yakıp yok etmek. Tamamen yanıp kendi kendine sönmek. Tamamen yakmak. Yanıp bitmek. Yakıp kül etmek. Yanıp yokolmak. Söndürmek.

Bust : Patlatmak. Becerememek. Kırmak. Mahvetmek. Batmak. Rütbe indirmek. Parçalamak. Sona ermek. Tutuklamak.

Addle synonyms : addles, addling, confutes, blight, baffles, confute, break, adulterate, festers, become putrid, bruise, caries, muddle, affect, corrodes, abolishes, reek with, corrode, inwrap, bamboozle, confuted, become depraved, reek, bamboozles, busting, cavity, controvert, putrefying, decay, affects, puddle, addled, putrefy.

 

Addle ingilizce tanımı, definition of Addle

Addle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To grow addle. As, he addled his brain. To muddle. Muddled. To earn by labor. Mire. To make addle. Having lost the power of development, and become rotten, as eggs. Liquid filth. Putrid. Hence: Unfruitful or confused, as brains.