Confuse türkçesi Confuse nedir

Confuse ile ilgili cümleler

English: Ali is trying to confuse you.
Turkish: Ali sizi şaşırtmaya çalışıyor.

English: Don't confuse "efficacy" with "efficiency".
Turkish: "Efficacy" ile "efficiency"yi karıştırmayın.

English: Ali is just trying to confuse you.
Turkish: Ali sadece sizi şaşırtmaya çalışıyor.

English: At times I confuse curve with carve.
Turkish: Bazen "curve"'ü "carve" ile karıştırıyorum.

English: Are you intentionally trying to confuse me?
Turkish: Bilerek beni şaşırtmaya mı çalışıyorsun?

Confuse ingilizcede ne demek, Confuse nerede nasıl kullanılır?

Confuse the issue : Karmaşık hale getirmek. Gündemi konusunu saptırmak. Bir şeyi daha karışık hale getirmek.

Confused : Şaşırmış. Perişan. Şaşırtıcı. Kafası karışmış. Çorba gibi. Zihni bulanık. Karışmış. Karman çorman. Karmakarışık. Düzensiz.

Confused flour beetle : Kırma biti. Kınkanatlılar takımından olup, kırık tanelerden başka, un, makarna, bisküvi çeşidinden yiyeceklere de üşüşebilen, kırmızımsı kahverengi ve 3-4 mm. boyunda ambar böceği.

 

Confusedly : Allak bullak.

Confusedness : Karışmışlık. Kafası bulanmış olma durumu. Şaşkınlık. Allak bullak olma durumu. Kafası karışmış olma durumu. Şaşırtıcılık. Kafası karışmışlık. Karman çorman olma durumu.

Get confused : Dumanlanmak. Şeşi beş görmek. Kafası kazan olmak. Bocalamak. Kafası karışmak. Kafası şişmek. Zihni bulanmak.

Unconfused : Şaşkına dönmemiş. Kavrayan. Anlayan. İdrak eden. Kafası karışmamış. Sersemlememiş. Allak bullak olmamış.

Make confused : Şaşırtmak.

Confusable : Kafa karıştırıcı olabilir. Kafa karıştırabilir. Karıştırılabilir. Anlaşılmaz olabilir. Şaşırtabilir.

Be confused : Kafası karışık olmak. Allak bullak olmak. Aklı karışmak. Karışmak. Zihni bulanmak. Şaşırmak. Zihni karışmak. Kafası karışmak. Ambale olmak.

İngilizce Confuse Türkçe anlamı, Confuse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Confuse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abash : Karıktırmak. Kırmak. Mahcup etmek. Gururunu incitmek. Utandırmak. Pert etmek.

Besot : Aptallaştırmak. İçkiyle kendinden geçirmek. Sersemletmek. Sarhoş etmek. İçkiyle mest etmek.

Disquiets : Endişe uyandırmak. Rahatsız etmek. Tedirgin etmek. Kaygılandırmak. Huzurunu bozmak. Endişe vermek. Üzmek. Tedirginlik yaratmak. Huzurunu kaçırmak. Endişelendirmek.

Discombobulates : Birbirine katmak. Aptala çevirmek. Altüst etmek.

Puzzles : Muamma gibi gelmek. Karışıklaştırmak. Bilmeceler. Kafa patlatmak. Şaşırmak. Düşündürmek.

Add : İlave etmek. Ekleme yapmak. Bindir. Artırmak. Katmak. Resim seçiciye, belli bir alıcıdan gelen resmi, başka bir alıcıdan gelen resme bindirmesi için verilen komut. (bindirilecek resmi veren alıcının sayısı belirtilerek "üçü bindir!, biri bindir!" biçiminde söylenir). Ekleme. Eklemek. Sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Astound : Aşırı derecede şaşırtmak. Hayret etmek. Şaşkınlık uyandırmak. Hayret uyandırmak. Şoke etmek. Hayretler içinde bırakmak. Hayret ettirmek.

Inwrap : Zorluk veya karışıklık içine karıştırmak. Sarmak. Dolamak. Katlamak.

Bemuses : Sersemletmek (argo terim). Sersemletmek.

Beat : Açmak (yol). Vurmak. Çırpmak. Alt etmek (argo terim). Dövmek. Darbe. Vuru. Dayak atmak. Geçmek. Sıklıkları yakın iki dalganın girişimi ile oluşan ve sıklığı, sıklıklar çıkarımına eşit olan dalga.

Confuse synonyms : mystify, amalgamating, addling, immixed, ball up, be all at sea, make a hash of, amalgamate, be insensible of, rumples, admix, baffle, blur, rumpling, discombobulating, immixing, stick, bewilders, affect, bedevil, get, abolishes, throw, affects, intermixes, bedeviling, disorient, amalgamated, get confused, be mixed up, agitate, stupefy, rough up.

Confuse zıt anlamlı kelimeler, Confuse kelime anlamı

Orient : Yönlendirmek. Doğuya doğru yapmak. Yöneltmek. Doğu ülkeleri. Doğuya döndürmek. Doğuya yöneltmek. Şark. Maşrık. Alışmak. Doğrultmak.

Disassemble : Ayırmak. Kaldırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Parçalarına ayırmak. Demonte etmek. Sökmek. Parçalara ayırmak. Paraçalara ayırmak.

Confuse ingilizce tanımı, definition of Confuse

Confuse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To confuse one`s vision. Mixed. To mix or blend so that things can not be distinguished. To confound. Confounded. To render indistinct or obscure. To jumble together. As, to confuse accounts.