Puzzles türkçesi Puzzles nedir
- Muamma gibi gelmek.
- Düşündürmek.
- Kafa patlatmak.
- Şaşırmak.
- Bilmeceler.
- Karışıklaştırmak.
- Şaşırtmak.
- Kafası karışmak.
- Kafasını karıştırmak.
Puzzles ile ilgili cümleler
English: What puzzles me most is why Tom even bothered to go see Mary.
Turkish: Beni en çok hayrete düşüren şey Mary'yi görmeye gitmek için Tom'un bile neden rahatsız olduğudur.
English: How he escaped still puzzles us.
Turkish: Onun nasıl kaçtığı hala bizi şaşırtıyor.
English: Ali loves puzzles.
Turkish: Ali bulmacaları seviyor.
English: Ali is good with puzzles.
Turkish: Ali bulmacada iyidir.
English: Ali likes crossword puzzles.
Turkish: Ali çapraz bulmacayı seviyor.
Puzzles ingilizcede ne demek, Puzzles nerede nasıl kullanılır?
Do you have any puzzles : Yap bozunuz var mı.
Puzzle about : Çözmeye çalışmak. Anlamaya çalışmak.
Puzzle over : Çok düşünmek. Kafa patlatmak. Çözmeye çalışmak. Anlamaya çalışmak. -i çok düşünmek.
Puzzle tree : Bulmaca ağacı.
Chinese puzzle : Güç problem. Çin bulmacası.
Crossword puzzle : Çapraz bulmaca. Bulmaca. Kare bulmaca.
Puzzled : Kafası karışmış. Şaşırmış. Karışmış. Şaşırtılmış. Ne yapacağını bilemez halde. Şaşkın.
Be puzzled : Şaşkına dönmek. Afallaşmak. Şaşırmak. Afallamak.
Picture puzzle : Resimli bulmaca.
Puzzle : Karışıklaştırmak. Hayrete düşürmek. Muamma gibi gelmek. Şaşırmak. Şaşırtmak. Kafasını karıştırmak. Kafa patlatmak. Hayret uyandırmak. Bilmece. Bulmaca.
İngilizce Puzzles Türkçe anlamı, Puzzles eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Puzzles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
At a loss : Şaşırmış halde. Zararına (satış). Ne yapacağını bilmez. Zararına. Ne yapacağını bilemez halde. Şaşkın. Afallamış. Şaşırmış. Şaşırmış bir durumda. Ne yapacağını bilmez halde zararla.
Befuddling : Sersemletmek. Sarhoş etmek. Aklını karıştırmak.
Become confused : Sersemlemek. Aptallaşmak.
Confound : Yenmek. Birbirine katmak. Karıştırmak (kafasını). Yıkmak. Kahretmek. Utandırmak. Yüzünü kara çıkarmak. Allak bullak etmek.
Commove : Rahatsız etmek. Zorla hareket etmeye neden olan. Karıştırmak. Kışkırtmak. Provoke etmek. Tahrik etmek. Şiddet ile hareket etmek. Toplumun şiddet duygularını körüklemek. Heyecanlandırmak.
Puzzle : Hayrete düşürmek. Bulmaca. Hayret uyandırmak.
Discombobulate : Aptala çevirmek. Karman çorman etmek. Bozmak. Altüst etmek. Birbirine katmak. Serseme çevirmek. Afallatmak. Karıştırmak.
Puzzles synonyms : set somebody thinking, be amazed at, make think, get mixed up, be surprised, baffles, be mixed up, addles, be amazed, baffle, be taken aback, bedevil, chew the cud, fazes, confounding, astonish, fazed, bamboozles, addlings, bewilder, be astonished, nonplused, bedevilled, buffle, be baffled, give rise to thought, nonplussed, mull, addling, ball up, riddle, perplex, stupefy.
Puzzles zıt anlamlı kelimeler, Puzzles kelime anlamı
Puzzles antonyms : unperplexed.

Bu kısımda Puzzles kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Puzzles ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Puzzles anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Puzzles ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.