Puzzled türkçesi Puzzled nedir

  • Şaşırtılmış.
  • Karışmış.
  • Ne yapacağını bilemez halde.
  • Şaşırmış.
  • Şaşkın.
  • Kafası karışmış.

Puzzled ile ilgili cümleler

English: Ali seems to be puzzled by something.
Turkish: Ali bir şey tarafından kafası karışmış gibi görünüyor.

English: Ali seems puzzled by the result.
Turkish: Ali sonuca şaşırmış görünüyor.

English: Ali was definitely puzzled by this.
Turkish: Ali kesinlikle buna şaşırdı.

English: Ali and Mary exchanged puzzled looks, wondering what the smell was.
Turkish: Ali va Mary kokunun ne olduğunu merak ederek şaşkın bakışlarla baktılar.

English: Ali was both puzzled and concerned.
Turkish: Ali hem şaşkın hem de endişeliydi.

Puzzled ingilizcede ne demek, Puzzled nerede nasıl kullanılır?

Be puzzled : Şaşırmak. Afallaşmak. Şaşkına dönmek. Afallamak.

Bepuzzled : Şaşkın.

Puzzle about : Çözmeye çalışmak. Anlamaya çalışmak.

Puzzle over : Anlamaya çalışmak. Çözmeye çalışmak. Kafa patlatmak. Çok düşünmek. -i çok düşünmek.

Puzzle tree : Bulmaca ağacı.

Puzzle : Muamma gibi gelmek. Kafası karışmak. Hayret uyandırmak. Bilmece. Kafa patlatmak. Düşündürmek. Şaşırmak. Şaşırtmak. Bulmaca. Karışıklaştırmak.

Puzzlers : Merak konusu. Anlaşılmaz şey. Muamma. Bilinmez. Akıl ermez kimse. Kafa yoran kimse.

 

Chinese puzzle : Çin bulmacası. Güç problem.

Puzzler : Anlaşılmaz şey. Merak konusu. Anlaşılmaz mesele. Kafa yoran kimse. Bilmece. Bilinmez. Akıl ermez kimse. Muamma.

Consumption puzzle : Tüketim bulmacası. Hanehalkı harcama anketi verileri ile kısa dönem zaman serileri çözümlemelerinde; kısa dönemde gelir artarken ortalama tüketim eğiliminin azaldığı, dolayısıyla mutlak gelir önsavının geçerli olduğu, uzun dönemde ise gelir artarken ortalama tüketim eğiliminin sabit kaldığı dolayısıyla mutlak gelir önsavının geçersiz olduğu durum.

İngilizce Puzzled Türkçe anlamı, Puzzled eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puzzled ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bedazzled : Büyülenmiş. Şaşırtmak. Göz kamaştırmak. Afallamış. Serseme dönmüş. Büyülemek. Gözü kamaşmış.

At fault : Yanılmış. Kusurlu. Hatalı. Yanlış. Kabahatli. Doğru değil.

Compounded : Halletmek. Birleştirmek. Taksitle ödemek. Anlaşmak. Örtbas etmek. Takipten vazgeçmek. Artırmak. Uzlaşmak. Çözmek.

Absentminded : Boş kafalı. Dalgın. Kafası karışmış (aklını kaçırmış).

Fouler : Faul. Bulaştırmak. Ağır. Pisletmek. Kurallara aykırı. Kirlenmek. Fena. Hain. Dolaşık.

All at sea : Şaşkına dönmüş.

Compositive : Sentetik. Birleştirilmiş. Sentezlenmiş. Karıştırılmış.

Deranged : Bozuk. Deli. Dengesiz. Karıştırılmış. Meczup.

Foul : Hilekar. Fena. Bindirmek (gemi). Dolaşık. El kesme. Pis. Sapkı. Bir oyuncunun, karşı takımdan çembere atış yapanın elini tutarak kural dışı sayı yapmasını engellemesi. Çirkin. Tıkanmış.

 

Entangled : Bulaşmış. Karmakarışık. Darmaduman. Çapraşık. Karışık. Dolaşık.

Puzzled synonyms : befogged, dumbfounded, at a loss, distorted, at sea, at an end, perplexed, nonplussed, addle brained, addle headed, baffled, entoiled, in shock, befuddled, stupefied, flabbergasted, mystified, foulest, farraginous, flummoxed, entrapped, in a fog, confused, bepuzzled, all abroad, abashed, intermingled, beclouded, aback, garbled, balled up, amazed, addled.

Puzzled zıt anlamlı kelimeler, Puzzled kelime anlamı

Puzzled antonyms : unperplexed.