Puzzler türkçesi Puzzler nedir

Puzzler ingilizcede ne demek, Puzzler nerede nasıl kullanılır?

Puzzlers : Kafa yoran kimse. Anlaşılmaz şey. Merak konusu. Akıl ermez kimse. Bilinmez. Muamma.

Puzzle about : Çözmeye çalışmak. Anlamaya çalışmak.

Puzzle over : Çözmeye çalışmak. Çok düşünmek. Anlamaya çalışmak. Kafa patlatmak. -i çok düşünmek.

Puzzle tree : Bulmaca ağacı.

Chinese puzzle : Çin bulmacası. Güç problem.

Picture puzzle : Resimli bulmaca.

Puzzlement : Muamma. Bilinmez. Şaşkınlık. Şaşırtıcı şey. Merak konusu. Anlaşılmaz şey. Tereddüt.

Jigsaw puzzle : Parçalı bulmaca. Bozyap (oyunu). Oymalı bilmece. Yap-boz. Yerleştirmeli bilmece. Bozyap. İçinden çıkılmaz iş. Yapboz.

Be puzzled : Afallamak. Afallaşmak. Şaşırmak. Şaşkına dönmek.

Puzzled : Şaşırmış. Şaşkın. Şaşırtılmış. Kafası karışmış. Karışmış. Ne yapacağını bilemez halde.

İngilizce Puzzler Türkçe anlamı, Puzzler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Puzzler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enigmata : Gizem. Esrar. Anlaşılması zor. Şaşırtıcı. Anlaşılmaz. Bilmece gibi karışık. Anlaşılmaz kimse.

 

Acrostic : Akrostiş.

Occulting : Gizli. Bilinmeyen. Esrarengiz. Medyumlukla ilgili. Gizlemek. Anlaşılmaz. Doğaüstü. Büyücülükle ilgili. Esrarlı.

Uncertain : Kuşkulu. Kararsız. Kesin olmayan. Bir öyle bir böyle olan. Emin olmayan. Belirsiz. Güvenilmez. Kararlaştırılmamış. Değişebilir.

Question : Sorgulamak. Şüphe. Bütün öğeleri tam olarak verilmeyen bir düşüncenin, bir görüşün tamamlanmasına, yorumlanmasına ve eksiksiz bir anlatım biçiminde belirlenmesine yardımcı olan söz. topluca ortaya atılan birkaç düşünce ya da görüşten en doğru olanını seçmek için insanı düşünmeye yönelten araç. Problem. Şüphe etmek. Sorgu. Soru sormak. Kuşkulanmak. Sorular sormak.

Mystery : Sis perdesi. Esrar. Bilinmeyen. Giz. Hikmet. Esrarengizlik. Sır. Gizem.

The matter at hand : Elimizdeki konu. Mevcut konu. Eldeki konu. Gündemdeki konu.

Problem : Pürüz. Sorun. Mesele. Sorunlu. Problem. Problemli. Dava. Çözümü, yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum. bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum.

Bemusement : Şaşırtma. Şaşırma. Şaşkınlık. Kafa karışıklığı. Zihin bulanıklığı durumu. Gizemli bir hava verme.

Puzzler synonyms : sudoku, word square, puzzlers, questions, conundrum, mysteries, as clear as mud, riddles, brain teaser, unknown, enigma, occult, recondite, occulted, arcanum, mystifier, why, riddle, teaser, brainteaser, there is no saying, puzzlement, conundrums, brainteasers, problems, occults, puzzle, incognita, enigmas.

Puzzler ingilizce tanımı, definition of Puzzler

Puzzler kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, puzzles or perplexes.