Astound türkçesi Astound nedir

  • Şoke etmek.
  • Şaşkınlık uyandırmak.
  • Şaşırtmak.
  • Hayret etmek.
  • Hayret ettirmek.
  • Afallatmak.
  • Aşırı derecede şaşırtmak.
  • Hayret uyandırmak.
  • Hayretler içinde bırakmak.

Astound ile ilgili cümleler

English: I was astounded.
Turkish: Aşırı derecede şaşırmıştım.

English: Foreigners astound me.
Turkish: Yabancılar beni şaşırtır.

English: We were astounded.
Turkish: Biz aşırı derecede şaşırmıştık.

English: Isn't that astounding?
Turkish: O şaşırtıcı değil mi?

English: His skill in English truly astounds me.
Turkish: İngilizcedeki yeteneği beni gerçekten şaşırtıyor.

Astound ingilizcede ne demek, Astound nerede nasıl kullanılır?

Astounding : Müthiş. Aşırı şaşırtıcı. Şaşılacak. Parmak ısırtan. Şoke eden. Hayret verici. Şaşırtıcı. Sersemletici. Hayrete düşüren.

Astoundingly : Şaşırtıcı bir biçimde. Çok şaşırtıcı bir şekilde. Aşırı şaşırtıcı bir şekilde. Şaşılacak derecede. Şaşırtıcı bir şekilde. Müthiş bir biçimde.

Astoundment : Hayrete düşme. Şaşırma.

Astounds : Afallatmak. Hayretler içinde bırakmak. Şaşkınlık uyandırmak. Hayret uyandırmak. Hayret ettirmek. Aşırı derecede şaşırtmak. Şoke etmek. Hayret etmek. Şaşırtmak.

Astomatous : Ağızsız. Ağzı olmayan.

 

Aston villa : Britanyalı bir futbol takımı.

Astonied : Afallamış.

Astonished to : Bir şeye hayret etmek.

Aston : Francis william aston (1877-1945). Britanyalı kimyager ve fizikçi. Bir soyadı. 1922 nobel kimya ödülü sahibi.

Aston whole number rule : Aston tam sayılar kuralı.

İngilizce Astound Türkçe anlamı, Astound eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Astound ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flummoxed : Şaşkına dönmüş. Sersemlemiş (argo terim). Allak bullak olmuş. Kafasını karıştırmak. Kafası karışmış.

Flabbergasting : Çok şaşırtmak. Şaşkına çevirmek. Hayret ve meraka boğulmuş. Hayret ve merak içerisinde. Afallamış. Şaşkınlıktan dili tutulmuş. Küçük dilini yutturmak. Şaşkınlığa neden olmak.

Appall : Korkutmak. Yıldırmak. Sarsmak. Şoka uğratmak. Dehşete düşmek. Dehşete düşürmek. Ürkütmek.

Dumbfounding : Serseme çevirmek. Şaşırtıcı.

Addle : Bozmak. Kokuşturmak. Çürümek. Çürütmek. Kokmak. Bozulmak. Cılk. Kafa karıştırmak. Kokmak (yum.).

Besotting : İçkiyle kendinden geçirmek. Sersemletmek. İçkiyle mest etmek. Aptallaştırmak.

Baffle : Selen gergisi. Önlemek. Bozmak. Sesyayarın ağzı; sesin titreşimlerini denetleyen esnek gereç. Ses kaybını ya da dağılmasını önlemek için herhangi bir gereçten yapılmış gergi. Kafasını karıştırmak. Sesyayar körük.

Flummoxing : Kafasını karıştırmak. Çuvallatmak.

Addlings : Bozmak. Çürümek. Cılk. Kafa karıştırmak. Kokmak. Çürütmek. Bozulmak. Kokuşturmak. Çürük.

Mystify : Kafasını bulandırmak. Aklını karıştırmak. Anlaşılmasını güçleştirmek. Meraklandırmak. Esrarengiz göstermek. Gizemli bir hava vermek.

 

Astound synonyms : surprise, floor, bewilders, consternating, dazes, dazing, baffles, appals, bamboozling, ball up, dumfound, besot, jolts, jolt, stuns, be nonplused, dazzle, marvel, being amazed, bewilder, horrify, bemaze, astonish, bamboozle, discombobulate, stagger, confuse, nonplus, mystifies, flabbergast, blink at, addles, amaze.

Astound ingilizce tanımı, definition of Astound

Astound kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To stupefy. Stunned. Astounded. Astonished. To stun.