Orient türkçesi Orient nedir
- Şark.
- Yöneltmek.
- Yönlendirmek.
- Doğu ülkeleri.
- Doğrultmak.
- Doğuya doğru yapmak.
- Doğuya yöneltmek.
- Alışmak.
- Maşrık.
- Doğuya döndürmek.
Orient ile ilgili cümleler
English: He was interested in the mysteries of the Orient.
Turkish: O, Doğunun gizemleri ile ilgileniyordu.
English: Employers cannot refuse to hire workers because of their race, religion, ethnic origin, skin colour, sex, age, marital status, disability or sexual orientation.
Turkish: İşverenler ırkları, dinleri, etnik kökenleri, deri renkleri, cinsiyetleri, yaşları, medeni durumları, engellilikleri ya da cinsel yönelimleri nedeniyle işçileri işe almayı reddemezler.
English: I'm interested in oriental pottery.
Turkish: Ben doğu çömlekçiliği ile ilgileniyorum.
English: By simply changing the orientation of a house in relation to the sun, you can save up to thirty percent of the energy required or wasted for heating or cooling it.
Turkish: Güneşe göre bir evin yönünü değiştirerek evi ısıtmak ya da soğutmak için gerekli ya da boşa harcanmış enerjinin yüzde otuzunu tasarruf edebilirsiniz.
English: He is something of an expert on oriental art.
Turkish: O, oryantal sanatında birazcık uzmandır.
Orient ingilizcede ne demek, Orient nerede nasıl kullanılır?
Orient theory : Doğu kuramı. Rus ve batı avrupa halk kültürünün, türk halkbilgisinin etkisi altında kaldığını savunanların ileri sürdükleri görüş, bk. halk kültürü, halk bilgisi, krş. yayılım.
The orient : Doğu genellikle asya ülkeleri. Doğu.
Orientable : Yönlendirilebilir.
Oriental : Doğuya özgü. Şark. Doğu'ya özgü. Doğulu kimse. Doğu medeniyeti ve ona ait olan. Parlak (inci). Doğulu. Oryantal. Doğu. Şarki.
Oriental bacon : Pastırma.
Oriental poppy : Doğuhaşhaşı.
Oriental sore : Şark çıbanı. Doğu delhi butonu. Kum sinekleri tarafından taşınan leishmania major ve l. tropicanın neden olduğu hastalık.
Oriental cockroach : Doğu hamamböceği. Dünyanın pek çok bölgesinde özellikle asya kıtasındaki ülkelerde evlerde yaşayan zararlı siyah renkli bir böcek türü, blatta orientalis. Özellikle besin maddelerimizin bulunduğu, mutfak, fırın, depo gibi yerlere dadanan, ayrıca çeşitli solucanların arakonakçılığını da yapabilen, söbe, esmer, yassı ve 2 cm. boyunda, gececi böcek; mutfak hamamböceği. a. bk. hamamböcekleri, alman hamamböceği, amerikan hamamböceği. Oryantal hamam böceği.
Oriental shorthair cat : İngiltereden köken alan, siyam ve renkli kısa tüylü ırklarına benzeyen, gövdesi uzun, ince, zarif ve oldukça kaslı, kafa yapısı vücuduna oranla küçük ve üçgen şeklinde, çenesi iyi gelişmiş, burnu üçgen şeklinde, kuyruğu uzun, ince ve sona doğru nokta şeklini alan, tüyleri kısa ve dolgun, rengi çeşitli renklerde olabilen, tek renklerin yanında beyaz tonlarıyla karışmış mavi, krem, lila ve duman renkleri de olan, ses tonu yumuşak, avlanmaya bayılan, canlı, hareketli, sadık ve girişken yapıda, kısa tüylü kedi ırkı. Doğu kısa tüylü kedisi.
Oriental rug : Şark halısı. Ortadoğu'da dokunan kilim (genellikle el yapımı). Ortadoğu veya orta asya'da dokunan halı.
İngilizce Orient Türkçe anlamı, Orient eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Orient ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Diverts : Başka yöne çevirmek. Saptırmak. Dikkatini başka yöne çekmek. Çevirmek. Bir köşeye koymak. Oyalamak. Dağıtmak. Avundurmak. Ayırmak. Eğlendirmek.
East : Herhangi bir yerde gün-gece eşitliği günlerinde güneşin çevrende doğduğu yön. bk. anayönler. Doğuya doğru. Nevada eyaletinde şehir. 21 mart ve 23 eylülde güneş'in gözeriminde doğduğu yan. Doğuya doğru olan. Doğudaki. Doğuya. Gündoğusu. Doğu.
Guide : Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi. Öncülük etmek. Kılavuz kitap. Yol göstermek. Rehber. Yetiştirmek. Önderlik etmek. Kılavuz. Yönetmek. Sevketmek.
Conduct : İdare etmek. Yönetmek. Olayların kendiliğinden akışı ya da yönlendirme sonucu izlediği süreç. Geçirmek. İletmek. Davranım. Geleneklere, göreneklere, aktöreye, güzellik kurallarına ve ilkelerine göre değerlendirilen ya da yöneltilen kişi davranışı. insanı hayvandan ayırt eden bilinçli, özgür istence dayalı davranış. Yol göstermek. Yürütmek. Davranış.
Channelized : Kanal açmak. Kanala dökmek. Odaklanmak (ayrıca 'channelise').
Acclimatizing : İklime alıştırmak. İntibak ettirmek. Uyum sağlamak. İklimine alıştırmak. İntibak etmek. Havaya alışmak. Ortama alıştırmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. Alıştırmak.
Acclimates : Havaya alıştırmak. Alıştırmak. İklimine alışmak. İklime uyum. İntibak ettirmek. İklime alıştırmak. Ortama alıştırmak. İklime alışmak.
Fix on : Üzerinde bir karara varmak. Seçmek. Karar vermek. Kararlaştırmak. Karar kılmak. Anlaşmak.
Acclimatize : İklime alıştırmak. İklimine alıştırmak. Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. Alıştırmak. İntibak ettirmek. İntibak etmek. Havaya alışmak. Ortama alıştırmak. Uyum sağlamak.
Accommodated : Bağdaştırmak. Uydurmak. Alıştırmak. Kalacak yer sağlamak. Yerleştirmek. Uzlaştırmak. Sağlamak. Uyum sağlamak.
Orient synonyms : make up one's mind, reorientate, guide on, channelise, plumbed, accommodate, destining, govern, direct, diverted, acclimatising, directs, easts, corrects, orientating, bend, channelizes, oriental, canalise, orienting, accommodate oneself, channelizing, acclimatizes, channelize, accustom oneself, channel, acclimatized, level at, acclimatise, orientate, canalized, the east, lie.
Orient zıt anlamlı kelimeler, Orient kelime anlamı
Disorient : Zihnini karıştırmak. Şaşırtmak. Yolunu kaybettirmek. Kafasını karıştırmak. Yolunu şaşırtmak. Yönünü şaşırtmak.
Western : Batı dili. Batıya ait. Kovboy romanı. Batılı. Batı ile ilgili. New york eyaletinde yerleşim yeri. Garp. Batı. Batısal. Batıcı.
Orient ingilizce tanımı, definition of Orient
Orient kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The east. To define the position of, in relation to the orient or east. Hence, to ascertain the bearings of. Same as Orientate. The part of the horizon where the sun first appears in the morning. Rising, as the sun.

Bu kısımda Orient kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Orient ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Orient anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Orient ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.