East türkçesi East nedir

  • Doğuya doğru.
  • Herhangi bir yerde gün-gece eşitliği günlerinde güneşin çevrende doğduğu yön. bk. anayönler.
  • Nevada eyaletinde şehir.
  • Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır.
  • Doğuya.
  • Gündoğusu.
  • Doğudaki bölüm.
  • Doğu.
  • Doğuya doğru olan.
  • Şark.
  • 21 mart ve 23 eylülde güneş'in gözeriminde doğduğu yan.
  • Doğudaki.

East ile ilgili cümleler

English: Ali went to college on the East Coast.
Turkish: Ali East Coast'ta üniversiteye gitti.

English: Cultures of the East and the West meet together in this country.
Turkish: Doğunun ve batının kültürü bu ülkede buluşur.

English: Cultures of the East and the West are mixed in this country.
Turkish: Bu ülkede Batı ve Doğu kültürleri kaynaşmıştır.

English: A river separates the city into east and west.
Turkish: Bir nehir şehri doğuya ve batıya ayırır.

English: During the morning of March 20, 2015, a total solar eclipse will be visible from the Faroe Islands, located northwest of Scotland, and the Svalbard Islands, located east of Greenland.
Turkish: 20 Mart 2015 sabahı sırasında tam güneş tutulması İskoçyanın kuzeybatısında yer alan Faroe adalarından ve Greenland'in doğusunda yer alan Svalbarg adalarından gözle görülebilir olacak.

East ingilizcede ne demek, East nerede nasıl kullanılır?

 

East africa : Doğu afrika. Doğu-orta afrika'da coğrafi bölge (burundi, cibuti, eritre, etiyopya, kenya, ruanda, seyşel adaları, somali, tanzanya ve uganda ve diğer yakın bölgeleri içerir).

East african development bank : Üye ülkeler arasında tarım, altyapı ve sanayi alanında teknik, finansal işbirliğini sağlamak ve geliştirmek amacıyla kenya, tanzanya, uganda hükümetleri tarafından imzalanan ve 1967 yılında kurulup, 1980 yılında etkinliklerine başlayan, merkezi kampala (uganda)’da olan kalkınma bankası. Doğu afrika kalkınma bankası.

East african trypanosomiasis : Doğu afrika’da trypanosoma brucei rhodesiense’nin neden olduğu, özellikle glossina pallidipes, g. morsitans ve g. swynnertoni türü çeçe sinekleri tarafından taşınan afrikan tripanosomozisin genellikle akut, çok ciddi ve sıklıkla öldürücü biçimi. hastalığın bu biçimi gambiyan tripanosomozisten akut formunun 3-9 ay sürmesi ve merkezi sinir sistemi tutulumunun daha erken dönemde oluşmasıyla ayrılmaktadır, rodezya uyku hastalığı. Doğu afrika tripanosomozisi.

East anatolian red cattle : Türkiye’nin doğu ve kuzey doğu anadolu bölgesinden köken alan, vücudu orta büyüklükte, göğsü dar, boynuzları kısa ve öne dönük, rengi açık kırmızıdan koyu kestane rengine kadar değişen, besi yeteneği tatmin edici, yerli sığır ırkı, dak. Doğu anadolu kırmızısı sığırı. Dak.

East and west : Doğu ve batı.

East bank : Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri.

East bound : Doğuya giden. Doğu yönünde yol almış. Doğu yönünde giden. Doğuya doğru giden.

East end : Londra'nın doğusu.

East by north : Kuzeydoğu.

East european race : Doğu-avrupa ırkı. Beyaz ırka giren, kuzey ve orta polonya ile rusya'da yaygın bulunan; sarı, külrengi yatık ve yumuşak saç, gri-mavi göz, açık renk deri, orta boy, kısa kafa, geniş, kemikli yüz, kısa, iç bükey burun gibi özelliklerle ıralanan ırk.

 

İngilizce East Türkçe anlamı, East eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak East ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Empire : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Alabama eyaletinde şehir. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İmparatorluk. İmparatorluk ile ilgili. Kolorado eyaletinde şehir.

Eastside : Doğu tarafı.

Orients : Doğu ülkeleri. Maşrık. Doğrultmak. Alışmak. Doğuya doğru yapmak. Yönlendirmek. Doğuya döndürmek. Yöneltmek. Doğuya yöneltmek.

Genoa : Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. New york eyaletinde yerleşim yeri. Nebraska eyaletinde şehir. Ceneviz. Genova. İllinois eyaletinde şehir. Cenoa. Cenova.

Eureka : Kansas eyaletinde şehir. Buldum!. Buldum. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. North carolina eyaletinde yerleşim yeri. Avrupa araştırma koordinasyon ajansı. Evreka. Montana eyaletinde yerleşim yeri. Utah eyaletinde şehir.

Alamo : Güneybatı abd'de yaygın olan kavak ağcı. Kuzey dakota eyaletinde şehir. New mexico eyaletinde yerleşim yeri. Georgia eyaletinde şehir. Teksas eyaletinde şehir. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. İndiana eyaletinde yerleşim yeri.

The orient : Doğu genellikle asya ülkeleri.

Dayton : Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Washington eyaletinde şehir. Maine eyaletinde yerleşim yeri. Minnesota eyaletinde şehir. Ohio eyaletinde şehir. New york eyaletinde yerleşim yeri. Virginia eyaletinde yerleşim yeri. Wyoming eyaletinde yerleşim yeri. Birleşik devletler'de bazı şehirlerin adı. Ohio'da (abd) bir şehir.

East synonyms : eastmost, cardinal compass point, birt, the east, eastbound, carson city, eastward, glendale, dyer, easterly wind, due east, easternmost, beatty, easterly, empires, eurekas, eastwardly, baker, bakers, to the east, eastwards, carlin, e, eastern, easts, orient, east wind, oriental.

East zıt anlamlı kelimeler, East kelime anlamı

West : Batıda. Garba doğru. Batı. Batıya. Batı ülkeleri. Garp. Batıya doğru. Batısında. Batıdaki.

Western : Batı dili. Batı ile ilgili. Batıcı. New york eyaletinde yerleşim yeri. Garp. Batılı. Batısal. Kovboy filmi. Kovboy romanı. Batı.

East ingilizce tanımı, definition of East

East kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The east border. To orientate. As, the east gate. To veer from the north or south toward the east. That one of the four cardinal points of the compass which is in a direction at right angles to that of north and south, and which is toward the right hand of one who faces the north. The east wind is a wind that blows from the east. The point in the heavens where the sun is seen to rise at the equinox, or the corresponding point on the earth. Designating, or situated in, that part of a church which contains the choir or chancel. Toward the rising sun. To move toward the east. The point directly opposite to the west. Or toward the point where the sun rises when in the equinoctial. Eastward. As, the east front of a cathedral. The east side.