Guide türkçesi Guide nedir

  • Yol göstermek.
  • Okul yöneticilerine, öğretmenlere ve kimi durumlarda öğrencilere yeni programlar, yöntem ve teknikler ile uygulama biçimleri üzerinde bilgi veren ve yol gösteren yapıt.
  • Yetiştirmek.
  • Önderlik etmek.
  • Öncülük etmek.
  • Kılavuz.
  • Kılavuz kitap.
  • Budunbilimsel alan araştırmalarında araştırıcıya yardım eden, yol gösteren, araştırıcıyla araştırılan bölge insanları arasında aracılık yapan kişi.
  • Götürmek.
  • Bir kurumda, bir uğraş dalında, bir kentte vb. çalışanların kimliklerini ve oturdukları yeri belirten danışma kitabı. bir kent, bir bölge ya da bir ülke vb. üstüne bilgi veren danışma kitabı.
  • İdare etmek.
  • Kuyu kılavuzu.
  • Rehber olmak.
  • Rehber.
  • Yönlendirmek.
  • Kılavuzluk etmek.
  • Bilgisayar, eğitim, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Rehberlik etmek.
  • Yönetmek.
  • Sevketmek.

Guide ile ilgili cümleler

English: Can I hire a guide who speaks Japanese?
Turkish: Ben Japonca konuşan bir rehberi işe alabilir miyim?

English: I don't know who should guide me.
Turkish: Kimin bana rehber olması gerektiğini bilmiyorum.

English: Can someone guide me on how to use this site?
Turkish: Bu siteyi nasıl kullanacağım hakkında biri bana rehberlik edebilir mi?

English: Angels guard and guide us.
Turkish: Melekler bizi koruyup rehberlik ederler.

 

English: Custom, then, is the great guide of human life.
Turkish: Gelenek, öyleyse, insan yaşamının büyük bir rehberidir.

Guide ingilizcede ne demek, Guide nerede nasıl kullanılır?

Guide book : Rehber kitabı. Kılavuz.

Guide card : Kılavuz fiş. Katalogda yer alan fişler arasına konulan ve aranılanın daha kolay bulunmasını sağlayan fiş.

Guide dog : Görme özürlü kişiler tarafından kullanılan özel olarak eğitilmiş köpek. Rehber köpek. Gözleri görmeyen birine rehberlik eden köpek.

Guide line : Tüzük. Herhangi bir şeyi sağlamlaştırmada kullanılan ince germe teli. Yönetmelik. Kılavuz. Germe teli.

Guide post : Yol yanı doğrultu babası. Yol işareti.

Axle guide : Dingil çatalı.

Can you recommend a guide : Rehber tavsiye edebilir misiniz.

Guide shoe : Gayd pabucu. Kılavuz pabuç.

Clutch guide bearing : Debriyaj kılavuz yatağı.

Guide rail : Hareket ettirme rayı. Kılavuz yoldemiri. Kızak rayı. Sıcak presleme donanımı. Kılavuz kanalı. Kılavuz ray. Sevk yatağı. Kılavuz rayı. Kılavuz çubuğu.

İngilizce Guide Türkçe anlamı, Guide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Guide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Courier : Grup lideri. Ulak. Kurye. Özel ulak. Ajan. Turist rehberi. Kargoya vermek. Haberci.

Bushing : Yatak. Rakor. Muf. Burç. Kovan. Buşing. Metal ilave veya ek (mekanik, elektronik). İç-dış dişli redüksiyon nipel. Bilezik.

Counselor : Danışman. Bkz.counsellor. Öğütçü. Okullarda her öğrenciye kişisel olarak yardım eden ve ayrıca öğrencilerin okulları, aileleri ve çevreleri ile ilgili güçlüklerin çözümünde kılavuzluk yapan görevli. kılavuzluk ve danışma odalarına baş vuran kimselerin ruhsal, toplumsal, akademik ya da meslekle ilgili sorunları ile uğraşan uzman. Müşavir. Müsteşar. Yaz kampı idarecisi. Elçiden sonraki diplomat.

 

Spearheaded : Başı çekmek. Harekete lider olmak. Önayak olmak. Mızrakbaşı. Mızrak ucu. Öncü. Mızrak başı.

Diverted : Çevrilmiş. Başka yöne çekmek. Dağıtmak. Bir köşeye koymak. Çevrilen. Ayırmak. Çevirmek. Oyalamak. Eğlendirmek.

Bonking : Aşk yaşamak. (karşı cinsi) götürmek. Sikiş. Vurmak. Mercimeği fırına vermek. Cinsel ilişki yaşamak. Seks yapmak. Cinsel ilişkiye girmek. Tokatlamak.

Carried : Satışa sunmak. Taşıyıcılık yapmak. Nakledilmiş. Elde etmek. Çekmek. Sağlamak. Yayımlamak. Bulundurmak. Taşımak.

Instructs : Talimat vermek. Öğretmek. Emir vermek. Haber vermek. Bilgi vermek. Direktif vermek. Görevlendirmek. Okutmak. Emretmek.

Carries : Menzili olmak. Üzerinde bulundurmak. Geçirmek. Kaldırmak. Nakletmek. Çakmak. Çekmek. Satışa sunmak. Bulundurmak.

Forward : Küstah. Öne. Akıncı. İleri. Yüklemek. Futbol, bilgisayar alanlarında kullanılır. İleriye. Gelişmiş. İletmek. Yollamak.

Guide synonyms : pioneered, pioneers, pioneering, pioneer, cicerone, betaken, propels, be intimate, train up, administer, conn, discipline, guide line, dispatch, sheer, spearheading, betaking, captains, captained, counsellor, beacon, govern, channelise, cradled, tree, manoeuver, careers officer, blaze the trail, maneuver, beaconed, channelize, stand out, breed.

Guide zıt anlamlı kelimeler, Guide kelime anlamı

Undock : (özellikle bir tekne veya uzay mekiği ile alakalı) limandan ayrılmak. Çıkar. Yatağından çıkarmak. Havuzdan çıkarmak. Gemiyi havuzdan çıkarmak.

Follower : Takipçi. Mürit. Ahşap başlık. Hayran. Baskıcı. Başlık. Destekçi. Peyk. Hizmetli. Kuyruk.

Guide ingilizce tanımı, definition of Guide

Guide kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to guide a traveler. One who exhibits points of interest to strangers. A conductor. A person who leads or directs another in his way or course, as in a strange land. To conduct in a course or path. Also, that which guides. A guidebook. To pilot. To lead or direct in a way.