Talik nedir, Talik ne demek

Talik; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Asma, yukarı kaldırma.
  • Bir işin yapılmasını herhangi bir şarta bağlı tutma.
  • Arap alfabesinde geliştirilen, yatık olarak yazılan yazı türlerinden biri
  • Bu tür yazı ile yazılmış.
  • Belli bir zamana bırakma, erteleme.

"Talik" ile ilgili cümleler

  • "... sonra üç de eski talik levha." - Y. Z. Ortaç

Bilimsel terim anlamı:

Sülüsün sağdan sola doğru eğim kazanmış, kuyruk bölümü daha uzamış biçimine verilen ad. bk. sülüs.

Talik anlamı, kısaca tanımı:

Talik etmek : Asmak. bir işin yapılmasını sonraya bırakmak, ertelemek.

Talika : Dört tekerlekli, üstü kapalı, yaylı bir tür at arabası.

Asma : Belirli bir tür üzüm veren bitki (Vitis). Asmagillerden, dalları çardak üzerine yayılan üzüm vb. bitkiler. Asmak işi. Asılmış, asılı.

Kaldırma : Kaldırmak işi.

Yapılma : Yapılmış. Yapılmak işi.

Şart : Olması başka durumların gerçekleşmesini gerektiren şey, koşul. Temel kural belgesi.

Tutma : Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Tutmak işi. Yanaşma. Destekleme.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Belirlenmiş olan an. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram.

 

Bırakma : Bırakmak işi.

Yukarı : Yetkili kimse. Üst tarafa, üstteki kata, üste, yükseğe, yukarıya. Aşama, sınıf, makam bakımından ileride olan. Benzerleri arasında üstte bulunan. Bir şeyin üst bölümü, fevk, aşağı karşıtı.

Belli : Belirli, muayyen. Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.

Bir : Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer. Ancak, yalnız. Tek. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Sadece. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber.

Erteleme : Ertelemek işi, tehir, tecil, talik.

Bu : Yerde, zamanda veya söz zincirinde en yakın olanı gösteren bir söz. En yakında bulunan bir varlığı veya biraz önce anılan bir şeyi işaret yolu ile belirtmek için kullanılan bir söz.

Tür : Dolaşma. Başladığı noktada biten, bir veya daha fazla yere önceden belirlenmiş bir programa göre yapılmış olan seyahat. Bir sonuca ulaşıncaya kadar yapılmış olan iş.

Yazı : Herhangi bir konuda yazılmış bilim, düşünce ve sanat ürünü. Anlam, sanat veya biçim bakımından yazılan şey, makale. Düz yer, ova, kır. Yazgı. Metal paraların üzerinde değeri yazılan yüzü. Harfleri yazma biçimi. Düşüncenin belli işaretlerle tespit edilmesi, yazma işi. Alfabe.

 

İle : Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz.

Talikat : Yazmanın içindekilerini göstermek ve (ya da) bir düzeltme yapmak amacıyla sayfa kenarına yazılan yazılar, a. bk. sayfa kenarı. Bu tür yazılardan oluşan kitap a. bk. haşiye.

Diğer dillerde Talik anlamı nedir?

Almanca'da Talik : n. Geschick

Rusça'da Talik : n. отсрочивание (N)