Tetik nedir, Tetik ne demek

Tetik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Tetik" ile ilgili cümleler

  • "Tetik iş."
  • "Bir çay bardağını dökmeden içebilmek, tetiği eli titremeden çekebilmek kadar bir itiyat meselesidir." - M. Kaplan

Yerel Türkçe anlamı:

Boyalı şeylerin boyasının yüze vurma durumu.

Önder, kılavuz.

Duvara yapıştırılarak kurutulan tezek.

Çevik, uyanık, tez davranan.

1.Maşa. 2.Fırın küreği.

Asma filizi

1.Uyanık, açıkgöz. 2.Çabuk davranan, çevik. 3.Becerikli.

1.Küçük çocuk eli. 2.Kedi, köpek ve benzeri hayvanların pençeleri. 3.Ellik, eldiven. 4 Parmak. 5.Parmak ucu.

Tetik isminin anlamı, Tetik ne demek:

Erkek ismi olarak; Uyanık, açıkgözlü. Çabuk davranan, çevik. Becerikli. Kedi, köpek ve benzeri hayvanların pençeleri. Önder, kılavuz. Ateşli silahları ateşlemek için çekilen küçük manivela.

Bilimsel terim anlamı:

elektrik: Bir çevrim kesicinin işleyişine etki ederek açılmasını önleyen düzen.

İngilizce'de Tetik ne demek? Tetik ingilizcesi nedir?:

tripping device

Tetik hakkında bilgiler

Tetik; ateşli silahlarda ateşlemeyi başlatan küçük kol. Hemen hemen tüm ateşli silahlarda tetik silahın alt kısmında, dipçik veya kabzanın başladığı yerde, çember bir muhafaza içinde bulunur ve baskın elin işaret parmağı ile kullanılır. Nadiren baş parmak veya diğer parmaklar ile kullanılan tetiklere de (özellikle bir yüzeye monte edilmiş silahlarda) rastlanır.

 

Tetik ile ilgili Cümleler

  • Tetikte beklemek zorundayız.
  • Biz tetikte kalmalıyız.
  • Çok dikkat edip tetikte olmamı söyledi.
  • Tetikte ol.
  • Tetikte kalmaya çalış.
  • Ona karşı tetikte ol.
  • Herkes tetikte olmalı.
  • O tekrar aldatılmak istemiyordu ve her zaman tetikteydi.
  • Tetikte ol. Tahliye emri herhangi bir zamanda olabilir.
  • Ali tetikte.
  • Tetikte kalın.
  • Prusyalılar güneyli Almanlara karşı tetikte olmalıdır.

Tetik tanımı, anlamı:

Ateşli : Cinsel istekleri güçlü olan. Ateşi olan. Heyecanlı, coşkulu.

Silah : Savunmak veya saldırmak amacıyla kullanılan araç. Bir konuda etkili her şey. Savunmak veya saldırmak için kullanılan nesne, etken araç.

Ateşleme : Ateşlemek işi.

Küçük : Değersiz, önemsiz. Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Yaşı daha az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Niteliği aşağı olan, bayağı. Niceliği az olan. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Tetiğe basmak : Ateş etmek.

Tetiği çekmek : Tetiğe basmak.

Tetik bulunmak : Tetikte bulunmak.

Tetik davranmak : Anında, çok çabuk davranmak.

Tetik durmak : Hazır ve uyanık bulunmak.

Tetik üstünde beklemek : Hazır, dikkatli, uyanık bulunmak, tetikte olmak.

Tetiğini bozmamak : Soğukkanlılığını bozmamak, telaş göstermeyerek durumunu değiştirmemek.

Tetikte olmak : Her an uyanık ve hazır bulunmak.

 

Atik tetik : Çevik.

Kulağı tetikte : Kulağı kirişte.

Tetikçi : Kiralık katil.

Tetikçilik : Tetikçi olma durumu.

Tetiklemek : Harekete geçirmek.

Tetikleşme : Tetikleşmek işi.

Tetikleşmek : Tetik duruma gelmek.

Tetiklik : Tetik (II) olma durumu.

Sağlamak : Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Elde etmek, sahip olmak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek.

Parça : Müzik eseri. Bir bütünden ayrılan, ayrı sayılan veya artakalan şey. Nesne. Birkaçı bir araya geldiğinde bir bütünü oluşturan şeylerin her biri, modül. Bir bütünden kopma, kırılma, yırtılma vb. yoluyla ayrılmış bölüm, lime. Tane. Güzel, alımlı kız veya kadın. Küçümseme ve değersiz sayma bildiren bir söz. Pasaj.

Çevik : Kolaylık ve çabuklukla davranan, tetik, atik, atik tetik.

Dikkat : Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen. "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü.

Uyanık : Bilgisizlikten kurtulmuş, bilgili. Yapacağı işi bilen, dikkatli ve tetikte olan, müteyakkız. Açıkgöz, kurnaz, cingöz. Uyumamış, bidar. Uykudan uyanmış.

Özen : Bir işin elden geldiğince iyi olmasına çabalama, özenme, itina, ihtimam.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Dipçik : Tüfek vb. silahların namlu gerisinde bulunan, atış sırasında silahın omza dayanmasını veya tabancanın elle kavranmasını sağlayan taban bölümü.

Çabuk : Alışılandan veya gösterilenden daha kısa bir zamanda, tez, yavaş karşıtı. "Acele et, oyalanma" anlamlarında bir seslenme sözü. Hızlı, müstacel, yavaş karşıtı.

Dikkatli : Dikkat ederek. Dikkat eden, özen gösteren (kimse).

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Nazik : Başkalarına karşı saygılı davranan. Dikkat isteyen, özen gerektiren. Özen, dikkat gösterilmezse kırılabilen, bozulabilen, kötüleşebilen. Gerekli önlemler alınmadığında daha kötü olan, kritik. İnce yapılı, narin.

Tetik durum : Koşucunun, dikkat komutundan çıkış imine değin bulunduğu durum.

Tetik fiyat : Mal anlaşmalarıyla belirlenen ve alım satım işlemlerinin başladığı fiyat.

Tetik gitmek : Hızlı, çabuk gitmek

Tetiker : 3. Bir erkek ismi olarak anlamı; Uyanık, çevik, becerikli kimse.

Tetikleme : Tetiklemek işi.

Tetikleyebilme : Tetikleyebilmek işi.

Tetikleyebilmek : Tetikleme imkânı veya olasılığı bulunmak. İlgili cümle: "“Aynı sefalet, acıma hissini uyandırırken birinde, haksızlığa uğrama endişesini tetikleyebilirdi ötekinde.”" E. Şafak.

Tetikli sap : Elde sıkıca tuttuktan sonra işaret parmağının yetişebileceği yerde tetik biçiminde düğmesi bulunan sap çeşidi.

Tetikte : Karşısındakinin saldırısına karşı uyanık durma.

Tetikte olmak : her an uyanık ve hazır bulunmak. İlgili cümle: "“Güldane tehlikeyi sezmiş gibi tetikte.”" T. Buğra. “Onun sakinliği etrafta tetikte bekleyen karısına, çocuklarına da geçti.” -N. Cumalı. “Hele kendini güçlü hissederse tetik ol, basbayağı saldırganlaşır.” -A. İlhan.

Diğer dillerde Tetik anlamı nedir?

İngilizce'de Tetik ne demek? : adj. alert, awake, nimble

n. trigger, detent

Fransızca'da Tetik : (silah) détente [la], gâchette [la], déclic [le]

Almanca'da Tetik : n. Abzug

Rusça'da Tetik : n. спуск (M), курок (M)

adj. расторопный, настороженный, изящный