People türkçesi People nedir

  • Milletler.
  • Kimse.
  • Bir kimsenin yakınları.
  • Belli bir ülkede yaşayan, kan birliği taşıyan, aynı dili konuşan, benzer yaşama alışkanlıklarını sürdüren, ortak bir tarihi olan insanların oluşturdukları büyük birlik (halk terimi aynı zamanda; birbirlerinden dil ve köken bakımından ayrı olan, ama ortak bir devlet yönetimiyle birleşmiş bulunan ahali için de kullanılır. daha geniş anlamda, bir ulusun belli bir çevresi içinde yaşayan bölümü de bu terimle karşılanır: anadolu halkı gibi).
  • Akrabalar.
  • Millet.
  • İnsan yerleştirmek.
  • Halk.
  • Aile.
  • Kişi.
  • Kodak üyeleri.
  • Kalabalık.
  • Ulus.
  • İnsanlar.
  • Eller.

People ile ilgili cümleler

English: "Do you not like Tom?" "It's not that I don't like him, I just have trouble dealing with people like him."
Turkish: "Tom'u sevmiyor musun?" "Onu sevmiyorum değil, sadece onun gibi insanlarla ilgi kurmada sorunum var."

English: "To live is the rarest thing in the world. Most people exist, that is all."
Turkish: “Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Birçok insan sadece var olur, hepsi bu.”

English: "What is ‘The Hunger Games’?" "I don't know. I hope it's not about people who are hungry."
Turkish: "Açlık Oyunları nedir?" "Bilmiyorum. Umarım aç olan insanlar hakkında değildir."

English: "I'm not as stupid as people think." "Nobody thinks you're stupid."
Turkish: "İnsanların düşündüğü kadar aptal değilim." "Kimse senin aptal olduğunu düşünmüyor."

 

English: "Have you ever been told that you look like Moustapha Cruise?" "Ah, people tell me that sometimes, but I don't think we look alike at all myself."
Turkish: Hiç Mustafa Cruise'a benzediğin söylendi mi? " " Ah, insanlar bazen onu bana söylüyor, ama bizim kendimize benzediğimizi sanmıyorum."

People ingilizcede ne demek, People nerede nasıl kullanılır?

People to notify : Bildirilecek kişiler.

Keep people from the poll : İnsanların oy kullanmalarını önlemek.

Let my people go : Dünyadaki yahudilerin israil'e göç etmelerine izin verme isteği. Yahudileri serbest bırakması için musa tarafından firavuna yapılan çağrı.

Pull two people apart : İki kişiyi zorla ayırmak.

Set people by the ears : Aralarına kara kedi sokmak.

Take people as they are : İnsanları oldukları gibi kabul etmek.

The people of quality : Yüksek sınıftan halk. Yüksek sosyete. Sosyete.

Boat people : Tekne ile gelenler. Kayıklı insanlar. 1975'te vietnam savaşı sonrasında çinhindi bölgesini (kamboçya laos malezya myanmar singapur tayland ve vietnam'ı kapsayan bölgeyi) küçük botlarla deniz yoluyla kaçarak terk etmiş olan çinhintli mülteciler. Tekne ile gelen kişiler. Çinliler 1979 yılında vietnam'ı istila ettikten sonra vietnam'ı küçük botlarla deniz yoluyla terk etmiş olan çinli insanlar. Ülkelerinden deniz yoluyla kaçan mülteciler.

Beautiful people : Genç ve modern insanlar. Güzel insanlar. Seçkinler.

What makes people tick : İnsanlara seçim yaptıran nedir (insanların davranışlarının açıklaması). Ne insanlar seçtirir.

 

İngilizce People Türkçe anlamı, People eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak People ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Somebody : Şahsiyet. Önemli birisi. Önemli kimse. Birisi. Bir kimse. Bazısı. Kimisi. Biri.

Maimed : Yaralı. Sakatlanmış. Sakatlamak. Sakat.

Womankind : Kadın milleti. Karı kısmı. Kadın üyeler. Kadın soyu. Kadın cinsi. Kadınlar. Karı milleti.

Achaean : Eski yunanistan'a ait. Achaealı. Achaea'da yaşayan. Eski yunanistana ait.

The people : Kamu. Avam.

Family circle : Aile muhiti. Loca. Kodak çevresi. Aile çevresi.

Nation : Kavim. Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür. Ülke. Budun. Ulus devlet. Vatan. Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve ekinsel.özellikler yönünden ortaklaşalık gösteren en geniş insan topluluğu biçimi.

Person : Şahıs. Fiilin gösterdiği işin hangi şahıs tarafından yapıldığını belirten dil bilgisi kategorisi. kılışın, konuşanın ağzından ifade bulan biçimi şahıs (geldim, yazıyorum vb.); dinleyen şahıs (getirdin, okuyacaksın vb.); konuşan ve dinleyen dışındaki kişi veya nesne şahıs (ağlamış, gülüyor vb.)’tır. Tip. Karakter (tiyatro terimi). İnsan. Beden. Zat. Can. Birey.

Lobby : Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak. Lobicilik yapmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Lobi oluşturmak. Kulis faaliyeti. Antre. Lobi. Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Görüşme yapmak. Oturma yeri.

Rank and file : Er erbaş. Sıradan üyeler. Örgütteki alt bireyler. Erler. Halk kesimi. Askerler. Erat. Alt kademelerde görevli işçiler. İşçi. Erbaş.

People synonyms : socio economic class, businesspeople, country people, unemployed people, network army, developmentally challenged, arcado cyprians, free people, uninitiate, poor people, peanut gallery, populates, commonweals, commonwealth, the nation, unconfessed, stratum, dweller, bugger, flesh and blood, commune, congestion, brave, tradespeople, folks, anybodies, adamite, no man, oldies, dorian, homebound, communal, retarded.

People zıt anlamlı kelimeler, People kelime anlamı

Poor : Zayıf (az). Zavallı. Sefil. Perişan. Yetersiz. Kısır. Sağlıksız. Düşük kaliteli. Biçare.

Living : Yaşayan. Yaşantı. Geçinme. Geçim yolu. Yaşamak için gerekli araçları sağlama işi. krş. geçim darlığı. Yaşam tarzı. Kullanılan. Oturma. Geçim.

Brave : Cesaretle karşılamak. Kızılderili savaşçı. Kızılderili savaşçılar. Meydan okumak. Kahraman. Bahadır. Görkemli. Cesur. Cesaretle karşı koymak. Göğüs germek.

People antonyms : poor people, uninitiate, rich, dead, initiate, rich people, timid, noncitizen.

People ingilizce tanımı, definition of People

People kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An aggregate of individuals forming a whole. To stock with people or inhabitants. To populate. The body of persons who compose a community, tribe, nation, or race. A nation. To fill as with people. A community.