Nation türkçesi Nation nedir

  • Budun.
  • Belli bir sınır içinde yaşayan ve halk kültürüyle seçkin kültürünü yaratan insanların oluşturduğu siyasal toplum, bk. halk kültürü, seçkin kültürü, ulusal kültür.
  • Ulus.
  • Vatan.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Halk.
  • Ulus devlet.
  • Millet.
  • Ülke.
  • Kavim.
  • Derebeylik düzeninin yıkılışı ve anamalcı düzenin oluşumu döneminde ortaya çıkan, toprak, ekonomik yaşam, dil, ruhsal yapı ve ekinsel.özellikler yönünden ortaklaşalık gösteren en geniş insan topluluğu biçimi.

Nation ile ilgili cümleler

English: Every nation longs for world peace.
Turkish: Her ulus dünya barışını arzular.

English: Every nation gets the government it deserves.
Turkish: Her ulus hak ettiği şekilde yönetilir.

English: A nation need not necessarily be powerful to be great.
Turkish: Bir ulusun büyük olması için mutlaka güçlü olması gerekmez.

English: Every nation has its own myths.
Turkish: Her ulusun kendi efsaneleri vardır.

English: Every nation has its own language.
Turkish: Her milletin kendi dili vardır.

Nation ingilizcede ne demek, Nation nerede nasıl kullanılır?

Nation of islam : İslam ulusu. Siyahlar için 1913 yılında kurulan dini ve kültürel organizasyon (ayrılıkçılığı, ekonomik bağımsızlığı, siyahi tarih bilgisini, ve islam'ın muhafazakar olmayan bir şeklini savunan).

 

Nation of shopkeepers : Küçük burjuva anlayışı olan ülke.

Nation state : Ulus devlet. Vatandaşlarının ortak dil. Kendilerini ayrı milliyet olarak sayan homojen insanlar grubundan oluşan ülke. Tarih vb faktörlerce birbirlerine bağlı olduğu egemen devlet.

Nation wide : Bütün millete ait.

Eighteen nation committee on disarmament : Cenevre silahsızlanma komitesi.

Most favoured nation tariff : Bir ülkenin kimi başka ülkelere tanıdığı ve en çok kayrılan ulus kuralı antlaşması olan bütün ülkeler mallarına uyguladığı ödünlerin tümünden oluşan bildirmelik. En çok kayrılan ulus bildirmeliği. En ziyade müsaadeye mazhar millet tarifesi. En çok kayrılan ülke tarifesi.

Most favored nation clause : Ençok kayırılan ülke ilkesi. Uluslararası ticarette bir ülkeye sağlanan ayrıcalıkların ticaret yapılan tüm ülkelere sağlanacağını ifade eden ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlayan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke.

Asian nation : Asya milleti.

Across the nation : Tüm ulus çapında.

Borrowing nation : Borç alan ülke.

İngilizce Nation Türkçe anlamı, Nation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Communing : Söyleşi. Senli benli konuşmak (argo terim). Söyleşmek. Senli benli konuşmak. Sohbet etmek. Komünyon almak. Avam. Konuşmak. Komünyon vermek.

Soil : Gübre. Pislemek. Lekelemek. Lağım pisliği. Toprak. Lekelenmek. Namusunu kirletmek. Kir. Biyoloji, coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır.

 

Folk : Folk. Aile. Halk müziği. Bir toplum içinde, ortak gelenek, görenek, davranış ve uygulamalardan oluşan bir kültürel düzende yaşayan insan topluluğu, bk. halk kültürü, halk yaşantısı, halk toplumu, halk katmanı, seçkin kültürü, krş. toplum, köy, boy. İnsanlar. Ahali. İnanç.

Country : Kır. Kırsal. Köy. Memleket. Arazi. Sayfiye.

Land country : Bir devletin egemenliği altında bulunan bağımsız, uluslararası antlaşmalara dayalı sınırlarla çevrili, üzerinde dil, kültür ve ülkü bakımından birlik oluşturan bir ulusun yaşadığı toprakların tümü.

Swiss : İsviçreli kimse. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. İsviçreli. İsviçre'ye özgü. İsviçre halkı. İsviçre.

Power : Birim zamanda yapılan işin niceliği ile ölçülen iş yapabilme yeteneği. Otorite. Birim zamana düşen iş birimleriyle ölçülen iş yapma oranı. vatla ölçülen iş yapma oranı; elektrik gücü (1 vatlık bir güç, saniyede 1 jul iş yapar). Yeti. Nüfuz. Enerji. Erk. Etki. Sözü geçerlik. Bilgisayar, hukuk, fizik, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır.

Communal : Müşterek. Umumun malı olan. Komünal. Ortak. Toplumla ilgili. Halkın malı olan. Ortaklaşa kullanılan. Toplumsal. Halka ait. Umumi.

Alienation : Yabancılaşma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Devretme. Soğutma. Ötekileştirme. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Aralarını açma. Devir. Aliyenasyon. Uzaklaşma.

Fatherlands : Memleket. Atayurt. Yurt. Anavatan. Anayurt. Ataerkil toplumlarda memleket topraklarına verilen isim.

Nation synonyms : commonwealth country, dutch people, rogue nation, res publica, political unit, swiss people, brits, estate of the realm, irish people, rogue state, political entity, spanish people, the three estates, renegade state, great power, folks, nations, acclimatation, realm, british people, all round development of individual, countries, dutch, national, developing country, lands, british, communed, commonweal, clime, everybody, community, french people.

Nation ingilizce tanımı, definition of Nation

Nation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A part, or division, of the people of the earth, distinguished from the rest by common descent, language, or institutions. A stock. A race.