Communing türkçesi Communing nedir

Communing ingilizcede ne demek, Communing nerede nasıl kullanılır?

Communicability : Konuşkanlık. İfade edilebilirlik. İletilebilirlik. Söylenebilirlik. İletişim kurma isteği. Bildirilebilme.

Communicable : Bulaşıcı. İletilebilir. İfade edilebilir. Söylenebilir. Komünikabl. Bulaşıcı (hastalık). Yayılabilen.

Communicable disease : Birinden başka birine geçebilen hastalık. Bulaşıcı hastalık.

Communicableness : İfade edilebilirlik. İletişim kurma isteği. Bulaşıcılık. İletilebilirlik. Söylenebilirlik. Konuşkanlık. Bildirilebilme.

Communicably : Nakledilebilir bir şekilde. İfade edilebilir bir biçimde. İletilebilir bir biçimde. Bulaşıcı bir şekilde. Söylenebilir bir biçimde.

Communicants : Ele veren. Kilise azası. Bilgi veren kimse. Bilgi veren. Komünyon alan kimse.

Communicated : Bildirmek. İletişime geçmek. Bağlantılı olmak. Dertleşmek. Haberleşmek. İçini dökmek. İletmek. Temasa geçmek. İblağ etmek. Tebliğ etmek.

Communicating : Tebliğ. İlişki kurma. Bilgi aktarma faaliyeti ile ilgili. İlbağ.

Communicare : Birleştirme, bağlama. Kommunikare.

Communicate : Bitişik olmak. Anlatmak. Bağlantılı olmak. Birbirine açılmak (odalar). Tebliğ etmek. Haberleşmek. Bulaştırmak. İletişime geçmek. Temasa geçmek. İletişim kurmak.

 

İngilizce Communing Türkçe anlamı, Communing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Communing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conversing : Görüşmek. Karşıt. Evirtim. Zıt. Tersinmek. Karşıt anlamlı sözcük. Akis.

Bull session : Yarenlik. Erkek arkadaş toplantısı.

Have a chat : Muhabbet etmek. Laflamak. Hoşbeş etmek. Yarenlik etmek. Gevezelik etmek. Laf atmak.

Talk : Görüşmek. Hakkında konuşmak. Konuşmak (bir dili). Söz etmek. Sohbet. Boş laf. Laf etmek. Görüşme.

Speech community : Dilseltopluluk. Dil topluluğu. Dilsel topluluk. Konuşma topluluğu.

Chinning : Çene hizasına getirmek. Çenenin altına sıkıştırmak.

Aleut : Aleut adaları'ndan olan kimse. Aleutlu. Aleut adaları yerlisi. Aleut dillerinden biri.

Neighborhood : Komşuluk ilişkileri. Komşular. Dolay. Yöre. Muhit. Çevre. Merkezi yer. Konu komşu. Yakın. Civar.

Chats : Kandırmaya çalışmak. Hoşbeş etmek (argo terim). Laflamak. Çene çalmak (argo terim). Gevezelik etmek. Lafa tutmak.

Communing synonyms : muslim ummah, ummah, islamic ummah, islam nation, commune, communicate, nation, hamlet, house, common people, chining, humans, communes, hoipolloi, confabbed, small town, discuss, conversed, confabulated, chin wag, causeries, be on speaking terms, confabs, crossroads, buzzes, gathering, assemblage, chin, cank, dregs of society, parish, communed, conversations.

Communing zıt anlamlı kelimeler, Communing kelime anlamı

Capitalism : Ana malcılık. Üretim araçlarının anamalcı sınıf üyelerinin iyeliği altında olduğu toplumsal düzen. Kapitalizm. Sermayecilik. Üretim araçlarının sahipliğinin ve denetiminin karını ençoklamak amacındaki özel kesimin elinde olduğu, özel mülkiyet, girişim özgürlüğü, seçim özgürlüğü, iktisadi rasyonellik, sınırlı devlet ve serbest rekabete dayalı iktisadi ve sosyal sistem. stalin’in tanımladığı beş toplum biçiminden biri olup, üretim araçları mülkiyetinin kapitalist sınıfın elinde olduğu, ücretli emeğe dayalı toplum. krş. köleci sistem, sosyalist sistem 2, ilkel komünal sistem, feodal sistem 2. Anamalcılık. Kapitalist ekonomi. Kapitalist sistem. İktisat, sosyoloji alanlarında kullanılır.