Lobby türkçesi Lobby nedir

  • Dehliz.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Lobi oluşturmak.
  • İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü.
  • Görüşme yapmak.
  • Kulis.
  • Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm.
  • Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer.
  • Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek.
  • Hol.
  • Lobi faaliyeti yürütmek.
  • Oturma yeri.
  • Antre.
  • Lobi yapmak.
  • Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak.
  • Lobi.
  • Lobicilik yapmak.
  • Kulis faaliyeti.
  • Girişlik.
  • Gezinek.
  • Kulis yapmak.

Lobby ile ilgili cümleler

English: Ali said he'd meet us in the lobby at 2:30.
Turkish: Ali 2.30'da bizi lobide karşılayacağını söyledi.

English: I'd like you to wait in the lobby with Tom.
Turkish: Tom'la lobide beklemeni istiyorum.

English: Ali has been waiting patiently in the lobby for three hours.
Turkish: Ali üç saattir lobide sabırla bekliyor.

English: Everybody in the lobby is waiting to talk to Tom.
Turkish: Lobideki herkes Tom'la konuşmak için bekliyor.

English: Ali is in the lobby waiting for Mary.
Turkish: Ali lobide Mary'yi bekliyor.

Lobby ingilizcede ne demek, Lobby nerede nasıl kullanılır?

 

Entrance lobby : Giriş katı. Giriş holü.

Inflation lobby : Enflasyon isteminde bulunan grup. krş. enflasyon istemi. Enflasyon lobisi.

The jewish lobby : Yahudi lobisi. Diğerlerini etkilemeye çalışan insanlar grubu.

Lobbyer : Lobi faaliyetleri yürüten kimse. Lobici. Kamu görevlilerini belli davayı desteklemeleri veya belli bir harekette bulunmaları için ikna etmeye çalışan kimse.

Lobbyers : Lobici. Kamu görevlilerini belli davayı desteklemeleri veya belli bir harekette bulunmaları için ikna etmeye çalışan kimse. Lobi faaliyetleri yürüten kimse.

Lobbied : Dehliz. Lobi. Lobi faaliyeti yürütmek. Antre. Lobi yapmak. Lobicilik yapmak. Görüşme yapmak. Kulis. Kulis yapmak. Lobi oluşturmak.

Lobber : Yüksek bir dairenin çevresine top atan kimse.

Lobbying : Kulis çalışması. Lobicilik. Lobi oluşturma. Lobi çalışması. Kulis faaliyetleri.

Lobbies : Lobi oluşturmak. Kulis yapmak. Görüşme yapmak.

Lobbing : Yavaş atılan top. Atmak. Lob. Hantalca koşmak. Havaya doğru vurulmuş top. Uğramak. Topu havaya vurmak. Yavaş at. Havaya atmak. Havaya atılmış top.

İngilizce Lobby Türkçe anlamı, Lobby eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lobby ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pressure group : Baskı grubu. Çıkar grubu. Baskı türkümü.

Domiciles : Yerleşmek. Poliçenin ödendiği yer. Ev. Mesken vermek. Konut. Ödemek. İkamet ettirmek. Ödemek (poliçe). Yerleştirmek.

Have an interview : Görüşmek. Mülakat yapmak.

Room : Oturmak. Ç.daire. Mekan. Boş yer. Olanak. Kalmak. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Pansiyon. Fırsat. Neden.

 

Interviewed : Görüşmek. Görüşme. Söyleşi yapmak. Röportaj. İle görüşme yapmak. Röportaj yapmak. Mülakat.

Offstage : Sahne dışı. Sahne arkasında olan. Sahnenin ya da dekorun dışı. Sahne arkası.

Tunneled : Tünel yapmak. Yeraltı geçidi. Galeri. Tünel açmak. Tünel. İçgeçit. Yeraltı yolu. Topu rakibinin bacağının arasından geçirme.

Domiciling : Ödemek. Mesken vermek. Yerleştirmek. Yerleşmek. Poliçenin ödendiği yer. İkamet ettirmek. Ödemek (poliçe). Konut. Ev.

Antechamber : Önoda. Küçük oda. Giriş salonu. Antişambr. Bekleme odası. Geçiş veren oda. Ön yanma odası.

Lobby synonyms : greenrooms, vestibule, backstage, entranceway, beg, lobbies, cloistering, passages, have a talk, buttonhole, corridor, vista, antechambers, entree, domicile, anteroom, doorway, coulisse, doorways, entries, tunnel, wings, gallery, edifice, halls, hall, building, solicit, met, promenade, gallerying, green room, anterooms.

Lobby ingilizce tanımı, definition of Lobby

Lobby kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to lobby a bill. To urge the adoption or passage of by soliciting members of a legislative body. A passage or hall of communication, especially when large enough to serve also as a waiting room. It differs from an antechamber in that a lobby communicates between several rooms, an antechamber to one only. To address or solicit members of a legislative body in the lobby or elsewhere, with the purpose to influence their votes. But this distinction is not carefully preserved.