Kulis nedir, Kulis ne demek
Kulis; bir tiyatro terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm.
- Borsa dışında alışveriş yeri

- Bir işin, bir hareketin gizli hazırlık konuşması.
- Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapılmış olan yer.
"Kulis" ile ilgili cümle örnekleri
- "Sahneye girişlerinde kuliste sırasını bekliyorlardı." - N. Cumalı
- "Lozan'daki Türk heyetinin kulisleri hakkında pek az şey biliyoruz." - H. Taner
Tiyatro'daki terim anlamı:
Bu çerçeveler arasında oyuncuların sahneye girip çıktıkları boşluk.
Sahnenin iki yanında dekoru perspektiv yönünden tamamlayan ve derinliği veren yerleri değişebilen çerçeveler. (Barok çağında, İtalya'da, ilk kez kullanılmıştır).
İngilizce'de Kulis ne demek? Kulis ingilizcesi nedir?:
wings
Kulis hakkında bilgiler
Tiyatro sahnesinin arkasında bulunan, oyuncuların hazırlıklarını yaptıkları ve sahneye çıkış için bekledikleri bir kısımdır.Bazı tiyatro sahnelerinde 2 adet bulunur.
Kulis ile ilgili Cümleler
- Onlarla kuliste karşılaştım.
- Kulis geçerim var.
- Onunla kuliste karşılaştım.
- Ali orkestra üyelerinden bazıları ile tanışıp tanışamayacağını görmek için kulise gitti.
- Kulise gelebilir miyim?
- O, gösteriden sonra kulise gitti.
- Kuliste Tom'a rastladım.
- Tom'un konseri için kulis geçerim var!
Kulis anlamı, kısaca tanımı:
Sahne : Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.
Hazırlık : Hazırlanmak için gereken şey veya durumların bütünü.
Kulis yapmak : Bir amaca ulaşabilmek için ilgili kişiler arasında özel çalışma yapmak. herhangi bir toplulukta oturumlar dışında gizli çalışmalar yapmak.
Kulis çalışması : Kulis faaliyeti.
Kulis faaliyeti : Toplantı yerlerinde, oturum dışında çeşitli grupların yaptığı gizli girişim veya çalışma, kulis çalışması.
Bölüm : Çağ, devir. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon.
Borsa : Bazı tüccarların ve özellikle sarraflarla değerli kâğıt ve tahvil alışverişiyle uğraşanların alım satım ve değişim amacıyla devlet denetimi altında iş yaptıkları yer.
Alışveriş : Satın alma ve satma işi, alım satım, iş, muamele, ahzüita, aksata, pazar. İlişki, münasebet.
Kişi : Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Hareket : Devinim. Yola çıkma. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Davranış, tutum. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma.
Konuşma : Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans. Konuşmak işi.
Tiyatro : Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü. Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup.
Dışında : -den başka, sayılmazsa.
Kulis gürültüsü : Sahne dekorunun arkasından gelen gereksiz, gösteri için dikkat bozucu ve tehlikeli, seyirci için rahatsız edici seslerin tümü. Sahne dekorunun arkasından gelen sesler, gürültüler.
Kulis ışıkları : Kulislerin çeşitli yerlerinde, özellikle oyuncuların giriş çıkışlarına yardımcı olacak ışıklar. Kulisten verilen ışıklar.
Kulis taşıtı : Kulisten gerekli şeylerin taşınmasında kullanılan tekerlekli araç.
Kulisidal : Kulisit.
Kulisifüj : Sivrisinek ve tatarcık sineklerini uzaklaştıran preparatlar.
Kulisin : cinsinin bir üyesi
Kulisisit : Kulisit.
Kulisit : Sivrisinek ve tatarcık sineklerini yıkımlayan ajanlar, kulisidal, kulusisit.
Kulisler : Sahnenin iki yanında, dekorun görüngüsünü tamamlayan ve derinliği sağlayan, yerleri değişebilir çerçeveler. Bu çerçeveler arasındaki oyuncuların girip çıktıkları geçitler. 3 -Dekorun arkasında kalan sahne oylumu.
Diğer dillerde Kulis anlamı nedir?
İngilizce'de Kulis ne demek? : [Kuli (der) ] n. coolie, unskilled worker
adj. offstage
n. backstage, wings, greenroom, lobby
Fransızca'da Kulis : cantonade [la], coulisse [la]
Almanca'da Kulis : n. Kulisse, Wandelgang, Wandelhalle
Rusça'da Kulis : n. кулиса: кулисы (PL)
adj. закулисный

Bu kısımda Kulis nedir? Kulis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kulis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kulis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.