The green room türkçesi The green room nedir

  • Kulis.
  • Washington dc'de beyaz saray'daki odalardan biri (neredeyse tamamen yeşil renkte).
  • Konuşma odası.
  • Yeşil oda.

The green room ingilizcede ne demek, The green room nerede nasıl kullanılır?

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.

Green : Yeşertmek. Genç. Yeşile boyamak. Acemi. Yeşil renk. Yelve. Yeşermek. Hasta görünen. Yeşil. Acemi çaylak.

Room : Olanak. Mahal. Ç.daire. Boş yer. Pansiyon. Meydan. Neden. Oturmak. Mekan. Fırsat.

The green eyed monster : Kıskançlık. Haset.

The green line : Yeşil hat. Batı şeria ve israil arasındaki sınır (1967'den beri). İsrail'in bağımsızlık savaşını takiben ateşkeş görüşmeleri esnasında 1949 senesinde oluşturulan sınırlar.

Gave him the green light : Ona devam etmesini söyledi. Ona yeşil ışık yaktı.

The green wave : Belli bir süratte gidildiğinde hep yeşil ışığa denk gelinecek sistem. Trafik akışını sağlamak için diğeri yeşile döndükten sonra çalışan trafik ışıkları sistemi. Yeşil dalga.

Give somebody the green light : Yeşil ışık yakmak. İzin vermek.

The green party : Yeşiller partisi.

 

Across the green line : Yeşil hat boyunca. Batı şeria veya gazze ve israil'in geri kalan kısmı sınırı ötesinde.

İngilizce The green room Türkçe anlamı, The green room eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak The green room ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Green roorn : Sanatçıların dinlenme odası.

Lobbied : Lobi faaliyeti yürütmek. Lobi oluşturmak. Lobi yapmak. Görüşme yapmak. Lobi. Kulis yapmak. Lobicilik yapmak. Dehliz. Antre.

Green room : Dinlenme yeri. Bekleme odası. Dinlenme salonu. Sanatçıların çalışma ya da gösteri aralarında dinlendikleri, oturup konuştukları yer. Kabul salonu (tiyatroda veya otelde).

Wings : Kulisler. Kanatlar. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Sahnenin iki yanında, dekorun görüngüsünü tamamlayan ve derinliği sağlayan, yerleri değişebilir çerçeveler. bu çerçeveler arasındaki oyuncuların girip çıktıkları geçitler. 3 -dekorun arkasında kalan sahne oylumu. Görünçlük çevresi. Bezemi, alıcıya göre, iki yandan çevreleyen kanatlar. bu kanatlar arasında oyuncuların görünçlüğe girip çıktıkları boşluk. Pilotluk rozeti. Sahnenin iki yanında dekoru perspektiv yönünden tamamlayan ve derinliği veren yerleri değişebilen çerçeveler. (barok çağında, italya'da, ilk kez kullanılmıştır). bu çerçeveler arasında oyuncuların sahneye girip çıktıkları boşluk. Uçağın gövdesinden çıkan ve uçuş boyunca kaldırma gücü sağlayan uzantılar.

Coulisse : Sürme pencerenin hareket ettiği oluk. Borsadaki gayri resmi faaliyet. Bir şeyin içinden kayması için olan oluk. Kanal. Oluk. Borsa dışında alışveriş yeri.

 

Greenroom : Tiyatroda oyuncuların dinlenme odası.

Lobby : Oyun gösterisi arasında seyircilerin dinlenmeleri için ayrılmış yer. Oturma yeri. Lobi faaliyeti yürütmek. Kulis faaliyeti. Antre. Lobi. Oylarını kazanmak amacıyla senatörlerle görüşmek. Sinemalarda salondan önce yer alan, genellikle gişelerin, tanıtıların bulunduğu genişçe bölüm. Toplumu ilgilendiren konularda değişiklik yapmak için faaliyette bulunmak. Lobi yapmak.

Offstage : Sahne arkasında olan. Sahnenin ya da dekorun dışı. Sahne dışı. Sahne arkası.

Backstage : Sahne arkasında. Gözden uzak. Dekor arkası. Perde arkası. Sahne arkası. Gözdenlerden uzakta. Ünlü kişilerin özel yaşamlarına dair. Perde arkasında. Perde arkasında olan. Perde gerisi.

The green room synonyms : greenrooms.