Green türkçesi Green nedir

  • Hasta görünen.
  • Acemi.
  • Yeşil renk.
  • Yeşertmek.
  • Yeşermek.
  • Yelve.
  • Yeni.
  • Rengi atmış.
  • Taze.
  • Yeşil alan.
  • Yeşillendirmek.
  • Genç.
  • Ham.
  • Toy.
  • Yeşil.
  • Yeşile boyamak.
  • Acemi çaylak.

Green ile ilgili cümleler

English: A green carpet won't go well with these blue curtains.
Turkish: Bu mavi perdelerle yeşil bir halı güzel gitmez.

English: A green tea, please.
Turkish: Bir yeşil çay, lütfen.

English: A green field is a beautiful field.
Turkish: Yeşil bir alan güzel bir alandır.

English: A green light is on.
Turkish: Bir yeşil ışık açık.

English: A green banana is not ripe enough to eat.
Turkish: Yeşil bir muz, yenecek kadar olgun değildir.

Green ingilizcede ne demek, Green nerede nasıl kullanılır?

Green algae : Yeşil yosun. Yeşil alg. Yeşil suyosunları. Yeşil algler.

Green apple : Acil durum oksijen sistemi düğmesi.

Green areas : Yeşil alanlar.

Green bean : Taze fasulye. Yeşil fasülye. Ayşekadın. Yeşil fasulye.

Green belt : Yeşik kuşak. Bahçekentlerin, kentleşmenin etkisiyle yozlaşmasını, bozulmasını, taş yığınına dönüşmesini önlemek için, kentlerin düzentasarlarında öngörülen, orman ve koru gibi yeşil alanların oluşturduğu, üzerinde yanlız tarımsal etkinliklere olur verilen, yapı yapılamayan genişçe kuşak. Yeşil kuşak. Yeşil alan.

 

Green clause credit : Malların depolandığını gösteren ve banka adına düzenlenmiş veya bankaya devredilmiş bulunan bir depo makbuzu karşılığında dışsatımcılara peşin ödeme yapılmasına veya öndelik verilmesine olanak sağlayan akreditif türü. krş. kırmızı kayıtlı akreditif. Yeşil kayıtlı akreditif. Sevkiyattan önce lehtara avans ödeme yapılabilen akreditif.

Green card : Yeşil kart. Amerika birleşik devletleri çalışma ve oturma izni.

Green eyed : Haset. Yeşil gözlü. Kıskanç. Yeşil tonlarda gözleri olan. Kem gözlü. Gıpta eden.

Green box : Yeşil kutu destekler. Dünya ticaret örgütü tarım anlaşmaları çerçevesinde tüketicilerden yapılan aktarımları içermeyen kamu destekli devlet programları çerçevesinde verilen altyapı, yurtiçi gıda yardımı, fiyattan ve üretimden bağımsız olarak üreticilere yapılan doğrudan ödemeler gibi üretim ve ticaret üzerinde bozucu etkilerinin hiç olmadığı ya da çok az olduğu düşünülen destekler.

Green field investment : Boş alan yatırımı. Yatırımcının kendi ülkesi dışında bir ülkede yeni bir tesis kurma biçiminde fiziki sermaye stoğuna yaptığı katkı, diğer bir deyişle sabit sermaye yatırımı biçimindeki bir doğrudan yabancı sermaye yatırımı türü.

İngilizce Green Türkçe anlamı, Green eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Green ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Paris green : Arsenikli yeşil boya. Yeşil renkli böcek boyası. Paris yeşili.

Amateurish : Beceriksiz. Kalitesiz. Acemice yapılan. Acemi işi. Amatörce.

Greenback : Banknot. Amerikan banknotu. Dolar. A.b.d.'ne mahsus arkası yeşil banknot. Tennessee eyaletinde yerleşim yeri. Yeşil kurbağa. Papel. Kağıt para.

 

Saplings : Körpe ağaç. Fidan. Fidan (epey boy atmış). Delikanlı. Genç çocuk.

Dark green : Hafif siyahımsı rengi olan yeşil tonu. Koyu yeşil. Nefti. Orman yeşili.

Great bustard : Büyük toy. Bataklık kuşları (grallae) takımının, toygiller (otididae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, avrupa, asya ve kuzey afrika'da yaşayan, ekin tarlalarına zarar veren bir tür. toy. Büyük toy kuşu. Toy kuşu. Taraklıkuş.

Beginner : Yeni başlayan. Başlayıcı. Yeni başlayan kimse. Başlangıç düzeyi. Müptedi. İşe yeni başlayan kimse.

Freshest : Küstah. Körpe. Dinç. Arsız. Temiz. Günlük. Yüzsüz. En taze. Giyilmemiş.

Snipe : Gizlenerek ateş etmek. Su çulluğu avlamak. Üstü kapalı bir şekilde eleştirmek. Yağmur kuşları (charadriiformes) takımının, çullukgiller (scolopacidae) familyasından, 29 cm kadar uzunlukta, kuzey avrupa ve asya'da yaşayan bir tür. Taş atmak. Gizli bir yerden ateş etmek. Haince saldırmak. Çulluk. Siperden ateş etmek.

Green synonyms : light green, chromatic colour, chromatic color, spectral color, jade green, incult, snipes, cruder, fledgeling, ladlers, olive green, immatures, the park, teal, in petticoats, greenishness, verdant, inexperienced, viridity, lad, chicken, washed out, chrome green, yellowish green, colts, sea green, dewier, raws, clumsiest, fresh, hotter, freshly, blundering.

Green zıt anlamlı kelimeler, Green kelime anlamı

Achromatic : Renksemez. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Perdesi değişmeyen. Akromatik. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Achromatic color : Şeffaf.

Green ingilizce tanımı, definition of Green

Green kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Having the color of grass when fresh and growing. The color of the solar spectrum intermediate between the yellow and the blue. To make green. Resembling that color of the solar spectrum which is between the yellow and the blue. To become or grow green. Verdant. The color of growing plants. Emerald.