Coulisse türkçesi Coulisse nedir

  • Borsadaki gayri resmi faaliyet.
  • Sürme pencerenin hareket ettiği oluk.
  • Bir şeyin içinden kayması için olan oluk.
  • Kulis.
  • Kanal.
  • Oluk.
  • Borsa dışında alışveriş yeri.

Coulisse ingilizcede ne demek, Coulisse nerede nasıl kullanılır?

Douroucouli : Durukuli. Geceleri avlanan bir güney amerika maymunu.

Could : Konservelemek. -abilir. -abilirdi. Yapabildi. Kasede kaydetmek. -ar mısın(ız). Yapabilmek. -er misin(iz). Edebilmek. Kayıt yapmak (ses ya da görüntü).

Could do with : İse iyi olur.

Could i have a gift box : Hediye paketi alabilir miyim.

Could i have a schedule : Tarife alabilir miyim.

Coulomb : Elektrik yükünün uluslararası standart, birimi (c). 1 c = 3.10(üzeri 9) esyb. Elektrik yükbirimi. Coulomb. Amper saniye. Kulon. Kulomb.

Could you alter this : Bunu değiştirebilir misiniz.

Coulees : Dar ve derin vadi. Derin çukur. Geçit.

Couleur : Gölge. Ton. (fransızca) renk.

Could you repeat that : Tekrar edebilir misiniz.

İngilizce Coulisse Türkçe anlamı, Coulisse eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Coulisse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

The green room : Yeşil oda. Konuşma odası. Washington dc'de beyaz saray'daki odalardan biri (neredeyse tamamen yeşil renkte).

Greenroom : Tiyatroda oyuncuların dinlenme odası.

 

Drainpipe : Su borusu. Drenaj borusu. Pissu borusu. Akaç. İniş borusu. Akak. Pis su akıtma borusu. Atık su borusu. Pis su borusu.

Canaller : İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sıvı geçen yol. Suyolu. Ocak oluğu. Yapay suyolu. Ark. Oyuk. İçinden damar geçen yol. İçinden sinir geçen yol.

Offstage : Sahne arkası. Sahnenin ya da dekorun dışı. Sahne dışı. Sahne arkasında olan.

Canaling : İçinden sıvı geçen yol. Ark. Ocak oluğu. Suyolu. İçinden sinir geçen yol. Oyuk. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden damar geçen yol. Yapay suyolu.

Conduits : Suyolu. Nakil boru hattı. Boru.

Chute : Kızak. Çöp atılan baca. Küçük çağlayan. Çamaşır atılan baca. Çağlayan. Paraşüt. Şut.

Duct : Düet. Tüp. Suyolu. Akak. Guddelerden salgıları akıtan arna. İçinden tel ya da kabloların geçtiği kanal. Mecra. Boru.

Lobbied : Lobi oluşturmak. Görüşme yapmak. Lobi faaliyeti yürütmek. Kulis yapmak. Lobi. Lobicilik yapmak. Dehliz. Antre. Lobi yapmak.

Coulisse synonyms : channel, wings, green room, drainpipes, chase, chutes, conduit, aquila, canals, canal, canallers, greenrooms, canaliculus, cleft, couloir, corrugation, timber, canalis, wing flat, lobby, culvert, backstage, chases, chamfer, flat.

Coulisse ingilizce tanımı, definition of Coulisse

Coulisse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fluting in a sword blade. A piece of timber having a groove in which something glides.