Conduits türkçesi Conduits nedir

Conduits ingilizcede ne demek, Conduits nerede nasıl kullanılır?

Conduit box : Kofra. Elektrik kutusu. Çıngı kutusu. Buat. Buvat.

Conduit pipe : Sevk borusu. Nakil borusu. İsale borusu.

Electric conduit : Kablo borusu. Elektrik borusu. Çıngı borusu.

National water conduit : Ülkenin kuzeyinden güneyine su taşıyan israil su taşıma sistemi.

Water conduit : Su yolu. Su borusu. Su kanalı. Suyolu. Yol altına döşenen ve su taşımak için kullanılan boru. Su mecrası.

Conduced : Gerektirmek. Yardım etmek. Götürmek. Yol açmak. Neden olmak. Katkıda bulunmak.

Conduciveness : Yardımcı. Olanak sağlayabilirlik. Üretme veya yardım etme niteliği.

Conduces : Katkıda bulunmak. Götürmek. Yol açmak. Neden olmak. Gerektirmek. Yardım etmek.

Conduit : Aracı kuruluş. Kablo kanalı. Avgın. Oluk. Arna. Boru. İletme. Kablo borusu. Su yolu.

Conduce to : Yardım etmek. Neden olmak. Katkıda bulunmak. Vesile olmak.

İngilizce Conduits Türkçe anlamı, Conduits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Conduits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drainpipes : Drenaj borusu. Akak. Pissu borusu. Yağmur oluğu. İniş borusu. Akaç. Atık su borusu. Yağmur suyu iniş borusu (binalarda). Pis su borusu.

 

Canal : Yapay suyolu. Arna. İçinden sıvı geçen yol. İçinden damar geçen yol. İçinden sinir geçen yol. Ocak oluğu. Oyuk. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.

Dykes : Duvar. Set. Kazmak. Bent. Lezbiyen. Siper. Mecra. Etrafına set çekmek.

Bugles : Borazan. Büğlü. Boru çalmak. Boru (askerlere işaret vermek için kullanılan çalgı). Kokain. Boru çalgı. Boru (çalgı).

Carry on : Varlığını sürdürmek. Sürdürmek. Aşırı bir şekilde davranmak. İlişkisi olmak. Şamata etmek. Yapmak. Kızgınlıktan bağırıp çağırmak. Devam etmek. İşi sürdürmek. Kırıştırmak.

Dyke : Bent. Kazmak. Kesen damar. Duvar. Etrafına set çekmek. Mecra. Siper. Lezbiyen. Komşu kayaçların yapısını gelişigüzel kesen çatlak ya da yarıkları, magmanın doldurulmasıyle oluşmuş kayaç damarı.

Handle : Kulp. Geçinmek. El tutma yeri. Eğitmek. Sıkıştırma milini çeviren kol. Eline almak. İşlemek. Meşgul olmak. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yumuşacık olmak.

Canals : Ark. Kanallar.

Chase : Av. Avlamak. İz sürme. Kovalamak. Hızla geçip gitmek. Yiv. Avlanma bölgesi. Hakketmek. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol.

Drainpipe : İniş borusu. Su borusu. Drenaj borusu. Akaç. Yağmur suyu iniş borusu (binalarda). Akak. Pis su akıtma borusu. Pissu borusu. Atık su borusu.

Conduits synonyms : conduit, clarions, clarioning, lead, culverts, execute, funnel, corrugation, racketeer, canalis, manage, flue, culvert, chute, chutes, channel, dike, coulisse, direct, canaliculus, chases, duct, bugle, bugled, aquila, bugling, dikes, care, do, cleft, perform, deal, canaller.

 

Conduits zıt anlamlı kelimeler, Conduits kelime anlamı

Inactivity : Tembellik. Üşengeçlik. Durgunluk. Tesirsizlik. Etkisizlik. Avarelik. Hareketsizlik.

Properness : Yakışık alma. Uygunluk. Münasiplik. Uygun olma. Münasip olma.

Propriety : Yerindelik. Görgü kuralları. Yakışık alma. Dürüstlük. Münasip olma. Doğruluk. Görgü kurallarına uyma. Uygunluk. Edep. Münasebet.

Conduits antonyms : impropriety, improperness.