Handle türkçesi Handle nedir
- Meşgul olmak.
- Kıvırmak.
- Kullanmak.
- Sap.
- Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı.
- Eğitmek.
- Kulp.
- Eline almak.
- Sıkıştırma kolu.
- Üstesinden gelmek.
- Geçinmek.
- Dokunmak.
- Ele gelmek.
- Ele almak.
- Tutamak.
- İşlemek.
- El tutma yeri.
- (meseleyi) ele almak.
- Sıkıştırma milini çeviren kol.
- Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Başa çıkmak.
- Ellemek.
- Yumuşacık olmak.
- İdare etmek.
Handle ile ilgili cümleler
English: Ali can handle just about anything.
Turkish: Ali her şeyin üstesinden gelebilir.
English: Ali can handle it.
Turkish: Ali onunla başa çıkabilir.
English: Ali can handle that by himself.
Turkish: Ali onu kendi başına idare edebilir.
English: Ali can handle that.
Turkish: Ali onunla başa çıkamaz.
English: Ali can handle French quite well.
Turkish: Ali Fransızcanın oldukça iyi üstesinden gelebilir.
Handle ingilizcede ne demek, Handle nerede nasıl kullanılır?
Handle bar : Gidon. Bisikleti yönlendirmek için kullanılan önündeki çelik çubuk. Bisiklet gidonu. Bisiklet motosiklet vb ini yönetmek için kullanılan ve ön tekere kumanda eden kısım. Yönelteç.
Handle bars : Yönelteç. Bisikleti yönlendirmek için kullanılan önündeki çelik çubuk. Tutma çubuğu. Gidon.
Handle somebody tactfully : Nabza göre şerbet vermek. Suyuna gitmek.
Handle somebody with velvet gloves : Çok hassas davranmak.
Handle with care : Dikkatli taşıyın. Dikkat edin. Dikkatli tutun.
Control handle : Kontrol kolu. Kumanda mandalı. Kumanda kolu. Kontrol tutamağı.
Handle with kid gloves : Üzerine titremek. Pamuklara sararak sakınmak. Gözü gibi sakınmak. Yumuşak davranmak. Tatlılıkla idare etmek. Çok nazik davranmak.
Crank handle : Döndürme veya çalıştırma kolu. Aşıklı mil kolu. Dirsek sapı. Krank kolu. Çalıştırma kolu.
Door handle : Kapı tokmağı. Kapı kolu. Kapı açma kolu. Kapının kolu. Kapıları açıp kapayan kol. Kapı iç açma kolu. Sürme kapı tutamağı. Kapı kulpu.
Carrying handle : Taşıma sapı. Sap. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Taşınabilir alıcıların elde sağlamca tutulabilmesi için altta bulunan çıkıntısı. Taşıma kulpu.
İngilizce Handle Türkçe anlamı, Handle eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Handle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Strong arm : Fiziksel saldırı. Zor kullanmak. Şiddet kullanarak yapılan soygun. Zor kullanan.
Interact : Perde arası. Karşılıklı etkilemek. Birbirini etkilemek. Etkileşmek. Reaksiyon göstermek. Etkileşim içinde olmak.
Come to grips with : Esaslarını ele almak. İcabına bakmak. Güç bir işle ciddi olarak uğraşmak. Çok çaba sarf etmek. İle ciddi bir şekilde ilgilenmek. İle kapışmak. Dövüşmeye başlamak. Üzerinde ciddi olarak durmak. İşe dört elle sarılmak.
Economize : Artırmak. İdareli harcamak. İdareli kullanmak. Masrafı kısmak. Kısmak. Ekonomi yapmak. İdareli sarf etmek. Tasarruf etmek. İktisat yaparak idare etmek.
Administered : Ettirmek. Uygulamak. Vermek (ilaç, ceza vb). Yönetilmiş. İdare edilmiş. Hizmet etmek. Yönetilen. Yönetmek. Verdirmek.
Coming through : Sonuca ulaşmak. İyileşmek. Geçirmek. Başarmak. Atlatmak.
Mishandle : Perişan etmek. Bozmak. Kötü davranmak. İçine etmek. Kötü idare etmek. Kötü kullanmak. Kötü yönetmek. Hor kullanmak. Berbat etmek. Yanlış bir yöntemle yapmak (bir işi).
Disagreeing : Uymamak. Bozuşmak. Aynı düşüncede olmamak. Atışmak. Uyuşmamak. Karşıt görüşte olmak. Sürtüşmek. Aynı fikirde olmamak. Çelişmek.
Commits : Önermek. Adamak. Vaat etmek. Suç işlemek. Teslim etmek. Söz vermek. Emanet etmek. Komisyona sunmak.
Hand hold : Elde taşınabilen. El. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Handle synonyms : run roughshod, indulge, get to grips, come to grips, skimp over, ride roughshod, do well by, rough house, bemock, pamper, fingers, halm, bear up, mock, come through, chopped straw, administrates, pretext, angle, overcame, dealt, be into, get over, hafts, dabbed, approached, contorts, ignore, carry through, civilise, cut, handgrip, dispose of.
Handle zıt anlamlı kelimeler, Handle kelime anlamı
Disorganise : Altüst etmek. Karmakarışık etmek. Düzenini bozmak. Karıştırmak. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır). (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Dağınık hale getirmek.
Disorganize : Karmakarışık etmek. Karıştırmak. Altüst etmek. Düzenini bozmak.
Right : Gayet. Sağdan. Hak. Dosdoğru. Düzelmek. Doğrulmak. Haklı. Telafi etmek. Doğru. Sağda.
Handle ingilizce tanımı, definition of Handle
Handle kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To touch. That part of vessels, instruments, etc., which is held in the hand when used or moved, as the haft of a sword, the knob of a door, the bail of a kettle, etc. To use the hands. To feel with the hand. To use or hold with the hand.

Bu kısımda Handle kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Handle ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Handle anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Handle ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.