Dykes türkçesi Dykes nedir

Dykes ingilizcede ne demek, Dykes nerede nasıl kullanılır?

Vandykes : Vandyke tipi.

Ore dyke : Maden kesen damarı. Cevher daykı. Katmanlı bir yapının içine, zor kullanarak girmiş sıvı durumdaki magmasal maden damarı.

Dyke : Set. Hendek. Mecra. Etrafına set çekmek. Siper. Kanal. Bkz.dike. Lezbiyen. Kesen damar. Kazmak.

Vandyke : İnce şekilde traş edilmiş ve sivriltilmiş sakal. Sir anthony vandyke (1599-1641). Vandyke tipi. Oymalı bir kenarı olan büyük beyaz pamuklu veya dantel yaka. Flaman ressam.

Vandyke beard : Vandyke sakalı. Keçisakal. Vandayk sakallı. Keçi sakalı.

Ladykin : Küçük hanımefendi (sevecenlik ifade eden sözcük). Küçük kadın.

Vandyke brown : Koyu kahverengi.

Bradykinin : Bradikinin.

Martin indyk : Abd'nin israil büyükelçisi (1995).

Ladykiller : Kadınların beğendiği erkek. Çekici erkek. Kadınlar için cazibeli olan erkek. Çapkın. Kadın avcısı.

İngilizce Dykes Türkçe anlamı, Dykes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dykes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diked : Şedde. Ark. Set çekmek. Hendek açmak. Süslemek. Set yaparak korumak.

Barriers : (tren yolunda) geçit. Radyasyon emen bariyerler. Start sınırı. Engel. Antartika'daki buz engeli. Bariyer. Engeller. Çit.

 

Lesbians : Eşcinsel. Sevici. Midilli. Midillili. Midilli'ye özgü. Ablacı. Lezzo.

Channel : Çevirmek. Maceraya sevketmek. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Arna açmak. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Arna. Oymak. Oluk. Maceraya sevk etmek. Yönlendirmek.

Bulwark : Muhafaza altına almak. İstihkam. Sur. Parapet. Siper ile korumak. Dalgakıran. Parampet. Küpeşte. Kale duvarı.

Tribadic : Kadınlar arasındaki homoseksüel ilişki ile alakalı. Kadın eşcinselliği.

Dig up : Toprağı kazıp çıkarmak. Deşmek. Kazıp çıkarmak. Araştırmak. Eşmek. Çukur açmak. Toprağı belleyerek havalandırmak. Meydana çıkarmak.

Cave : Siyasi partiden kopan grup. Batmak. Kireçtaşlarının erimesiyle oluşan, in ve mağaraların başlangıç evresi olan yeraltı oyuğu. Tünel oymak. Mağara. Çökmek. Açmak. Siyasi partiden kopma. Yıkılmak. Kovuk.

Inclose : Çevrelemek. Sarmak. Kapamak. Hapsetmek. Kapsamak. Kuşatmak. İçermek. Çevirmek. Kapatmak. Etrafını çevirmek.

Barraged : Soru yağmuruna tutmak. Baraj. Yağmur. Nehir barajı. Engelleme ateşi. Yaylım ateşi. Yoğun yaylım ateşi. Engel.

Dykes synonyms : gay woman, barraging, ravines, canaller, sapphic, murals, caved, dig, leat, embankment, clauses, barricading, barricade, conduits, dyking, canallers, canal, delved, coulisse, delve, fosses, mural, dikes, culverts, lesbian, canals, banks, cave in, causeway, close in, enclosure, article, dike.