Bulwark türkçesi Bulwark nedir

Bulwark ingilizcede ne demek, Bulwark nerede nasıl kullanılır?

Bulwarked : Sur. Siper. İstihkam. Dalgakıran. Küpeşte. Kale duvarı. Parampet. Muhafaza altına almak. Siper ile korumak.

Bulwarking : Dalgakıran. Muhafaza altına almak. İstihkam. Parampet. Siper ile korumak. Sur. Kale duvarı. Küpeşte. Siper.

Bulwarks : Küpeşte. Destek. Bariyer. Siper. Korkuluk. Payanda. Koruyucu duvar.

Bulb : Işıyıcı maddeyi saran saydam ya da yarı saydam kılıf. not: endüstride akkor lamba ampulu: kavanoz. Soğan. Elektrik lambası. Hissedici. Lamba. Ampul. Şişerek soğan biçimini almak. Bulbus. Havası boşaltılmış cam şişe içinde elektrik akımı ile akkor duruma gelerek ışık veren aygıt. tiyatro ışıldaklarında bunların çeşitli amaçlara yönelik olanları vardır. Işıtaç.

Bulb barometer : Hazneli barometre.

Bulbiformis : Soğan biçiminde olan. Bulbiformis.

Bulbil : Bir çiçeğin içerisinde küçük ampul veya ampul şeklindeki yapı. Çiçek soğancığı. Çiçek soğanı.

Bulbo urethral glands : Bulbo üretral bezler. Erkek üretrasının soğanına (bulbus) açılan dallanmış iki bez. cowper bezleri.

Bulbaceous : Ampul biçimli.

Bulb holder : Ampul duyu. Işıtaç tutacı. Ampul soketi. Işıtacı elektrik çevrimine bağlamaya ve tutmaya yarayan dişli ya da yarlklı yuvgu. Lamba duyu.

 

İngilizce Bulwark Türkçe anlamı, Bulwark eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bulwark ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Battlements : Mazgallı siperler. Mazgallı siper.

Ramparting : Sur ile çevirmek. Savunma. Set.

Fortress : Büyük kale. Müstahkem mevki. Büyük hisar. Kale. Hisar. Kirman.

Tyre : Araba lastiği. Başörtüsü. Tekerlek. Lastik. Sur şehri. Giysi. Dış lastik. Tyros. Elbise.

Pier : İskelesi olan yerleşim yeri. Sütun. Kapılar arasındaki duvar. Payanda ayak. Mendirek. Irakgörürlerin üzerine bindiği dikine yerleştirilmiş sütun. Destek. İskele.

Guardrail : Siper demiri. Korkuluk. Otokorkuluk. Parmaklık. Kılavuz ray. Oto korkuluk. Bariyer (yol kenarındaki).

Gunwale : Gemi kenarlarının en üst kısmı. Gemilerde güverte hizasında iskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan, kaplamaların oluşturduğu siperler, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölümler. Borda trizi. Borda tirizi. Filika küpeştesi.

Parapets : Korkuluk. İstihkam siperi. Çelen. Barbata. Parmaklık. Göğüs siperi. Balkon duvarı. Korkuluk duvarı.

Upstand : Yaka. Dikmek. Ayağa kalkmak.

Bulwark synonyms : pioneer, pioneers, pioneered, vallation, defend, bulwarks, military engineering, jetties, forts, aegis, groins, groyne, ramparts, railing, jutty, moles, jetty, dike, sur, dykes, handrails, forted, groin, gunwales, breakwater, barricade, barricading, bulwarking, the last trump, dikes, groining, city wall, guard rail.

 

Bulwark zıt anlamlı kelimeler, Bulwark kelime anlamı

Attack : Vurmak. Dil uzatmak. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Saldırıda bulunmak. Sayı yapmak üzere karşı takım kalesine doğru genellikle topluca girişilen eylem. Eleştirmek. Akın. Hücum etmek. Hücum. Uğraşmak.

Bulwark ingilizce tanımı, definition of Bulwark

Bulwark kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To secure by fortification. A bastion or outwork. A rampart. To fortify with, or as with, a rampart or wall. To protect. A fortification.