Suyolu nedir, Suyolu ne demek

Suyolu; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Sutaş
  • Bazı kâğıtların dokusunda bulunan, ışığa tutulduğunda görülebilen çizgi, resim veya yazı, filigran.
  • Kâğıt üzerine konulan noktaların aralarını çizgilerle birleştirerek oynanan bir çocuk oyunu.

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Oda içinde küçük banyo, gusulhane.

Çizgi, yol (kumaş deseni için).

Komşu bağ ve bahçelerinden geçen suyolunu izlemek amacıyla kullanılan gelip geçme hakkı.

Teknik terim anlamı:

Örme fanila ya da süvetere yapılan derin çizgi biçiminde motif. (Yalvaç Isparta).

Suyolu hakkında bilgiler

Filigran veya suyolu, bazı kâğıtların dokusunda bulunan ve ışığa tutulduğunda görülebilen resim veya yazı. Banknotlarda, posta pullarında ve devlete ait resmî belgelerde kalpazanlığı önleme amacıyla sıkça kullanılmaktadır.

Suyolu anlamı, tanımı

Yol : Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik. Bir amaca ulaşmak için başvurulması gereken çare, yöntem. Kumaşta bulunan çizgi. Kez, defa. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer. İçinden veya üstünden bir sıvının geçtiği, aktığı yer. Hile, tuzak. Düğünde, oğlanevinin kızevine verdiği para, mal veya armağan. Davranış, tutum, gidiş veya davranış biçimi. Uyulan ilke, sistem, usul, tarz, tarik. Yolculuk. Genellikle yerleşim alanlarını birbirine bağlamak için düzeltilerek açılmış ulaşım şeridi. Gaye, uğur, maksat. Gidiş çabukluğu, hız

 

Çizgi biçimi : Çınlanım eğrisinin, bu eğriyi oluşturan sıklıklara bağlı olarak biçimlenmesi.

Çocuk oyunu : Çocukların oynadığı oyun. Basit ve sıradan bir olay veya durum.

Kullanılmak : Kullanma işine konu olmak.

Çizgi resim : Yalnız çizgilerle yapılmış resim.

Kullanılma : Kullanılmak işi.

Filigran : Suyolu.

Kalpazan : Sahte para basan veya piyasaya süren kimse. Yalan ve hile ile iş gören kimse.

Isparta : Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Süveter : Genellikle altına gömlek veya bluz giyilen kolsuz kazak.

İzlemek : Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.

Banknot : Kâğıt para.

Önleme : Önlemek işi.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Noktal : Formülü C10H13BrN2O3, mol kütlesi 189 g, e.n. 178 °C olan, beyaz toz halde, bir çeşit uyuşturucu madde.

Devlet : Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk. Büyüklük, mevki. Talih.

 

Fanila : Genellikle ince pamuk ipliğinden dokunmuş, ten üzerine giyilen iç çamaşırı. Yumuşak yünden örülmüş veya dokunmuş, hafif ve gevşek (kumaş).

Yalvaç : Peygamber. Isparta iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Suylakesim anlamı nedir?

İngilizce'de Suylakesim ne demek ? : hydrolysis