Duct türkçesi Duct nedir

  • Akak.
  • Tüp.
  • Oluk.
  • Düet.
  • Guddelerden salgıları akıtan arna.
  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Suyolu.
  • Geniş çaplı boru.
  • Mecra.
  • Kanal.
  • Boru.
  • İçinden tel ya da kabloların geçtiği kanal.

Duct ile ilgili cümleler

English: I was told my tear duct was blocked.
Turkish: Bana gözyaşı kanalımın tıkandığı söylenildi.

English: When the police entered the basement, they found Tom tied to a chair with duct tape over his mouth.
Turkish: Polisler bodruma girdiğinde Tom'u ağzında bir koli bandıyla bir sandalyeye bağlı buldular.

English: Tom's mouth was taped shut with duct tape.
Turkish: Tom'un ağzı bir koli bandıyla bantlanarak kapatılmıştı.

English: A conductor directs an orchestra.
Turkish: Bir orkestra şefi bir orkestrayı yönetir.

English: A person's beauty is their conduct in society.
Turkish: Bir insanın güzelliği çevresindekilere olan iyi davranışlarıdır.

Duct ingilizcede ne demek, Duct nerede nasıl kullanılır?

Bile duct carcinoma : Karaciğerde safra kanalcık epitelinden köken alan kötücül tümör, kolanjiyokarsinom, kolanjiyohücresel karsinom. özellikle köpek ve kedilerde rastlanır. Safra kanalı karsinomu.

Gartners duct cyst : Vulvadaki wolf kanalları kalıntısının tıkanarak kistleşmesi. Gartner kanalı kisti.

Mesonephric duct cysts : Mezonefrik tubulus ve kanal kistleri. Mezonefroz kalıntılarından oluşan parovaryan kistler. kısaca parovaryan kistleri de denir. mezonefrik duktus ve tubulusları dişi fetüste dejenerasyona uğrar.

 

Pancreatic duct obstruction : Doğuştan pankreas kanalının bulunmaması, pankreas taşları ve pankreatitis gibi nedenlerle oluşan kanal tıkanması. önce pankreasın genişlemesine, sonraki dönemlerde ise asinus atrofisine neden olur. Pankreas kanalı tıkanması.

Parotid duct transposition : Parotis kanalı transpozisyonu. Kuru göz hastalığının tedavisinde parotis kanalının ameliyatla göz kapakları içine taşınması.

Cable duct : Kablo büzü. Kablo kanalı. Kablo oluğu.

Alveolar duct : Alveoler kanal. Tamamen alveol bulunduran uzun hava yolu.

Acoustic duct : (anatomi terimi) dış kulak yolu kanalı. Akustik kanal.

Conductor duct : İletken arna. İletken kanal.

Wolffian duct structures : Testislere bağlı erkek üreme sistemi içerisinde gelişen embriyonik yapılar (kaspar friedrich wolff'tan sonra ismlendirilen). Wolffian tüp veya kanal yapıları.

İngilizce Duct Türkçe anlamı, Duct eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Duct ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dike : Etrafına set çekmek. Hendek. Hendek açmak. Şedde. Sevici kadın. Duvar. Ark. Set çekmek. Lezbiyen. Kazmak.

Passageway : Koridor (ingiliz ingilizcesi). Geçiş yolu. Pasaj. Geçiş yeri. Koridor hol veya pasaj gibi geçiş için dar yol. Koridor. Aralık. Geçit.

Acid proof : Asit geçirmez. Aside dayanıklı. Ekşite dirençli. Asite dirençli.

Corrugation : Buruşturma. Kıvrık. Kırışık. Kırıştırma. Dalga. Kırışma. Yiv. Ondüle. Ondülasyon.

 

Canaling : Ark. Yapay suyolu. İçinden sinir geçen yol. İçinden damar geçen yol. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Oyuk. Ocak oluğu. İçinden sıvı geçen yol.

Alimentary canal : Sindirim kanalı. Sindirim tüpü. Sindirim işlevinin gerçekleştiği ağız, yutak, yemek borusu, mide, ince ve kalın bağırsaklar ve anüsle sonlanan yapı, kanalis alimentaryus. Sindirim aygıtı. Sindirim borusu. Yemek borusu. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sindirim ile görevli olan ve ağızdan anüse kadar uzanan tüp şeklindeki yapı. sindirim borusu. Hazım borusu. Beslenme borusu.

The tube : Metro. Tüp içine koymak. (argo) tüp. Televizyon. İnce etli boru. Tv. Tulum. Tünel. Tv tüp.

Clarioning : Açık. Davulla zurnayla duyurmak. Berrak ve tiz ses. Boru sesi. İlan etmek. Duyurmak. Boru ile çalınan müzik. Vazıh. Temiz.

Dykes : Hendek. Etrafına set çekmek. Lezbiyen. Duvar. Siper. Bent. Kazmak.

Tear duct : Gözyaşı arnası. Gözyaşı kanalı.

Duct synonyms : aqueductus cerebri, epithelial duct, sylvian aqueduct, canal of schlemm, plant part, tracheophyte, cartilaginous tube, laticifer, salivary duct, schlemm's canal, hepatic duct, nasolacrimal duct, inguinal canal, digestive tube, cerebral aqueduct, lactiferous duct, gi tract, plant structure, canalis inguinalis, vas deferens, tanks, vertebral canal, bile duct, weeper, canalis vertebralis, clarioned, haversian canal, ampulla, gas cylinder, conduit, cleft, featuring, ductule.

Duct ingilizce tanımı, definition of Duct

Duct kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any tube or canal by which a fluid or other substance is conducted or conveyed.