Canaling türkçesi Canaling nedir

  • Oyuk.
  • Yapay suyolu.
  • İçinden sinir geçen yol.
  • İçinden damar geçen yol.
  • Suyolu.
  • İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz.
  • İçinden sıvı geçen yol.
  • Kanal.
  • Ark.
  • Ocak oluğu.

Canaling ingilizcede ne demek, Canaling nerede nasıl kullanılır?

Canalicular : Küçük bir kanal veya tüple alakalı.

Canaliculate : Boylu boyunca devam eden bir veya daha fazla yivi veya oluğu olan.

Canaliculation : Çentik veya diş yapımı. Yiv veya oluk yapımı.

Canalicules : Kanalcıklar.

Canaliculisation : (tıp) vücuttaki küçük kanalın gelişimi. Her dokudaki küçük kanalların oluşumu (ayrıca canaliculization).

Canaliculization : (tıp) vücuttaki küçük kanalın gelişimi. Her dokudaki küçük kanalların oluşumu (ayrıca canaliculisation).

Canaliculus bilifer : Kanalikulus bilifer. Safra kanalcıkları. Karaciğer epitel hücrelerinde yapılan safranın iletilmesini sağlayan, interselüler safra kanalcıklarının özel bir duvarına sahip olmayan, epitel hücrelerinin oluklaşan yüzlerindeki kanalcıklar, kanalikulus bilifer, duktuli alveolares, duktuli biliferi.

Canaliculus : Yiv. Kanalikül. Oluk. Küçük kanal, kanalcık. Kanalikülit. Vücuttaki küçük kanal (anatomi terimi). Kanalcık. Kanalikulus.

Canalis neuralis : Embriyoda ektodermin oluklaşmasıyla oluşan kanal. Sinir kanalı.

 

Canalis alimentarius : Sindirim kanalı. Kanalis alimentaryus.

İngilizce Canaling Türkçe anlamı, Canaling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Canaling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Culverts : Elektrik kablo borusu.

Canals : Kanallar.

Dike : Etrafına set çekmek. Şedde. Hendek. Set. Siper. Süslemek. Set çekmek. Duvar.

Digue : Bent.

Duct : Akak. İçinden tel ya da kabloların geçtiği kanal. Guddelerden salgıları akıtan arna. Oluk. Düet. Geniş çaplı boru. Tüp. Mecra.

Dykes : Duvar. Set. Bent. Kazmak. Etrafına set çekmek. Lezbiyen. Hendek. Siper.

Alcove : Hücre gibi ve kapısız ufak oda. Kayalar arasında nehir çukuru. Cumba. Yüklük. Küçük bölüm. Niş (duvarda bulunan). Hücre. Kameriye. Yataklık.

Caverns : Büyük ve derin mağara. İn. Kavern. Kayalık yamaçlardaki veya kaya diplerindeki kovuklar. Geniş yeraltı açıklığı. Patolojik doku boşluğu. Boşluk. Mağara. Büyük mağara.

Runnel : Oluk. Sel yanıltısı. Sel sularının ya da yüzeyi kaplarcasına akan selinti sularının oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar. Çay. Yarıntı. Küçük akarsu. Uzak kıyı tabanında akıntı ile oluşan oluklar. Dere.

Alcoves : Hücre gibi ve kapısız ufak oda. Niş (duvarda bulunan). Girinti. Çardak. Cumba. Kayalar arasında nehir çukuru. Yüklük. Kameriye. Yataklık.

Canaling synonyms : antrum, cavitations, cacophonous, aquila, conduits, dyke, canalis, concave, cavitation, fielding, conduit, diked, canal, cavern, culvert, channel, concaves, caverning, chamfer, runnels, cavities, canaller, manipulation, cavity, couloir, canallers, touching, jangly, cacophonic, chute, chutes, coulisse, touch.

 

Canaling zıt anlamlı kelimeler, Canaling kelime anlamı

Euphonious : Ahenkli. Hoş sesli. Sesi kulağa hoş gelen.

Loading : Ek maliyet. Yük. Şarj. Yükleme. Film takma. Yeni yakıt unsurlarının reaktör kalbine konulması. Sürşarj. Satış fiyatına idare faiz ve satış benzeri masrafların eklenmesi. Satış ve benzeri masrafların eklenmesi. Gümrük, madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır.

Unloading : Malı, gemiden ya da getiren başka taşıttan boşaltma. Malı taşıtından dışarı çıkarma. Yüksüzleştirme. Tahliye etme. Boşaltma. Gümrük, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yükünü indirme. Tahliye. Yükünü boşaltma. Yükün kaldırılması.