Runnel türkçesi Runnel nedir

  • Ark.
  • Küçük akarsu.
  • Çay.
  • Uzak kıyı tabanında akıntı ile oluşan oluklar.
  • Dere.
  • Sel sularının ya da yüzeyi kaplarcasına akan selinti sularının oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.
  • Oluk.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Sel yanıltısı.
  • Yarıntı.

Runnel ingilizcede ne demek, Runnel nerede nasıl kullanılır?

Runnels : Ark. Uzak kıyı tabanında akıntı ile oluşan oluklar. Sel yanıltısı. Dere. Çay. Oluk. Küçük akarsu.

Trunnel : Gemi yapımında kullanılan bir kalas. Ağaç çivi. Kavela.

Trunnels : Gemi yapımında kullanılan bir kalas. Kavela. Ağaç çivi.

Runner : Sürüngen sap. Kızak demiri. Yol halısı. Çığırtkan. Ulak. Simsar. Atletizm, madencilik alanlarında kullanılır. Çark. Koşu dalındaki yarışlara katılan atlet. Çalıfasulyesi.

Runner bean : Çalıfasulyesi. Çalı fasulyesi.

Runner up : İkinci (yarış). Yarış ikincisi. İkinci gelen takım. İkinci gelen yarışmacı. İkinci gelen kimse.

Runners : Haberci. Saban demiri. Atlet. Dağıtıcı. Ulak. Çark. Kaçakçı. Yarış atı. Koşucu. Çığırtkan.

First runner up : Bir müsabakada ikinci olan takım veya oyuncu.

Blockade runner : Ablukayı aşmaya çalışan gemi. Ablukayı yaran kimse. Abluka kaçağı.

First runner : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Öncelik oynatımına ayrılmış sinema. İlk koşucu. Öncelik (oynatımı) sineması.

 

İngilizce Runnel Türkçe anlamı, Runnel eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Runnel ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Glen : Dar vadi. Küçük vadi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri. Vadi. New york eyaletinde yerleşim yeri.

Air route : Havayolu. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı. Uçuş rotası.

Brooking : Irmak. Su. Dayanmak. Çekmek. Kaldırmak. Tahammül etmek. Katlanmak.

Conduit : Kablo borusu. Su yolu. Mecra. Suyolu. Yol. Boru. Nakil boru hattı. Avgın. Arna. Kanal.

Rill : Derecik.

Abrasion platform : Dalga aşındırma düzlüğü. Aşınan ve karaya doğru gerileyen bir yalı yarın yerinde oluşan, denize doğru azıcık eğimli yerey. Dalga aşındırması düzlüğü.

Creek : Küçük bir körfez veya liman. Koy. Irmak kolu. Med-cezir kolu. Küçük körfez.

Duct : Akak. Suyolu. Geniş çaplı boru. Boru. Tüp. Düet. Guddelerden salgıları akıtan arna. İçinden tel ya da kabloların geçtiği kanal.

Canaller : İçinden damar geçen yol. Ocak oluğu. Yapay suyolu. Suyolu. İçinden sinir geçen yol. Oyuk. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. İçinden sıvı geçen yol. Kanal.

Canal : Kanal. İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Suyolu. Yapay suyolu. İçinden damar geçen yol. İçinden sıvı geçen yol. Arna. İçinden sinir geçen yol. Ocak oluğu. Oyuk.

Runnel synonyms : abandoned meander, cleft, run, dikes, bournes, digue, afforestation, chases, drainpipe, streamlet, branches, brooklet, aboriginal population, eaves trough, corrugation, adventife cone, runnels, agrarian geography, canals, aluvial terrace, canaling, agricultural production, chute, brook, chase, ravines, rivulet, canallers, channel, dales, aluvial coast, culvert, agricultural co operative.

 

Runnel ingilizce tanımı, definition of Runnel

Runnel kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A rivulet or small brook.