Trunnels türkçesi Trunnels nedir
Trunnels ingilizcede ne demek, Trunnels nerede nasıl kullanılır?
Trunnel : Kavela. Ağaç çivi. Gemi yapımında kullanılan bir kalas.
Democratic frontrunner : Demokratik favori. Demokratik parti'nin adaylık için önde giden aday adayı (siyaset). Önde giden demokrat aday adayı.
Frontrunner : En önde koşan. Önde giden. Bir yarışmada önde giden kimse. Lider.
Outrunner : Uzantı. Dal. Önden gelen. Filiz. Köpek sürüsünün lideri köpek. Önde koşan. Arabanın yanında koşan eskort.
Trunnion : Burç. Mafsal. Muylu. Tapa. El fren mili somunu. Koşum takımı somunu. Silindir yatağı. Top muylusu. Tıkaç.
Trunnions : Top muylusu.
Truncate : Tepesi kesik. Kesmek (bilgisayar). Tepesini. Tepesini kesmek. Kısaltmak. Kırpmak. Parçasını kesmek. Ucunu kesmek. Kesmek.
Truncate pyramid : Kesik piramit.
Truncated : Trunkat. Kesilen. Tepesi kesili. Kesik. Devrilen. Koparılan. Tepesi kesik. Budanan. Yassı. Organı alınan.
Truncated cone : Üst kısmı olmayan koni. Kesik koni.
İngilizce Trunnels Türkçe anlamı, Trunnels eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trunnels ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Trenail : Tahta kazık. Tahta kanca.
Cut into : Söze karışmak. Kesintiye uğratmak. Kısaltmak. Azaltmak. Ayırmak. Karışmak. Dalmak.
Perforate : Sıralı delik açmak. Nüfuz etmek. Delik açmak. Delgi. Bir dizi delik açmak. Delmek. İçinden geçmek. Delikli yapmak. İçine işlemek. Delikli.
Turn over : Döndürmek. Havale etmek. Takla atmak (araba). Çevirmek (sayfa). Teslim etmek. Çevirmek. Alıp satmak (mal). Ele almak. Dönmek. (motor vb) en düşük hızda çalışmak.
Delve : Araştırmak. Kazmak. Arayıp taramak. Derinlemesine araştırmak. Bellemek. Altüst ederek aramak.
Burrow : Bir mağarada gizlenmek. Oyuk açmak. Tünel kazmak. Yuva yapmak. Kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Çukur kazmak. Saklanmak. Delik açmak. (çukur) kazmak.
Dig : Tutmak. Yemeğe girişmek. Ç.pansiyon. Hafriyat yapmak. Çukur açmak. Anlamak. Kazı yeri. Lojman. Yurt. Kazmak.
Marlinespike : Tel açmak için kullanılan demir çubuk. Kavilya.
Cottar : İğne. Rençper. Çiftlik işçisi. Köylü çiftçi. Kiracı çiftçi.
Nogs : Hımış. Ahşap takoz. Takoz. Ağaç kama. Alkol oranı yüksek bira. Çok alkollü bira (ingiliz ingilizcesi).
Trunnels synonyms : trunnel, nog, treenail, dowel, marlinespikes, penetrate.
Trunnels zıt anlamlı kelimeler, Trunnels kelime anlamı
Inexactness : Hatalı olma. Tam doğru olmama. Yanlışlık.
False : Sadık olmayan. Yanlış. Hain. Yalandan yapılan. Sahte. Falsolu. Taklit. Yapmacık. Düzmece.
True : Tam. Som. Düzeltmek. Sadık kalarak. Halis. Geçerli. Hakiki. Katışıksız. Samimi.
Trunnels antonyms : falsity.

Bu kısımda Trunnels kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trunnels ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trunnels anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trunnels ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.