Rill türkçesi Rill nedir
Rill ile ilgili cümleler
English: Ali doesn't look thrilled.
Turkish: Ali heyecanlanmış görünmüyor.
English: A reporter is interviewing Dr. Patterson about Koko, a talking gorilla.
Turkish: Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.
English: A grill puts out a lot of heat.
Turkish: Bir ızgara çok ısı yayar.
English: A brilliant future lay before him.
Turkish: Parlak bir gelecek onun önünde uzanıyor.
English: Albert Einstein is considered one of the most brilliant minds of the twentieth century.
Turkish: Albert Einstein Yirminci yüzyılın en parlak zihinlerinden biri olarak kabul edilir.
Rill ingilizcede ne demek, Rill nerede nasıl kullanılır?
Rille : Derecik. Çay.
Rilling : Çay. Dere. Derecik.
Rills : Dere. Derecik. Çay.
Adrenergic nerve fibrille : Adrenerjik sinir telciği. Uçlarından adrenalin veya noradrenalin çıkaran sempatik sistemin sinir telcikleri.
Air drill : Havalı sondaj.
Barilla : Deniz yosunundan elde edilen alkalin. Kül yosunu. Yosun sodası. Bolivya kalay derişintisi.
Air drilling hammer : Delici havalı çekiç.
Aperture grille : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. En yeni renkli almaçlarda, eleğin yerini alan, 60 cm'lik görüntülük için düşey sıralanmış 650 telden oluşan ızgara. Renk ızgarası. Açıklık ızgarası. (trinitron monitörlerde) ekran ve elektron tabancaları arasında katot ışın tüpünün içinde bulunan bir dizi dikey metal teller (elektron tabancaları tarafından yayılan ışınlarını yönlendirme ve filtreden geçirme görevi vardır).
Banderilla : Matadorların boğaya attıkları iğneli çubuklar. Boğa güreşi sırasında boğanın boynuna ve sırtına saplanan süslü dikenli sivri mızrak.
Arms drill : Silah talimi.
İngilizce Rill Türkçe anlamı, Rill eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Rill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dingle : Küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri. Ağaçlıklı küçük dere.
Dale : Geniş vadi. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Vadi. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Küçük vadi.
Dingles : Ağaçlıklı küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri.
Creeks : Koy. Küçük körfez.
Eaves trough : Saçak oluğu. Yağmur deresi.
Runnel : Oluk. Küçük akarsu. Ark. Uzak kıyı tabanında akıntı ile oluşan oluklar. Yarıntı. Sel yanıltısı. Sel sularının ya da yüzeyi kaplarcasına akan selinti sularının oluşturduğu, eğim aşağı uzanan ince, az derin, oluk biçimli çukurlar.
Brooked : Tahammül etmek. Dayanmak. Irmak. Su. Katlanmak. Kaldırmak. Çekmek.
Watercourse : (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Ana suyolu. Suyolu. Akarsu çığırı. Nehir yatağı. Akarsu ya da kanal. Su yolu. Yatak.
Rill synonyms : streamlet, runlet, branches, rivulets, rille, bourns, stream, glen, brooklet, streamlets, bourne, rills, runlets, rivulet, bournes, creek, run, bourn, dales, branch, brooklets, brooking, rilling, beck, channel, brook.
Rill ingilizce tanımı, definition of Rill
Rill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To run a small stream. A very small brook. A streamlet.

Bu kısımda Rill kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Rill ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Rill anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Rill ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.