Runlet türkçesi Runlet nedir

Runlet ingilizcede ne demek, Runlet nerede nasıl kullanılır?

Runlets : Çay. Derecik. Dere.

Runless : Koşusuz. Serisiz.

Run a blockade : Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Bir kuşatmadan kaçmak. Ablukayı yarmak. Bir ablukadan kaçınmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : Çekip çevirmek. İşi çekip çevirmek. Bir işi yönetmek. İşi yönetmek.

Run along : Gitmek. Boyunca gitmek. (bir yeri) terketmek. Uzanmak. (bir yerden dışarı) çıkmak veya gitmek. Geçinmek.

Run a risk : Tehlikeyi göze almak. Riske girmek. Tehlikeye girmek. Rizikoya girmek.

Run after : Peşinde koşmak. Arkasından koşuşturmak. Peşinden koşmak. Arkasından koşmak. Kovalamak.

Run about : Öteye beriye koşmak. Koşuşmak. Koşuşturmak.

Run against : Çarpmak. (seçimlerde) yarışmak. İle karşılaşmak. Uğramak. Yarış halinde olmak. Rakip olmak. Zıt düşmek. Aksine gitmek. -e çatmak. Çatmak.

İngilizce Runlet Türkçe anlamı, Runlet eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Runlet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Branches : Şuabat. Şube. Branş. Kol (bitki). Soy ağacındaki yer. Şubeler. Kol. Göbek. Dal.

Creek : Med-cezir kolu. Dere. Irmak kolu. Koy. Küçük körfez. Küçük bir körfez veya liman.

 

Dingles : Ağaçlıklı küçük dere. İrlanda'da yerleşim yeri.

Dumdum : Dumdum kurşunu.

Missile : Ok. Atılan şey. Füze. Merak. Mermi. Güdümlü mermi ve roketi içine alan genel bir terimdir. Kurşun.

Pattern : Gidiş. Desen. Modele göre yapmak. Örnek almak. Örüntü. Patron. Bir ilke ya da baskın öğe çevresinde örgütlenmiş işlevsel bütünlük ya da ortak bir tanımı bulunan çerçeve, bk. biçe, örnekçe, örüntü. Resim. Kopyasını çıkarmak. Model.

Slug : Tembel. Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça. Sert vuruş. İşlenmemiş metal parçası. Sümüklüböcek. Yumruk indirmek. Çok sert vurmak. Kesme kurşun. Sert yumruk ya da darbe. Sahte jeton.

Bourn : Diyar. Su. Hedef. Dere. Memleket. Amaç. Sınır.

Runlet synonyms : rifle ball, code of behavior, rubber bullet, full metal jacket, rille, streamlet, code of conduct, practice, beck, brooklet, dingle, rivulets, branch, brooklets, streamlets, normal, rilling, bourne, universal, brook, rills, cartridge, rivulet, dumdum bullet, brooked, convention, runlets, brooking, projectile, mores, formula, rill, bourns.

Runlet zıt anlamlı kelimeler, Runlet kelime anlamı

Misconception : Yanlış kanı. Kavram hatası. Yanlış yorum. Yanlış anlama. Yanlış fikir. Yanlış kavram. Yanlış kavrama. Kavram yanılgısı.

Runlet ingilizce tanımı, definition of Runlet

Runlet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A brook. Same as Rundlet. A little run or stream. A streamlet.