Slug türkçesi Slug nedir
- Tembel.
- Yumruk indirmek.
- Kütle ölçüsü.
- Sert yumruk ya da darbe.
- Kesme kurşun.
- Yumruklaşmak.
- Sahte jeton.
- Yumruk patlatmak.
- Bir yudum içki.
- Tembellik etmek.
- Negatif kurgusunda eşlemeyi sağlamak ya da çekimlerin gerçek uzunluğunu korumak amacıyla, görüntü ya da ses kuşağının eksik bölümlerinin yerine eklenen kılavuz. çalışma ya da dağıtım eşlemlerinin bozulmuş bölümlerinin yerini almak üzere hazırlanmış parça.
- Jeton.
- Yama.
- Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Sert yumruk.
- Metal kübü.
- Çok sert vurmak.
- Mıymıntı.
- Beysbol topuna kuvvetle vurmak.
- Sert vurmak.
- Birine okkalı bir yumruk atmak.
- Sert vuruş.
- Kabuksuz sümüklüböcek.
- Sümüklüböcek.
- Linotip baskı harf dizisi.
- İşlenmemiş metal parçası.
Slug ile ilgili cümleler
English: I've been sluggish recently.
Turkish: Son zamanlarda tembellik ediyorum.
English: Ali slugged Mary.
Turkish: Ali Mary'ye yumruk indirdi.
English: Do slugs die if you put salt on them?
Turkish: Üstlerine tuz dökülünce sümüklü böcekler ölür mü?
English: Ali's a night owl, but he's very sluggish in the morning.
Turkish: Ali bir gece kuşu ama sabahları çok mıymıntı.
English: He is a sluggish student.
Turkish: O durgun bir öğrenci.
Slug ingilizcede ne demek, Slug nerede nasıl kullanılır?
Common slug : Sülük salyangozu. Karından ayaklılar (gastropoda) sınıfının, akciğerli salyangozlar (pulmonata) takımından kabuğu olmayan ve nemli yerlerde yaşayan türleri olan bir yumuşakça cinsi.
Pear slug : Kiraz sülüğü. Kurtçuk çağında, kiraz, armut, elma, ayva, erik, kayısı yeşil dokularıyle beslenerek yaprak dökülmelerine yol açan, küçük, esmer zarkanatlı.
Slugabed : Çok uyuyan kimse. Geç sögene kadar yatan kişi. Yataktan çıkmayan kimse. Yataktan çıkamayan tembel kimse.
Slugabeds : Çok uyuyan kimse. Yataktan çıkmayan kimse. Yataktan çıkamayan tembel kimse.
Slugfest : Kıran kırana geçen boks maçı. Birsürü iyi vuruş yapılan oyun (beyzbol argosu). Bir sürü fiziksel darbenin olduğu hararetli kavga. Beysbolda çok sayıda iyi vuruşun yapıldığı oyun.
Sluggards : Uyuşuk. Uykucu. Mıymıntı. Miskin. Tembel.
Sluggardly : Miskince. Tembel bir biçimde.
Slugged : Sert darbe yemiş. Sert vurmak. Tembellik etmek. Sert yumruk atmak.
Sluggers : Sert oynayan oyuncu. Ardı ardına yumruk indiren boksör. Yumruğu sert boksör. Boksör. Sert vuran oyuncu. Sert vuran oyuncu (baseball terimi).
Slugger : Sert vuran oyuncu. Boksör. Ardı ardına yumruk indiren boksör. Sert oynayan oyuncu. Sert vuran oyuncu (baseball terimi). Yumruğu sert boksör.
İngilizce Slug Türkçe anlamı, Slug eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slug ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Laze around : Mantara bağlamak. Tembel olmak.
Token : Sahte. Belirti. Hatıra. İşaret. Nominal. Yadigar. Yanıltıcı. İz. Göstermek.
Crawler : Yağcı. Böcek. Tırtıl zincirli makine. Krol yüzücü. Tırtıl zincirli taşıt. Bebek tulumu. Tırtıl. Müşteri bulmak için yavaş ilerleyen taksi. Sürünen.
Bash : Geçirmek. İndirmek. Yumruk. Çarpmak. Şiddetle vurmak. Hızla vurmak. Eğlence. Deneme. Sertçe vurmak.
Bandied : Sağa sola atmak (tenis). Atışmak.
Fribble : Oynamak. Hoppa. Boşa geçirmek. Oyalanmak. Hafifmeşrep. Eğlenmek. Boşa zaman harcamak.
Sleepier : Daha mahmur. Uyku sersemi. Uyuşuk. Uykulu. Daha uykulu. Uykusu gelmiş. Miskin. Çürümeye başlamış. Mahmur.
Sluggards : Miskin. Uyuşuk. Uykucu.
Walloped : Dövmek. Fokurdamak. Bata çıka yürümek. Yenmek. Tepelemek. Pataklamak. Mahvetmek. Dayak. Çok kötü dövmek.
Projectile : Kurşun. Atılan cisim. Büyük hızla atılan ve bu sırada edindiği devinirlik ile devinimini sürdüren nesne. Projektil. Mermi. Fırlatılan. Fırlatıcı. Atıcı. Roket.
Slug synonyms : rubber bullet, full metal jacket, rifle ball, gold brick, helixes, bashes, build up, dronish, drowsiest, slowcoaches, roundhouse, welly, thumped, slugging, drone, a solid blow, bashed, drowsy, sluggish, belt, sleepy, droning, bone idle, slog, jetton, laze, darning, slogged, bullet, dumdum bullet, do little, easy going, sluggard.
Slug zıt anlamlı kelimeler, Slug kelime anlamı
Work : Seğirmek. İş yapmak. Meşgul olmak. İşe yaramak. İşletmek. Üretimi geliştiren en önemli etken; yapılana katılan insan gücü. yapılan işte para ile ölçümlenen insan emeği. Başarılı olmak. Tecimsel nitelikte yapılan işlem ve çalışmalar. verimin sağlanılması için harcanan özdeksel ve tinsel insan gücüne ya da sonucuna verilen ad. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır. Çalıştırmak.
Slug ingilizce tanımı, definition of Slug
Slug kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To load with a slug or slugs. A slow, lazy fellow. Said of a bullet when fired from a gun, pistol, or other firearm. A sluggard. To move slowly. To make sluggish. A drone. As, to slug a gun. To become reduced in diameter, or changed in shape, by passing from a larger to a smaller part of the bore of the barrel. To lie idle.

Bu kısımda Slug kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slug ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slug anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slug ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.