Token türkçesi Token nedir
- Yanıltıcı.
- Kart.
- İz.
- Nominal.
- Belirti.
- Gösterge.
- Hatıra.
- Jeton.
- Mostralık.
- İtibari.
- Andaç.
- Sahte.
- Yadigar.
- Marka.
- İşaret.
- Fiş.
- Hususiyet.
- Göstermek.
- Simge.
Token ile ilgili cümleler
English: He gave me this doll in token of his gratitude.
Turkish: Minnettarlık göstergesi olarak bana bu bebeği verdi.
English: He offered me some money in token of gratitude.
Turkish: Minnettarlık göstergesi olarak bana biraz para verdi.
English: We'd like to give this to you as a token of our appreciation.
Turkish: Bunu size minnettarlığımızın göstergesi olarak vermek isteriz.
English: This is a small token of my gratitude.
Turkish: Bu minnettarlığımı küçük bir göstergesidir.
English: May I present this to you in token of my appreciation?
Turkish: Minnettarlığımın bir ifadesi olarak bunu size sunabilir miyim?
Token ingilizcede ne demek, Token nerede nasıl kullanılır?
Token bus : Paket anahtarlamalı devrelerde kullanılan özel işaretli veri yolu. Andaçlı veriyolu.
Token charging : Markayla ödünç verme. Kitaplıktan kitap alma işleminin marka ile yürütüldüğü düzen.
Token file : Simge kütüğü. Simge dosyası. Alıntı kütüğü.
Token money : İtibari para. Nominal değeri madeninden fazla olan para. Ufak para. Kaime. Günlük alışverişlerde kolaylık sağlamak amacıyla yetkili kurumların darphaneye bastırdığı madeni para. İtibarlı para. İtibarı para. Bozuk para. Yapıldığı maddenin değeri sıfır veya çok düşük olan para.
Token object : Jeton nesnesi.
Token ring interface coupler : Simgeli halka arabirimi bağlayıcısı.
Early token release : Erken simge gönderme.
Token ring network : Simgeli halka ağı.
Token ring adapter : Simgeli halka bağdaştırıcısı.
Token strike : Uyarı grevi. İkaz grevi.
İngilizce Token Türkçe anlamı, Token eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Token ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Foretokening : İhtar.
Indicator : Bir niceliği ölçen bir aygıtın, bu niceliğin belli bir birime göre değerini gösteren parçası. Bir çevre biriminde ya da işletmen masasında herhangi bir ışıklı uyarıcı ya da başka bir gösterici öğe. Belirli bir kimyasal özdeğin var olup olmadığını, örneğin belli bir renk vererek gösteren özel ayıraç. Gösterici. Müşir. Ortamın hidrojen iyon konsantrasyonuna göre renk değiştiren zayıf organik asit veya bazlar, indikatör. yemlerde doğal olarak bulunan, sindirim kanalından çok az emilen, gerçekte gübrede değişmemiş olarak tamamen bulunabilen, lignin, kromojen, silisyumdioksit, slika gibi dış indikatörler veya krom oksit, demir oksit ve baryum sülfat gibi iç indikatörlerle teorik sindirilebilirlik ve kuru madde tüketimini hesaplamada kullanılan maddeler. bulunduğu yerin niteliği hakkında bilgi veren işaretleyici, markır. üç şekilde kullanılabilir. kromozomda yeri ve işlevi bilinen bir genin, başka bir genin haritalanmasında. antijenik belirteç olarak hücre tiplendirmesinde. dna, rna veya protein belirteçler, bilinen uzunlukta veya nitelikte parçacıklar olup çözümlemelerde kullanılabilir. Bir tepkimenin sonlanışını keskin renk değişimiyle gösteren özdek. Belirteç. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, fizik, kimya, madencilik, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bildirici.
Speciality : Teferruat. Spesiyalite. Özel nitelik. Özel ürün. İhtisas. Özellik. -e özgü şey. Özgü şey. Özgüllük.
Double hearted : Çift kalpli. Yanlış yönlendiren. Sahte bir kalbi olan. İki kalbi olan. Hain. İhanet eden. Aldatıcı. Kandıran. Aldatan.
Epitomes : Öz. Örnek. Somut örnek. Misal. İdeal. Özet.
Clues : Şipka. İpuçları. İpucu. Hamak ipi. Yumak. Topak. Anahtar.
Reminiscence : Anımsama. Hatırlatan şey. Hatıralara dalma. Ç.anılar. Andırma. Anımsanan şeyler. Hatırat. Anı. Hatırlama.
Idiosyncrasy : İdiyosenkrazi (medikal tıp terimi). Huy. Mizaç. Aşırı duyarlılık. Kişiye ait özellik. Yapısal özellik. Yaradılış. Kişisel özellik. Özellik.
Embodiments : Tecessüm. Ta kendisi. Cisimleşme. Bir şeyin somut hali. Somutlaşma. Şekillenme. Somut örnek. Cisimleştirme.
Apparent : Açık. Görünür. Görünüşte. Belirgin. Belli. Besbelli. Göze çarpan. Anlaşılır. Görünüşte olan. Kolaylıkla görülür.
Token synonyms : party favor, physical object, party favour, love token, brand name, clinic, augury, illusive, manifestation, birthmarks, misleading, cachet, slug, brummagem, indices, bastardly, clinics, intimacies, tokening, illusory, characters, notional, plug, trophies, clueing, cardboard, keepsakes, characteristic, ensign, greeting card, foretoken, evidences, embodiment.
Token zıt anlamlı kelimeler, Token kelime anlamı
Maximal : En fazla. Enbüyük. Büyükçe. En büyük. Azami. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. Maksimal.
Maximum : En büyük. En yüksek. En çok. Bir işlevin belirli bir noktada, yakınlarına göre en büyük değerini aldığı nokta; işlevin dorukta türevi sıfır olur. Bir değişkenin alabileceği en yüksek değer, enb. En yüksek derece. Zamana bağlı olarak değişmekte olan bir niceliğin eriştiği en büyük değer. güneşte leke bolluğunun en çok olduğu, bir değişen yıldızın en parlak olduğu zamanlardaki değerler vb. Maksimum. En fazla. Bilişim, biyoloji, fizik, kimya, uzay alanlarında kullanılır.
Token ingilizce tanımı, definition of Token
Token kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Something intended or supposed to represent or indicate another thing or an event. In a Jacquard loom, a colored signal to show the weaver which shuttle to use. To betoken. A sign. As, the rainbow is a token of God`s covenant established with Noah. A symbol.

Bu kısımda Token kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Token ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Token anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Token ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.