Walloped türkçesi Walloped nedir

Walloped ingilizcede ne demek, Walloped nerede nasıl kullanılır?

Walloper : Polis memuru (argo terim). Kocaman yalan. Açık ara galip gelen. Büyük yalan. Çok aşırı darbe vuran.

Wallopers : Kocaman yalan. Açık ara galip gelen. Çok aşırı darbe vuran. Büyük yalan. Polis memuru (argo terim).

Pack a wallop : Yumruğu oturtmak. (enerji vermek vb.) uçurmak. Güçlü bir etkisi olmak.

Wallop : Mahvetmek. Bata çıka yürümek. Çok kötü dövmek. Dövmek. Fokurdamak. Pataklamak. Sert vurmak. Tepelemek. Yenmek. Sert vuruş.

Walloping : Kuyruklu (yalan vs.). Çok büyük. Büyük. Döven. Kocaman.

Wallow : Çimmek. Yuvarlanmak. Debelenmek. Ağnamak. Ağnak. Çamurda yuvarlanmak. Yuvarlanma (içinde). Zevklenmek. Acı çekmek. Yuvarlanma.

Wallow in : İçinde yüzmek. Ağnamak. Çamurda yuvarlanmak. Yuvarlanmak. Çamura bulanmak.

Wallops : Tepelemek. Dayak. Pataklamak. Yenmek. Fokurdamak. Dövmek. Bata çıka yürümek. Sert vurmak. Mahvetmek. Çok kötü dövmek.

Wallow in money : Para içinde yüzmek.

Codswallop : Saçmalık. Zırva.

İngilizce Walloped Türkçe anlamı, Walloped eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Walloped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Hit : Rastgelmek. Kılıçoyunu yarışmalarında, geçerli bir dürtüş ya da vuruşla elde edilen sonuç. (buna göre, kendisine geçerli bir vuruş ya da dürtüş yapılmış oyuncu bir sayı alır. erkeklerde beş, kadınlarda dört sayı almış oyuncu yeniktir.). Çarpma. Yumruk atmak. İsabet etmek. Sarsmak. Bulmak. Ulaşmak. İsabet ettirmek. Olmak.

Clobbering : Eleştirmek. Benzetmek. Acımasızca dövmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Öldüresiye dövmek. Marizlemek. Eşek sudan gelene kadar dövmek. Dayak atmak.

Barbarizing : Barbarlaştırmak. Kabalaşmak. Bozmak. Barbarlaşmak.

Baste : Erimiş yağ dökmek. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Sopa atmak. Yağlamak. Dayak atmak. Paylamak. Teyellemek. Azarlamak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne).

Corporal punishment : Beden cezası. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. Dayak cezası. Bedensel ceza. Bedeni ceza. İşkence. Cismani ceza. Fiziksel ceza. Dövme, aç ya da susuz bırakma, ayakta bekletme gibi bedene güçlük ve sıkıntı vermek yoluyla uygulanan ceza.

Boil : Haşlanmak. Kaynama çekidi. Kaynatma. Kaynamak. Kaynatmak. Fokurdatmak. Çıban. Haşlamak. Kaynama. Pişmek.

Defeat : Nihayet vermek. Aşmak. Bozgun. Yenilgiye uğrama. Yenilgi. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmada yenilmiş olma durumu. Mat etmek. Boşa çıkarmak. Bozguna uğratmak.

Slugging : Tembellik etmek. Tembellik etme. Sert yumruk atmak.

Belaboured : Saldırılmış. Üzerinde fazla durmak. Çok uzatmak. Pataklanmış. Benzetilmiş. Benzetmek. Kötü dövülmüş. Uzatmak.

Slugs : Sert yumruk. Mıymıntı. Tembel. Sert vuruş. Birine okkalı bir yumruk atmak. Çok sert vurmak. Yumruklaşmak. Kesme kurşun. Kütle ölçüsü.

 

Walloped synonyms : flounders, belabors, chastise, bankrupt, intumesce, hilling, beating, get the better of, bankrupting, beating up, spit, flounder, beat, overcome, slog, boil up, annihilated, chastisement, barbarise, slogged, clobber, bear the bell, beatings, whack, become worn, smash, beat out, buffetings, batters, belabor, batter, spits, beggaring.

Walloped zıt anlamlı kelimeler, Walloped kelime anlamı

Cross eyed : Şaşı.

Loser : Mağlup. Başarısız kimse. Başarısız insan. Yenilen. Hayatı kaymış. Ezik kimse. Kaybeden. Zarar eden kimse. Kaybeden kimse. Boş adam.