Dayak nedir, Dayak ne demek
- Bir insanı veya bir hayvanı dövme işi, sopa, patak, kötek

- Evlerin kapısının açılmaması için kapının arkasına konulan kol, destek, sürgü.
- Bir şeyin yıkılmaması için dayanan ağaç, destek, payanda.
"Dayak" ile ilgili cümle
- "Evimin dayağı, direğisin kara oğlum." - E. Işınsu
Yerel Türkçe anlamı:
Dayak, dövme
Destek.
Destek.
Merdiven.
Kalınca, uzun sopa, baston, asa.
Kağnı ve dört tekerlekli arabalarda oku yukarda tutmaya yarayan ağaç destek.
Evlerin kapısının açılmaması için, kapının arkasına konulan ağaç kol, takoz.
Bir yükü yalnız başına sararken kullanılan yük dayamaya yarayan ucu çatallı, kalınca ağaç.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Bir yapının yıkılmaması için yapıya dayatılan destek.
Diğer sözlük anlamları:
Mesnet, dayanılacak şey
Bilimsel terim anlamı:
yapıcılık: Yıkılma olasılığı gösteren yapıları desteklemek için kullanılan ağaç, demir, beton... direk. 2 -bk. dayanak.
İngilizce'de Dayak ne demek? Dayak ingilizcesi nedir?:
sleeper, sprag, contre-fiche
Fransızca'da Dayak ne demek?:
appui
Dayak anlamı, kısaca tanımı:
Dayak atmak : Dövmek, sopa ile dövmek.
Dayak cennetten çıkmıştır : "dayağın yola getirici bir etkisi vardır" anlamında kullanılan bir söz.
Dayak yemek : Dövülmek.
Dayağa idmanlı olmak : Dayak yemeye alışmış olmak.
Dayak arsızı : Dayaktan korkmaz olmuş, dayak yemeye alışmış (kimse), tokat arsızı.
Dayak düşkünü : Dayağa layık olan, dövülmeyi hak eden (kimse).
Dayak kaçkını : Dayak yemeye alışmış, dayaktan korkmayan (kimse).
Meydan dayağı : Ceza olarak açıkta ve kalabalık içinde suçlulara atılan dayak.
Sıra dayağı : Kişileri ayrım gözetmeksizin sırayla tek tek dövme.
Duvar dayağı : Yıkılmaması için duvara eğik olarak konulan destek ağaç.
Dayaklama : Dayaklamak işi.
Dayaklamak : Kapıyı bir destekle arkasından kapamak, sürgülemek. Yıkılmaması için bir şeye destek koymak.
Dayaklanmak : Dayaklama işi yapılmak.
Dayaklı : Dayak atılan.
Dayaklık : Dayağı hak eden (kimse). Destek olarak kullanılan şey.
Temiz bir dayak atmak : Adamakıllı dövmek.
Temiz bir dayak yemek : Adamakıllı dayak yemek.
İnsan : Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı. Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı.
Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Dövme : Dövmek işi. Dövülerek kabuğu çıkarılmış buğday, yarma. Vücut derisi üzerine iğne vb. sivri bir araçla çizilmek ve içine renk veren maddeler konulmak yoluyla yapılmış olan yazı veya resim. Dövülerek yapılan. Kızgın durumdayken dövülerek biçim verilmiş (metal eşya).
Sopa : Kalın değnek. Dayak, kötek.
Patak : Dayak, kötek.
Kötek : Gölge balığı. Sopayla atılan dayak, patak. Baston, sopa.
Yıkılma : Yıkılmak işi.
Dayak vermek : Bedeni kuvvetlendirmek için oruca ara vermek: O bugün orucuna dayak verdi. Destek yapmak
Dayak vurma : yapıcılık: Bir yapının yıkılma olasılığı karşısında bir bölümünü dayaklarla tutturma.
Dayak vurmak : Destek yapmak: Kapının dayağını vurdunmu?
Dayakkesiri : Kabahatli, suçlu: Bu çocuk öyle dayakkesiri ki sorma.
Dayaklanma : Dayaklanmak işi veya durumu.
Dayakpınar : Sivas ilinde, Konakpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Dayaksız : Dayağı olmayan.
Dayak ile ilgili Cümleler
- Ali Mary'ye ölümüne dayak attı.
- Tom'a dayak atıldı.
- Kimse bana dayak atamaz.
- Burada dayak hala var mı?
- Kaba olduğu için o çocuk annesinden dayak yedi.
- Tom'a dayak atmak istiyorum.
- Tom'a dayak atılabileceğini düşünüyorum.
Diğer dillerde Dayak anlamı nedir?
İngilizce'de Dayak ne demek? : [Dayak] n. native person of Borneo (island in the Malay Archipelago)
n. language of the Dayak people
n. beating, thrashing, corporal punishment, whipping, rod, prop, bashing, basting, birching, caning, chastisement, dressing down, drubbing, dusting, flogging, fustigation, hiding, lacing, licking, sock, trimming, wallop, whacking, whaling, the works
Fransızca'da Dayak : action de battre, appui [le], soutien [le], bâton [le], bastonnade [la], raclée [la]
Almanca'da Dayak : n. Keile, Prügel, Schmiere, Wichse, Zunder
Rusça'da Dayak : n. побои (PL), избиение (N), битье (N), подпорка (F), подставка (F), крепление (N), подспорье (N)

Bu kısımda Dayak nedir? Dayak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Dayak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Dayak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.