Bandied türkçesi Bandied nedir

Bandied ingilizcede ne demek, Bandied nerede nasıl kullanılır?

Bandies : Çarpık bacaklı. Yumruklaşmak. Atışmak. Lafa laf koymak. Eğri. Ağız dalaşı yapmak. Sağa sola atmak. Verip veriştirmek. Tartışmak. Öte beriye vurmak.

Bandicoot : Bandikut faresi. Büyü fare. Büyük sıçan (hindistan ve sri lanka'da bulunur).

Bandicoot tick : Haemaphysalis humerosa. Coxiella burnetii’ye vektörlük yapan kene türü.

Bandicoots : Bandikut faresi. Büyük sıçan (hindistan ve sri lanka'da bulunur). Keseli porsukgiller. Büyü fare. Memeliler (mammalia) sınıfının, keseli memeliler (marsupialia) takımının, çok ön dişliler (polyprotodontia) alt takımından, ön ayakları kazıcı, sürüler halinde yaşayan, bir familya.

Banding : Sarma. Süslü kenar şeridi. Bant lekesi. Kuşaklanma (çelik). (dişçilik) dişlere diş köprüsü uygulama işlemi. Kuşaklama (cam). Diş köprüsü uygulama. Köprüleme. Bant geçirme.

One armed bandit : Otomatik satış makinası. Kollu kumar makinesi. Para ile çalışan kollu satış makinası. Slot makinası. Kumar makinası.

Bird banding : Kuş halkalama.

Common bandicoot : Keseli memeliler (marsupialia) takımının, keseli porsukgiller (peramelidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, eti yenen, tazmanya ve avustralya'da toprak altında yaşayan bir tür. Bandikut.

 

Banditti : Haydut. Silahlı soyguncu.

Bandits : Haydut. Silahlı soyguncu. Eşkıya. Haydutlar.

İngilizce Bandied Türkçe anlamı, Bandied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bandied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Brabbles : Ağız kavgası yapmak. Ağız dalaşına girmek. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak.

Slugs : Sümüklüböcek. Linotip baskı harf dizisi. Kütle ölçüsü. Kabuksuz sümüklüböcek. İşlenmemiş metal parçası. Beysbol topuna kuvvetle vurmak. Mıymıntı. Sert yumruk. Bir yudum içki. Tembellik etmek.

Bandies : Tartışmak. Ağız dalaşı yapmak. Sağa sola atmak. Eğri. Verip veriştirmek. Öte beriye vurmak. Lafa laf koymak. Çarpık bacaklı.

Disagreeing : Uymamak. Çelişmek. Bozuşmak. Karşıt görüşte olmak. Dokunmak. Uyuşmamak. Anlaşamamak. Sürtüşmek. Aynı fikirde olmamak.

Bound : Kısıtlamak. Zıplaya zıplaya gitmek. Sıçramak. Sektirmek. Kalgımak. Sekip geri gelmek. Bağlı. Sınırlamak. Kuşatmak. Sınırlarını çizmek.

Bandy words : Ağız kavgası etmek. Söylenmek.

Argue : -e alamet olmak. Kandırmak. İddia etmek. Çekişmek. Karşı gelmek. Belli etmek. Savunmak. Tartışmak. İleri sürmek. İspatı olmak.

Bandy : Verip veriştirmek. Çarpık bacaklı. Lafa laf koymak. Sağa sola atmak. Tartışmak. Ağız dalaşı yapmak. Eğri.

Bickers : Tartışmak. Münakaşa etmek. Pırıldamak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Didişmek. Şırıldamak. Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Çekişmek. Titreşmek.

 

Come to blows : Saç saça baş başa gelmek. Elleşmek. Çatışma patlak vermek. Yumruk yumruğa gelmek. Çatışma patlamak. Kavga başlamak.

Bandied synonyms : unerect, bicker, disagree, brabble, bandying, bickered, slug, disagreed, brabbled, bent, exchange blows, treated, altercate.

Bandied zıt anlamlı kelimeler, Bandied kelime anlamı

Erect : Dikmek. Diken diken. Dikmek (heykel veya direk vb'ni). Yükseltmek. Dik. Yapmak. Dimdik. Ereksiyon halinde. Kalkık. Tesis etmek.

Untreated : İyileştirilmemiş. Tedavi edilmemiş. Bakımı yapılmamış. Arıtılmamış. Ham. Tedavi edilmeyen. İşlenmemiş. Müdahale edilmemiş.