Banditti türkçesi Banditti nedir

Banditti ingilizcede ne demek, Banditti nerede nasıl kullanılır?

A banditti : Soyguncu çetesi.

One armed bandit : Kollu kumar makinesi. Kumar makinası. Slot makinası. Para ile çalışan kollu satış makinası. Otomatik satış makinası.

Bandit : Haydut. Eşkiya. Izbandut. Yol kesen. Eşkıya. Silahlı soyguncu. Şaki.

Banditries : Eşkiyalık. Eşkıyalık. Haydutluk. Soygunculuk.

Banditry : Eşkiyalık. Haydutluk. Soygunculuk. Eşkıyalık.

Bandicoots : Büyük sıçan (hindistan ve sri lanka'da bulunur). Keseli porsukgiller. Büyü fare. Memeliler (mammalia) sınıfının, keseli memeliler (marsupialia) takımının, çok ön dişliler (polyprotodontia) alt takımından, ön ayakları kazıcı, sürüler halinde yaşayan, bir familya. Bandikut faresi.

Bandies : Eğri. Çarpık bacaklı. Tartışmak. Sağa sola atmak (tenis). Öte beriye vurmak. Atışmak. Yumruklaşmak. Verip veriştirmek. Sağa sola atmak. Ağız dalaşı yapmak.

Bandicoot : Büyük sıçan (hindistan ve sri lanka'da bulunur). Büyü fare. Bandikut faresi.

Banding : Kuşaklama (cam). Köprüleme. Sarma. Diş köprüsü uygulama. (dişçilik) dişlere diş köprüsü uygulama işlemi. Bant lekesi. Kuşaklanma (çelik). Süslü kenar şeridi. Bant geçirme.

Common bandicoot : Bandikut. Keseli memeliler (marsupialia) takımının, keseli porsukgiller (peramelidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, eti yenen, tazmanya ve avustralya'da toprak altında yaşayan bir tür.

 

İngilizce Banditti Türkçe anlamı, Banditti eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Banditti ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plundering : Talan etmek. Yağma. Yağmalamak. Soyma. Yağmalama. Soygunculuk. Yağmacılık. Çalmak. Soymak.

Armed robber : Silah taşıyan hırsız.

Pillaging : Soygunculuk. Ganimet olarak almak. Talan etme. Yağma. Talan. Soyma. Yağmalama. Talan etmek. Yağmalamak.

Badmen : Eşkıya. Hırsız. Kötü adam. Harami.

Heisters : Soyguncu. Hırsız. Silahlı soygun yapan kimse (argo terim).

Heister : Soyguncu. Hırsız. Silahlı soygun yapan kimse (argo terim).

Bravoing : Bravo!. Eşkıya. Cani. Suikastçı. Aferin!. Kiralık katil. Aferin.

Bandit : Izbandut. Şaki. Yol kesen. Eşkiya. Eşkıya.

Pillage : Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın. böyle baskınlarda ele geçen şeyler. Talan. Talan etmek. Talan etme. Yağmacılık. Yağma. Ganimet olarak almak. Çapul. Soymak.

Filibuster : Haydutluk etmek. Korsan. Parlamentoyu engellemek. İşi uzatmak. Ağırdan almak. Parlamento tıkanıklığı.

Banditti synonyms : filibustered, gunsels, badman, bravo, gunslinger, thief, gunmen, stealer, desperados, gunman, desperado, bravos, filibustering, bushranger, brigand, gunsel, bandits, gunslingers, brigands.