Pillage türkçesi Pillage nedir
- Yağma etmek.
- Ganimet olarak almak.
- Talan etme.
- Yağma.
- Talan etmek.
- Talan.
- Yağmacılık.
- Tarih alanında kullanılır.
- Soymak.
- Yağmalamak.
- Çapul.
- Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın. böyle baskınlarda ele geçen şeyler.
Pillage ile ilgili cümleler
English: The Huns pillaged the village and burned it to the ground.
Turkish: Hunlar köyü yağmaladılar ve onu yakıp kül ettiler.
Pillage ingilizcede ne demek, Pillage nerede nasıl kullanılır?
Pillaged : Yağmalanmış. Yağmaya uğramış. Talan etmek. Harabeye çevrilmiş. Yağmalamak. Ganimet olarak almak.
Pillager : Soyguncu. Çapulcu. Minnesota eyaletinde şehir. Yağmacı.
Pillagers : Minnesota eyaletinde şehir. Çapulcu. Yağmacı. Soyguncu.
Pillages : Talan etmek. Ganimet olarak almak. Talan etme. Yağma. Yağmalamak. Yağma etmek. Soymak. Talan.
Pupillage : Küçüklük. Vesayet altında bulunma. Öğrencilik. Öğrencilik dönemi. Küçük olma durumu.
Pillar box : Posta kutusu. Ayaklı posta kutusu.
Pillaring : Sütunlarla desteklemek. Kolonlama.
Pillar : Yapısal blok. En önemli kişi. Önemli destekçi. Payanda. Önemli üye. Ayak. Önemli yandaş. Direk. Topuk.
A pillar of society : Nüfuzlu kimse. Topluma dayanak olan kimse. Bir yerin eşrafından olan biri.
Pillar extraction : Topuk alma.
İngilizce Pillage Türkçe anlamı, Pillage eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pillage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Burgles : Hırsızlık amacıyla eve girmek. Soymak (ev vb). Ev soymak. Soymak (ev). Hırsızlık yaparak çalmak.
Plunder : Çupulculuk. Ganimet. Yağmalanan mal. Yağına etmek. Çalmak.
Freebooting : Çalmak. Soygun yapmak. Haydut gibi davranmak.
Foraged : Didiklemek. Araştırmak. Yem. Karıştırarak aramak. Eşelemek. Aramak. Baskın yapmak. Toplamak. Yiyecek aramak.
Ransack : Altüst etmek. Altını üstüne getirerek aramak. Aktarmak. Yoklamak. Aramak. Altını üstüne getirmek. İyice araştırmak.
Ravaging : Kırıp geçirmek. Harap etmek. Yıkmak. Tahrip etme.
Areopagite : Areopagit. Antik yunan yasa organı areopagus'un üyesi kimse. Eski yunanistan'da ölünceye dek yerinde kalmak üzere, en saygın kimseler arasından seçilmiş yüksek yargıç, areopag üyesi. Eski atina'da aeropagus meclisi üyesi.
Burgled : Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev).
Predation : Hayvanlar arasında görülen ve avcının avı tamamen öldürmesiyle sonlanan ilişki. Yeme. Yırtıcılık. Bir canlının diğer bir canlı üzerinden onu parçalayarak beslenmesi. Predasyon.
Aggression : Çatışma. Nedensiz kavga. Tecavüz. İhlal. Saldırma. Saldırganlık. Taarruz. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Saldırı.
Pillage synonyms : spoilation, spoliation, plundering, rape, robbery, bared, despoliation, bare, loots, barricade, harry, raid, razzia, despoiled, banditry, burgle, foray, decorticate, pirate, forage, marauded, despoiling, almanac, burglarise, autocracy, burglarize, freeboot, archives, pirated, foraying, archer, burglarizes, devastation.
Pillage ingilizce tanımı, definition of Pillage
Pillage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To plunder. To spoil. To ravage. To take spoil. As, to pillage the camp of an enemy. The act of pillaging. To lay waste. To plunder. To strip of money or goods by open violence. Robbery.

Bu kısımda Pillage kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pillage ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pillage anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pillage ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.