Pillaring türkçesi Pillaring nedir

  • Kolonlama.
  • Sütunlarla desteklemek.

Pillaring ingilizcede ne demek, Pillaring nerede nasıl kullanılır?

Capillaries : Kılcal damarlar. Kılcal damar.

Capillarimeter : Kılcallık ölçüm aygıtı. Kapilarimetre. Kılcallıkölçer.

Capillaris : Kıla benzer, kılcal, kıl gibi. Kapillaris.

Capillarity : Kapilarite. Kapiler hareket. Toprağın derinliklerinde bulunan, suyun topraktaki çok ince boşluklar yoluyla yukarıya taşınması. Akışkanların yüzey gerilimleri yüzünden kılcal borularda yükselmesi. Arayüzey gerilimi nedeniyle sıvıların dar borularda gösterdiği davranışlar. Kılcal çekme. Biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Sıvıların kılcallara nüfuz etme özelliği. Kılcallık.

Ductus papillaris : Duktus papillaris. Meme başı kanalı. Sinus lactifer pars papillaris ile ostium papillare arsında, memeden sütün dışarı çıkmasında görev yapan kanal, duktus papillaris.

Papillaris : Papillaris. Meme başımsı, meme başıyla ilgili olan.

Foramina papillaria : Papillae renales'ten idrarı pelvis renalis'e akıtan delikler. Foramina papillarya.

Sinusoidal capillaries : Sinüzoidal kılcal damarlar. Bazal zarı tümüyle bitişmemiş olan ve endotel hücreleri arasındaki mesafe bulunan kılcal damarların genel adı, sinüzoitler, sinüzoidal kılcal damarlar, açık kılcallar. karaciğer, dalak ve kemik iliğinde görülür. Sinüzoit kapillerleri.

 

Electrocapillarity : Elektrokılcallık. Elektrokapilarite.

Vagina pericapillaris macrophagiosa : Dalakta arteryola penisilarisin son kısımlarında arteryol lümeninin daralmasını sağlayan mekik biçimindeki şişkinlik. bu şişkinliği iki-üç sıralı fagositoz yetenekli makrofaj hücresi sarar. Kabuklu arteryol.

İngilizce Pillaring Türkçe anlamı, Pillaring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pillaring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ravaging : Harap etmek. Yıkmak. Tahrip etme. Kırıp geçirmek.

Spoliation : Soygun. Çapul. Yağma etme. Kanıtları yok etme. Talan. Gasp. Yağma. Delil karartma.

Aggression : İhlal. Nedensiz kavga. Hücum. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Saldırganlık. Saldırı. Tecavüz. Taarruz. Saldırma.

Despoliation : Soygunculuk. Yağma. Yağmacılık. Soygun.

Despoilation : Yağmacılık. Yağma. Soygun.

Robbery : Hırsızlık. Gasp. Sarkıntı. Adam soyma. Şakilik. Soygun. Karmanyola. Soygunculuk.

Pillar : Önemli yandaş. Destek. Sütun. Topuk. Dikme. Kagir ayak. En önemli kişi. Ayak. Önemli destekçi.

Looting : Çapulculuk. Yağma. Yağmacılık. Yağmalama. Çapul. Çupulculuk.

Hostility : Adavet. Kin. Ç.savaş. Düşmanlık. Karşıtlık. Husumet. Aleyh. Muhalefet. Hasımlık.

Pillared : Direkli. Ayak. Önemli destekçi. Kagir ayak. Yapısal blok. Sütun. Önemli üye. Direk. Sütunlu.

Pillaring synonyms : spoilation, pillage, spoil, rape, depredation, banditry, devastation, rapine, predation, despoilment, sack, plundering.