Aggression türkçesi Aggression nedir
- Saldırganlık.
- Çatışma.
- Saldırı.
- Nedensiz kavga.
- Hücum.
- Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon.
- Tecavüz.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Saldırma.
- Taarruz.
- İhlal.
Aggression ile ilgili cümleler
English: Is aggression natural, or is it learned?
Turkish: Saldırganlık doğal mı, yoksa öğrenilir mi?
English: The boy's aggression is making problems.
Turkish: Çocuğun saldırganlığı problemler yaratıyordu.
English: Fear causes aggression in dogs.
Turkish: Korku köpeklerde saldırganlığa neden olur.
English: The boxer needs to check his aggression.
Turkish: Boksör saldırganlığını kontrol etmeli.
English: We have to defend our country from the foreign aggression.
Turkish: Ükemizi yabancı saldırısından korumak zorundayız.
Aggression ingilizcede ne demek, Aggression nerede nasıl kullanılır?
Non aggression pact : Saldırmazlık paktı. Taraflardan hiçbirinin diğerine saldırmayacağını belirten anlaşma.
Displacement of aggression : Saldırganlık eğiliminin ona yol açan kişi, toplumsal küme ya da varlık yerine bir başka kişi, küme ya da varlığa yönelmesi olayı. Saldırı sapması.
Non aggression : Saldırmazlık. Saldırgan olmama.
War of aggression : Saldırı savaşı. Saldın savaşı. Taarruz harbi.
Aggressions : Hücum. Saldırı. Saldırganlık. Saldırma. Tecavüz. İhlal. Taarruz.
Aggressin : Agresin.
Aggressivity : Agresivite. Saldırganlık.
Aggressively : Saldırganca. İddialı bir şekilde. Düşmanca bir şekilde. Cesurca. Zorla.
Aggressive marketing : Çok güçlü veya enerjik olan ürün promosyonu yapma tarzı. Agresif pazarlama.
Aggressive water : Eritici su. Saldırgan su. Zararlı su.
İngilizce Aggression Türkçe anlamı, Aggression eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Aggression ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Lunged : At terbiye etmek. Üzerine saldırı. Üzerine saldırmak. Üzerine hücum etmek. Hamle yapmak. Atılım. Saldırmak. Hamle. Saldırış.
Irruption : Zorla girme. İstila. Baskın. İçeriye üşüşme. İçeriye baskın. Akın. Püskürme.
Interference : Kurcalama. Karışma. İnterferans. Vericilerin ürettiği dalgaların dışında, elektrik yüklerinin hızlı yer değiştirmesinden doğan ve bu dalgaların ilettiği yayını bozan radyoelektrik yayın. Bir hücreyi enfekte eden bir virüsün, bu hücrenin diğer bir virüs tarafından enfekte edilmesini engellemesi, engelleme. krosing-overler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosing over olması bir diğerinin oluşumunu engeller veya artırır. çoğu organizmalarda krosing-overler arasındaki ara azaldıkça interferans artar. Bir ışınım titreşimlerinin genliğinin, aynı dalga dizisinin bölümlerinin üst üste gelmesiyle yer yer zayıflaması ya da büyümesi. Burnunu sokma. Müdahale. Krosingoverler arasındaki etkileşim. homolog kromozomlar arasında bir krosingover olması, bir diğerinin oluşumunu engeller (pozitif interferans) veya artırır (negatif interferans). çoğu organizmalarda krosingoverler arasındaki ara azaldıkça interferons artar. hücrede bir tip virüsün varlığının diğer virüsün çoğalmasını önlemesi.
Act of assault : Saldırı eylemi.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.
Derogation : Bozulma. Gerileme. Ayrıklık. Küçültme. Küçülme. Dokunma. Zillet. Azaltma.
Breach : Bozma (anlaşmayı). Çiğneme. Dalgaların sahile vurup kırılması. Bozmak. Kırmak. Bozulma. Güvenliği kırmak. Karşı gelmek. Yarık. Gedik.
Confrontations : Yüzleştirme. Karşılaşma. Meydan okuma. Karşılıklı meydan okuma. Muvacehe. Karşılama. Yüz yüze gelme. Yüzleşme.
Confrontation : Yüzleşme. Meydan okuma. Karşılıklı meydan okuma. Karşılaşma. Yüzleştirme. Karşı karşıya gelme. Karşılama. Yüz yüze gelme. Muvacehe.
Aggression synonyms : on slaught, plundering, encroachments, a site, impingements, contravention, pillage, obnoxiousness, excesses, onslaughts, coincidences, incursion, infringe, infringed, battle, vileness, grappling, unfriendliness, abramis zone, broadside, rencontre, invasion, disagreement, fulsomeness, invasions, abambulacral area, excess, swoop, contraventions, an outrage upon decency, breaking in, battles, acacia.
Aggression zıt anlamlı kelimeler, Aggression kelime anlamı
Friendliness : Dostluk. Sokulganlık. Samimiyet. Yalpaklık. Sıcakkanlılık. Cana yakınlık. Arkadaşlık. Kullanım kolaylığı. Güler yüz.
Aggression ingilizce tanımı, definition of Aggression
Aggression kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unprovoked attack. Assault. The first act of injury, or first act leading to a war or a controversy. The first attack, or act of hostility. As, a war of aggression. "Aggressions of power.".

Bu kısımda Aggression kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Aggression ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Aggression anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Aggression ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.