Sütun nedir, Sütun ne demek
Sütun; bir mimarlık terimidir. kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genel olarak bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon.
- Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey.
- Alt alta sıralanmış şeyler dizisi.
- Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon

- Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.
"Sütun" ile ilgili cümle örnekleri
- "Rakam sütunu."
- "Terasın mermer sütunlarından birine dayanmış, sessiz sedasız bana baktığını görüyorum." - R. N. Güntekin
- "Böyle misaller sayıp dökmek gerekse satırlar değil, sütunlar dolar." - R. E. Ünaydın
- "Alev sütunu. Su sütunu."
Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:
[Bakınız: dikeç]
Gök bilimleri ve Uzay alanındaki anlamı:
Irakgörürlerin üzerine bindiği dikine yerleştirilmiş sütun.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Ayak olarak taşıyıcı görevi olan yuvarlak gövdeli taş direk. a. bk. ayak.
İngilizce'de Sütun ne demek? Sütun ingilizcesi nedir?:
pier, column
Sütun hakkında bilgiler
[Bakınız: kolon]
Sütun kısaca anlamı, tanımı:
Kolon : Kalın bağırsağın gödenden önceki bölümü. Katlardaki döşemeleri birbirlerine bağlayan düşey boru. Sütun.
Sütun gibi : Düzgün biçimli (bacak).
Sütununu açmak : Yer vermek, yayımlamak.
Sütuncuk : Gövdesi klasik sütunlardan ince ve uzun olan küçük sütun.
Madde : Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne.
Zaman : Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Dönem, devir. Çağ, mevsim. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Belirlenmiş olan an.
Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha.
Çıkıntılı : Çıkıntısı olan.
Bölüm : Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.
Genel : Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
Dayalı : Dayanmış olan. İlgili, dair, müstenit, mebni. Dayanarak, dayanmış bir biçimde.
Alt : Bir şeyin yere yakın bölümü. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir nesnenin tabanı. Sınıflamalarda ikinci derecede olan.
Sütun altlığı : (Mimarlık) Bir sütunun üzerine oturduğu kare prizma ya da silindir biçimli taban. a. bk. sütun bileziği, ayak.
Sütun başlığı : [Bakınız: dikeç başlığı] Sütunların üzerine gelen ve kirişi taşıyan süslü bölüm.
Sütun bileziği : (Mimarlık) Bir sütunun gövdesi üzerine, sütunu çepeçevre dolanacak biçimde takılan hafif çıkıntılı madenden çember, kuşak.
Sütun düzeni : (Mimarlık) Eski Yunan ve Roma tapınaklarında sütunların biçim, boy, aralık ve sayılarını belirleyen düzen. a. bk. Dor düzeni, Korint düzeni, İyon düzeni, karmabaşlık düzeni, oran birimi.
Sütun grafiği : [Bakınız: dikeç grafiği] (matematik)
Sütun matrisi :
Sütun rankı : Bir matrisin sütun uzayının boyutu, kolon rankı.
Sütun tabanı : (Mimarlık) Bir sütun dizisini taşıyan oturmalık.
Sütun uzayı :
Sütun vektörü : Bir matrisin her hangi bir sütunu, kolon vektörü. Sütun matrisi için başka bir ad.
Sütun ile ilgili Cümleler
- Romanesk tarzı yarımküre şeklindeki tonozlar, sütunlar, kemerli pencereler,geniş düz yüzeyler,kalın,savunmaya uygun duvarlar ve masif bloklu şekillerle karakterize edilir.
- Koro sütunların etrafında dikilir. Bu kemerler ve tonozlara dayanılarak yapılır. Bu uygulama ayakta olarak adlandırılır.
- Başını bir sütuna çarptı.
- Rakamları bu sütuna ekleyin.
Diğer dillerde Sütun anlamı nedir?
İngilizce'de Sütun ne demek? : adj. columnar
n. column, pillar, post, pylon, scape, shaft, stilt
n. milk
Fransızca'da Sütun : colonne [la], pilier [le], rubrique [la]
Almanca'da Sütun : n. Kolonne, Kolumne, Säule, Spalte
Rusça'da Sütun : n. колонна (F), колонка (F), столб (M), столбец (M), графа (F)

Bu kısımda Sütun nedir? Sütun ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sütun tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sütun hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.