Plunder türkçesi Plunder nedir
- Çapul.
- Yağına etmek.
- Çupulculuk.
- Yağmalanan mal.
- Mal.
- Ganimet.
- Yağma etmek.
- Talan etmek.
- Çalınmış eşya.
- Çalmak.
- Yağmalamak.
- Yağmacılık.
- Soymak.
- Yağma.
Plunder ile ilgili cümleler
English: Thieves plundered the museum.
Turkish: Hırsızlar müzeyi soydular.
Plunder ingilizcede ne demek, Plunder nerede nasıl kullanılır?
Plunderable : Yağmalanabilir.
Plunderage : Yağmacılık. Yağmalama. Soygunculuk.
Plundered : Yağmaya uğramış. Yağmalamak. Çalmak. Alan talan olmuş. Yağmalanmış. Soymak. Talan etmek.
Plunderer : Çapulcu. Soyguncu. Yağmacı.
Plunderers : Çapulcu. Soyguncu. Yağmacı.
Plunged : Büyük oynamak (kumar). Düşmek. Saplamak. Daldırmak. Atılmak. Batmak. Batırmak. Darmadağın edilmek. Dalmak. Altüst edilmek.
Plunge into : Dalmak. Batırmak. Daldırmak. Gömülmek. Hemen (bir şeyi anlatmaya) başlamak. Saplamak. Sokmak. -e daldırmak. -e dalmak. İçine dalıvermek.
Plunger : Pompa pistonu. Plançer. Dalıcı. Dalma piston. Tulumba pistonu. Büyük oyuncu. Dalma pistonu. Tokaççık. Hareketli göbek. Lavabo pompası.
Plunger pump : Dalgıç pompa. Plançer pompa. Pistonlu pompa. Dalma pistonlu pompa. Dalma itenekli basaç.
Plungers : Kumarbaz. Büyük oyuncu. Kilit pimi. Dalma pistonu. Spekülatör. Tulumba pistonu. Dalgıç.
İngilizce Plunder Türkçe anlamı, Plunder eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Plunder ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Spoils : Kalıntı. Kaparoz. Artık. Çer çöp. Döküntü. Memuriyet (pol.). Avanta. Çalıntı mallar.
Despoilment : Soygun. Soygunculuk.
Harry : Rahat vermemek. Rahatsız etmek. Erkek ismi (henry ya da harold'dan türeyen). Eziyet vermek. Sinirini bozmak. Yakıp yıkmak. Bozmak. Eziyet etmek.
Forages : Eşelemek. Araştırmak. Yiyecek aramak. Baskın yapmak. Didiklemek.
Swag : Çalıntı mal. Çiçekli asma dekor. Çalıntı (oto teyp vb). Borç karşılığı cezaevi mutfak görevlileri tarafından hazırlanan sandviç. Kaparoz. Promosyon olarak verilen ürünler. Promosyon ürünleri. Para.
Despoliation : Soygunculuk. Soygun.
Burglarized : Soyulmuş (ev vb). Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev).
Burgled : Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev).
Burgles : Ev soymak. Hırsızlık yaparak çalmak. Soymak (ev vb). Soymak (ev). Hırsızlık amacıyla eve girmek.
Haul : Bir ağdan çıkan balık miktarı. Vurgun. Taşımak. Çekmek. Çekiş. Ağ ile balık tutmak. Yön değiştirmek. Sürüklemek. Çekme.
Plunder synonyms : stolen property, harries, spoil, marauds, plunders, despoil, godsends, freeboots, pillaging, bared, looting, chose, pirate, pirates, forage, pillages, cut, pillage, despoiled, foraged, gift from heaven, maraud, burglarize, chimed, foraying, assets, spoliation, forayed, despoliations, dirty money, burglarizes, barked, freeboot.
Plunder ingilizce tanımı, definition of Plunder
Plunder kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To pillage. To take the goods of by force, or without right. To rob. To spoil. To sack. As, to plunder travelers. Robbery. [Bakınız: Syn.] of Pillage. The act of plundering or pillaging. To strip.

Bu kısımda Plunder kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Plunder ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Plunder anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Plunder ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.