Spoils türkçesi Spoils nedir

Spoils ile ilgili cümleler

English: To the victor go the spoils.
Turkish: Kazanan, parsayı toplar.

English: My father spoils me.
Turkish: Babam beni şımartır.

English: The figure on the left spoils the unity of the painting.
Turkish: Soldaki figür resmin bütünlüğünü bozuyor.

English: A spoilsport is a person who ruins other people's fun.
Turkish: Bir oyunbozan diğer insanların eğlencesini bozan bir kişidir.

English: Food spoils quickly in hot weather.
Turkish: Yiyecekler sıcak havada hızlıca bozulur.

Spoils ingilizcede ne demek, Spoils nerede nasıl kullanılır?

Spoils system : Rüşvet çarkı. Rüşvet verme. Getiri sistemi.

Spoilsman : Koltuk avcısı.

Spoilsmen : Koltuk avcısı.

Spoilsport : Bozguncu. Keyif kaçıran. Oyunbozan kimse. Oyunbozan. Mızıkçı. Tatsız kimse. Oyunbozanlık. Sıkıntı veren. Başkalarının keyfini kaçıran. Eğlence bozan kimse.

Spoilsports : Eğlence bozan kimse. Tatsız kimse. Keyif kaçıran. Başkalarının keyfini kaçıran. Sıkıntı veren. Mızıkçı. Oyunbozanlık. Oyunbozan.

Spoil things : İçine etmek. Pişmiş aşa su katmak.

Spoil : Avanta. Yağma. Memuriyet (seçim kazanılınca). Mahvetmek. Ganimet. Bozmak. Yağma malı. Çalınmış mal. Çürümek. Haklamak.

 

Spoiled : El bebek gül bebek. Kusurlu. Bozulmuş. Defolu. Bozuk (yiyecek veya içecek). Acımış. Berbat olmuş. Gül bebek. Şımartılmış. Şımarık.

Spoil bank : Cüruf yığını.

Spoilage : Hurda kağıt. Hasar. Bozulma. Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon. Bozuk ürün. Bozulma (gıda). Bozulmuş şey.

İngilizce Spoils Türkçe anlamı, Spoils eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spoils ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spoil : Mahvetmek. Çalınmış mal. Heba etmek. Yağma malı. Bozmak. Memuriyet (seçim kazanılınca). Berbat etmek. Batırmak. Çürümek. Çalıntı mal.

Leavings : Çöpler. Artanlar. Kalanlar. Artıklar. Çöp. Bırakıntı.

Topsoil : Toprağın üst tabakası. Üsttoprak. Humus. Nebati toprak. Üst toprak tabakası. Tarım toprağı. Yüzey toprağı. Bitkisel toprak. Üst toprak.

Anymore : Daha fazla. Bundan sonra.

Loots : Talan etmek. Talan. Yağma. Çapul. Çapullamak. Yağmalamak. Yağma etmek. Yağmalama.

Podzol : Podzol. Podzol topraklar.

 

Swag : Promosyon olarak verilen ürünler. Çiçekli asma dekor. Yağma. Promosyon ürünleri. Borç karşılığı cezaevi mutfak görevlileri tarafından hazırlanan sandviç. Çalıntı mal. Para. Çalıntı (oto teyp vb).

Freebies : Bedava. Bedava ek. Ücretsiz olan bir şey (ayrıca freebee). Beleş. Ücretsiz.

Carcase : Vücut. Enkaz (gemi vb). Kesilmiş hayvanın kanı akıtılıp yüzüldükten, deri, kuyruk ve bütün iç organları böbrek ve yağlar hariç çıkarıldıktan sonra geriye kalan bütün gövde, karkas. Kadavra. Enkaz. Bina iskeleti. İskelet. Ceset. Ölü. Gövde et.

Ground : Hareket izni vermemek. Hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır. İyileşmek. Zemin. Temel neden. Yere indirmek. Kurmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. Dayanmak. Toprak.

Spoils synonyms : alluvial soil, podzol soil, indurated clay, indian red, prairie soil, regosol, podsol soil, gumbo soil, sedimentary clay, wiesenboden, fuller's earth, podsolic soil, desertic soil, gilgai soil, palimsest, godsend, oddment, freebee, tundra soil, carcass, effluent, gumbo, humus, pickings, down at the heel, swags, clay, fag end, relic, dregs, till, remainder, grease.

Spoils zıt anlamlı kelimeler, Spoils kelime anlamı

Cleanness : Kirsiz olma durumu. Saflık. Masumiyet. Arılık. Temizlik. Paklanma durumu.

Good natured : Yardımsever. Babacan. Yumuşak. İyi huylu. Hoşgörülü.