Spoil türkçesi Spoil nedir

  • Çürümek.
  • Çalınmış mal.
  • Yağma.
  • Avanta.
  • Haklamak.
  • Mahvetmek.
  • Memuriyet (seçim kazanılınca).
  • Batırmak.
  • Ganimet.
  • Yağma malı.
  • Bozulmak.
  • Berbat etmek.
  • Heba etmek.
  • Kazanç.
  • İçine etmek.
  • Bozmak.
  • Şımartmak.
  • Çalıntı mal.

Spoil ile ilgili cümleler

English: Does milk spoil quickly?
Turkish: Süt çabuk bozulur mu?

English: Don't spoil your appetite.
Turkish: İştahını kaçırma.

English: Don't spoil the children.
Turkish: Çocuklara yüz verip şımartma.

English: Don't spoil your child.
Turkish: Çocuğunu şımartma.

English: I don't want to spoil everything.
Turkish: Her şeyi berbat etmek istemiyorum.

Spoil ingilizcede ne demek, Spoil nerede nasıl kullanılır?

Spoil bank : Cüruf yığını.

Spoil things : İçine etmek. Pişmiş aşa su katmak.

Spare the rod spoil the child : Kızını dövmeyen dizini döver.

Too many cooks spoil the broth : Horozu çok olan köyde sabah erken olur. Horozun çok olduğu yerde sabah erken olur. Horozu çok olan köyün sabahı geç olur. Horozu çok olan köyde sabah geç olur. Nerede çokluk orda bokluk. Bir gemiyi iki kaptan batırır. Orada bokluk. Çok sayıda insanın müdahil olması yemeği berbat eder. Nerede çokluk orada bokluk. Çok sayıda ahçı et suyuna çorbanın tadını kaçırır.

Spoilable : Bozulabilir.

Spoiled child : Şımarık çocuk. Aşırı pohpohlanmış çocuk. Şımartılmış çocuk.

 

Spoilage : Hasar. Bozulma (gıda). Bozuk ürün. Bozulmuş şey. Bozulma. Hurda kağıt. Gıda maddelerinin gerek üretim hatası ve gerekse depolama koşullarının uygun olmaması nedeniyle fiziksel, kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal özelliklerinin tüketime engel olacak biçimde değişmesi, degradasyon.

Spoils : Ganimet. Çalıntı mallar. Kalıntı. Memuriyet (pol.). Avanta. Döküntü. Çer çöp. Artık. Kaparoz.

Spoiling : Bozma. Bozucu. Bozulma (besin). Çürük.

Spoilers : Hava deflektörü. Uçak fren kanadı. Hız kesici kanat.

İngilizce Spoil Türkçe anlamı, Spoil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Spoil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bitch up : Her şeyi mahvetmek. Rezil etmek. Bok etmek. Alt üst etmek. Boketmek. Tırsmak. Bir çuval inciri berbat etmek.

Corrode : Yıpranmak. Paslatmak. Çürütmek (pas veya kimyasal madde). Çürütmek. Aşındırmak. Paslanmak. Yıpratmak. Paslandırmak. Kemirmek.

Perked : Yan gelir. Kendine gelmek. Dikmek. Neşelendirmek. Neşelenmek. Ek ödeme. Başını dikmek. Tip. Kaldırmak.

Bankrupts : Çökertmek. Borcunu ödeyememiş. Yoksun kimse. Müflis. İflas etmiş. İflas ettirmek. İflas. İflas etmiş kimse.

Abolishes : Kaldırmak. İlga etmek. Lağvetmek. İptal etmek. Hükümsüz kılmak. Durdurmak. Yürürlükten kaldırmak. Ortadan kaldırmak. Feshetmek.

Trophy : Yadigar. Kupa. Av. Andaç. Ödül. Bergüzar. Zafer hatırası. Hatıra. Yarışmacıya verilen ödül.

Freebee : Bedava. Ücretsiz. Ücretsiz olan bir şey (ayrıca freebie). Beleş.

Cankering : Çürütmek. Yozlaştıran etmen. Pamukçuğa yakalanmak. Buğdaypası. Mahvolmak. Pamukçuk oluşturmak. Bozucu etken. Aft.

 

Break down : Çökmek. Ruhen yıkılmak. Duygularını kontrol edememek. Parçalamak. Kendinden geçmek. Yıkmak. Baskıya dayanamamak. Yıkılmak.

Addles : Çürük. Kokmak (yum.). Kokmak. Şaşırtmak. Kokuşturmak. Bozulmak (yum.). Çürütmek.

Spoil synonyms : bollix up, bollocks up, busts, vanquish, foul up, bodge, bitched, advantageousness, abashing, perk, bust, bollixing, load, mishandle, decried, pickings, busted, be disconcerted, avails, conveniences, barbarizing, cosset, fluff, forayed, squander away, addlings, haul, babied, loot, depredations, gift from heaven, decay, cosher.

Spoil zıt anlamlı kelimeler, Spoil kelime anlamı

Succeed : Varisi olmak. Başarı yakalamak. -den sonra gelmek. Muvaffak olmak. Sonra gelmek. İzlemek. Takip etmek. Başarılı olmak. Başarmak. Amaca ulaşmak.

Spoil ingilizce tanımı, definition of Spoil

Spoil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rob. Booty. Especially, the plunder taken from an enemy. To pillage. That which is taken from another by violence. As, to spoil one of his goods or possession. To strip by violence. To practice plunder or robbery. To plunder. Pillage. With of before the name of the thing taken.