Succeed türkçesi Succeed nedir

  • Varisi olmak.
  • Muvaffak olmak.
  • Takip etmek.
  • Başarı yakalamak.
  • Başarmak.
  • İzlemek.
  • Sonra gelmek.
  • Başarılı olmak.
  • -den sonra gelmek.
  • Başarıya ulaşmak.
  • Yerine geçmek.
  • Amaca ulaşmak.

Succeed ile ilgili cümleler

English: Ali is likely to succeed this time.
Turkish: Ali bu defa muhtemelen başaracak.

English: Ali believes he can succeed where others have failed.
Turkish: Ali başkalarının yapamadığı yerde kendisinin başarabileceğine inanıyor.

English: Ali is very likely to succeed this time.
Turkish: Ali bu sefer büyük olasılıkla başaracak.

English: A man of industry will succeed in life.
Turkish: Bir sanayi adamı hayatta başarılı olacaktır.

English: "Top-down economics never works," said Obama. "The country does not succeed when just those at the very top are doing well. We succeed when the middle class gets bigger, when it feels greater security."
Turkish: Obama yukarıdan aşağıya ekonominin asla işe yaramadığını söyledi. Ülke sadece çok üstte olanlar iyi yaptıkları zaman ülke başarılı olmaz.Biz orta tabaka daha da büyüdüğü zaman, daha fazla güvenlik hissettiğinde başarılı oluruz.

Succeed ingilizcede ne demek, Succeed nerede nasıl kullanılır?

Succeed in : Muvaffak olmak. Becermek. Kıvırmak. Başarmak. Başarmak (bir şeyi yapmayı). (birşeyi yapmayı) başarmak.

 

Succeed in an action : Davayı kazanmak.

Succeed to the crown : Tahta çıkmak.

Did not succeed : Umulanı gerçekleştirmedi. Başarmadı. Başarısız oldu.

Everything you need to succeed : Başarmak için ihtiyacın olan herşey (yetenek, yardım, vb.).

Success : Başarım. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Sükse. Sonuç. Başarma. Başarılmış iş. Başarılı kimse. Başarı. Muvaffakiyet. Başarılı olan kimse.

Success rate : Başarı oranı. Başarı puanı. Başarı grafiği.

Succedaneum : Yedek. Vekil. Bedel. Suksedane.

Success story : Başarı hikayesi. Başarı öyküsü.

Success ratio : Başarı oranı.

İngilizce Succeed Türkçe anlamı, Succeed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Succeed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ensues : (sonuç olarak) ortaya çıkmak. Ardından gelmek. Meydana gelmek. Sonucu olmak. Sonradan gelmek. Sonuç olarak ortaya çıkmak. Netice olarak husule gelmek. Birbirini takip etmek.

Get ahead : İlerlemek. Öne geçmek. Tasarruf etmek. Gelişme göstermek. Maddi olarak daha iyi bir duruma gelmek. İlerleyerek diğerlerinin önüne geçmek. İlerleme kaydetmek. Maddi açıdan daha iyi bir duruma girmek.

Win : Galip gelmek (dava). Ulaşmayı başarmak. Fethetmek. Ulaşmak. Elde etmek. Galibiyet. Kazanma. Başarı. Galip gelmek. Yengi.

Achieved : Meydana getirmek. Elde etmek. Erişilen. Kazanmak. Erişmek. Gerçekleştirmek. Ulaşmak.

Be posterior to : Geride kalmak.

Followed : Sonucu olmak. Dinlemek. Uymak. Takip edilen. Sürdürmek. Dolayı olmak.

Follow up : Peşini bırakmamak. İzle. Kovalamak. Araştırmak. İzinde olmak. İzleme. Faydalanmak. Başka bir şey yaparak bir şeyi tamamlamak. Sürdürmek.

 

Bring home the bacon : Eve ekmek götürmek. Evin geçimini sağlamak. Evini geçindirmek. İstediğini elde etmek. Ekmek parası kazanmak. Eve ekmek getirmek. Bir şeyde başarılı olmak. Başarı kazanmak. Ev geçindirmek.

Get in : Ürünü toplamak. Arabaya binmek. Gelmek. (arabaya) binmek. İçeri girmek. Seçilmek. Gitmek. İçeriye girmek. Varmak. Girmek.

Essay : Kalkışmak. Yapmaya kalkışma. Rapor. Tecrübe etmek. Numune. Denemek. Tecrübe. Tahrir. Girişim. Deneme.

Succeed synonyms : negociate, supervene upon, prevailed, be on the up and up, get there, follow, chases, make the grade, hit the jackpot, chase up, work, enter, go places, go far, chase, click, succeed in, supersede, clear, subbed, attain success, succeeds, chased, replaced, deliver the goods, supplant, subbings, attempt, ensue, followeth, luck out, eyeing, bear sail.

Succeed zıt anlamlı kelimeler, Succeed kelime anlamı

Fail : Çakmak. Suya düşmek. Batmak. Kuvveti kesilmek. Becerememek. Yapmamak. Bitmek. Başarısız olmak. Zayıf not.

Precede : Önünde gitmek. Önde olmak. Önce gelmek. -den önde yer almak. Önünde olmak. -den üstün olmak. Önce olmak. Önce davranmak. Üstün olmak. -den önce gelmek.

Succeed ingilizce tanımı, definition of Succeed

Succeed kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often with to. Hence, to come next in the possession of anything. To follow in order. To come next after. Autumn succeeds summer. To come next in the usual, natural, or prescribed course of things. To follow. To come in the place of another person, thing, or event. Hence, to take the place of. As, the king`s eldest son succeeds his father on the throne.