Kovalamak nedir, Kovalamak ne demek

  • Kovmak
  • Yarışta, kaçmakta olan koşucu veya koşucuları yakalamaya çalışmak.
  • Bir şeyin arkasına düşüp elde etmeye veya bir sonuca bağlamaya çalışmak, izlemek, takip etmek.
  • Kaçanın arkasından koşmak, yakalamaya çalışmak.

"Kovalamak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kendilerini kovalayanlardan kurtulmalarına rağmen tehlike henüz geçmiş değildi." - İ. O. Anar
  • "Olayların ardı arası kesilmez. Hepsi birbirini kovalar." - N. F. Kısakürek

Yerel Türkçe anlamı:

Kovmak, def etmek

Söz getirip götürmek.

Bilimsel terim anlamı:

Yarışta, kaçmakta olan koşucu ya da koşucuları yakalamaya çalışmak.

Osmanlıca Kovalamak ne demek? Kovalamak Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

avlamak

Kovalamak tanımı, anlamı:

Kovalama : Kovalamak işi.

Ardından atlı kovalamak : Arkasından atlı kovalamak.

Arkasından atlı kovalamak : Bir işi gereksiz bir telaş içinde yapmak.

Kovmak : Sert veya küçük düşürücü sözlerle gitmesini söylemek, savmak, defetmek. Varlığına son vermek, ortadan kaldırmak. İşine son vermek, görevinden atmak, uzaklaştırmak. Gözetmek. Bir yerden sürüp çıkarmak, kovalamak.

Koşmak : Bir yere ivedilikle gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Birini, bir işte görevlendirmek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.

 

Yakalama : Yakalamak işi. Sanığın yargıç kararı olmaksızın hürriyetinin kısıtlanmasını doğuran koruma önlemi.

Çalışmak : İşi veya görevi olmak, bulunmak. Bir şeyi oluşturmak veya ortaya çıkarmak için emek harcamak. Makine veya aletler işe yarar durumda olmak veya işlemekte bulunmak. Bir şeyi yapmak için gereken çarelere başvurmak, o şeyi gerçekleştirmek için kendini zorlamak, çaba harcamak. Bir şeyi öğrenmek veya yapmak için emek vermek. Herhangi bir iş üzerinde olmak.

Bağlama : Üç çift telli olan ve mızrapla çalınan bir saz. Yapılarda duvarları birbirine bağlayan kiriş, putrel vb. Bağlamak işi. Ulama.

İzlemek : Gözlemek, incelemek. Herhangi bir olayla ilgilenmek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Belirli bir yönde gitmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek.

Takip : Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme. İzinden gitme, uyma, izleme. Ardınca gitme veya gelme. Kovuşturma. Geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için yapılmış olan hareket.

Kovalamak ile ilgili Cümleler

  • Kovalamak istiyor musun?
  • Köpeğim sincapları kovalamaktan hoşlanıyor.

Diğer dillerde Kovalamak anlamı nedir?

İngilizce'de Kovalamak ne demek? : v. chase, run after, pursue, give chase, drive, follow up, hunt, run out, tag, tag after, tag along

 

Fransızca'da Kovalamak : poursuivre, pourchasser, chasser, courir, donner la chasse, voler

Almanca'da Kovalamak : v. abtreiben, anhetzen, hetzen, wegjagen, wegtreiben

Rusça'da Kovalamak : v. гнаться, преследовать, следовать, гонять, гнать, последовать, погнать