Takip nedir, Takip ne demek

Takip; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Takip" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çocuk, babasının kendisini takibinden memnun olmadı."
  • "Atatürk'ün düşüncelerini takip, gençliğin başlıca amacıdır."
  • "Savcılık, basın suçlarının takibinden sorumludur."
  • "Hazım Aslan'ı, bir polis hafiyesi gibi günlerce takipten sonra bulmaya muvaffak oldum." - H. E. Adıvar

İngilizce'de Takip ne demek? Takip ingilizcesi nedir?:

tracing

Takip anlamı, kısaca tanımı:

Takip etmek : Belli bir yöne gitmek. izinden gitmek, uymak. bir şeyi izlemek. uymak. dikkatle dinlemek, anlamak. yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitmek, izlemek. hemen arkasından gelmek. kovuşturmak. geri çekilmekte olan düşmanı yok etmek için arkasından gitmek.

Takibe vermek : Banka, alacağını hukuki yoldan tahsil edilebilmek için işi avukata havale etmek.

Yakın takip : Birini her bakımdan incelemek için izleme.

Takipçi : Takip eden, izleyen kimse.

Takipçilik : Takipçinin işi.

Takipsiz : Takip edilmeden. Üzerinde durulmayan, takip edilmeyen.

Takipsizlik : Takipsiz olma durumu.

 

Takipsizlik kararı : Herhangi bir suçtan ötürü sanık durumunda olan bir kimse için kovuşturmadan vazgeçme kararı.

Yetişmek : Yardım etmek, yardımına koşmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek. Üremek, büyümek, olmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Vakit bulmak, yapabilmek. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Ortaya çıkmak. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek.

Yakalamak : Bir kimsenin gitmesini engellemek, durdurmak. Avlamak, tuzakla ele geçirmek. Aynı düzeye gelmek. Arayarak veya rastlantı sonucu bulup bağlantı kurmak. Tutturmak. Birdenbire etkisi altına almak. Kaçan kimseyi ele geçirmek, derdest etmek. Bir kimseyi hoşa gitmeyecek bir durumda bulmak, bir kimsenin suçu ortaya çıkmak. Bir kimseyi veya bir şeyi elle tutmak. Söz, bakış veya işareti fark etmek.

Bulmak : Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Sağlamak, temin etmek. Bir şeyi elde etmek. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Hatırlamak. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. Seçmek. Cezaya uğramak. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Gelme : Gelmiş olan. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Gelmek işi.

 

Kovuşturma : Kovuşturmak işi, takibat, takip.

İzin : Bir kimseye çalıştığı yerce verilen tatil. Bir şey yapmak için verilen veya alınan özgürlük, müsaade, ruhsat, icazet, mezuniyet.

Ardınca : Hemen arkasından, hemen ardından, arkası sıra, ardı sıra, peşinden, peşi sıra, takiben.

Gitme : Gitmek işi.

Veya : Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz.

Uyma : Uymak işi, intibak, riayet, tebaiyet, tevafuk.

Takip ışığı : Sahne üzerindeki eşyayı ya da hareket eden bir kişiyi hareket durumunda izleyen ışık.

Takipteki krediler : Bankaların vadesi dolmuş ancak henüz geri ödenmemiş kredileri.

Takip ile ilgili Cümleler

  • Paket için bir takip numarası var mı?
  • Takip ediliyoruz.
  • Ben Tom'u takip edeceğim.
  • Takip edilmediğimden emin oldum.
  • Ali bir ata bindi ve Mary'yi takip etti.
  • Takip edilmediğinden emin ol.
  • Takip edilmediğime eminim.
  • Takip edilmediğimizden emin ol.
  • Beni takip et ve korkma.
  • Takip ediliyorsunuz.
  • Polis ve FBI birkaç ipucunu takip etti.
  • Ben takip ediyorsun. Neden?
  • Senin takip numaran 111222333'tür.
  • Takip ediliyorum.

Diğer dillerde Takip anlamı nedir?

İngilizce'de Takip ne demek? : n. pursuit, tracing, chase, chasing, follow up, hunting, prosecution, pursuance

Fransızca'da Takip : poursuite [la]

Almanca'da Takip : n. Nachstellung

Rusça'da Takip : n. следование (N), преследование (N), погоня (F), наблюдение (N)